Konuşalım!

Konuşalım!

Buraya kadar okumak deliliğini gösterenler! Canlarım, çiçeklerim, yaklaşın hele diyeceklerim var!

 

Ben bu yazıları yazmazdan evvel, daha düşüneyazarken gelen ilk sorulardan birisi şuydu “Kendi isminle mi yazacaksın?” Bu sorunun altında yatan şeyi gaz yağı döküp yakmak istiyordum aslında ama bundan bahsedip kimseyi korkutmak istemedim. Belki gaz yağı döküp yakamadım ama bir kibrit çaktım işte yağmasam da gürledim, yakmasam da bir kibrit kokusu geldi burnumuza diye umuyorum. Daha çok kibrit çakılsın diye hayal ediyorum, yangın kokusu istiyor deli gönül…

 

İnfertilite yani halk arasında denildiği üzere kısırlık, çocuk sahibi olamamak gibi bir sonucu olan fizyolojik bir durum. Tedavisi mümkün, mümkün değilse de öldürmeyen bir hastalık. Çocuk sahibi olamayanları deşmek, hor görmek, suçlu aramak, eksik ilan etmek, damgalamak toplumsal bir hastalık ve bence iyileşmesinin tek yolu gerçeği olduğu haliyle dile dökme cesareti göstermek.

 

Tedavi olmaya karar verdiğimizde akademik makaleler ve umutsuz kadınların toplu motivasyon merkezine dönüştürdüğü ama daha çok ağlama duvarı olarak kullandıkları kadın sitelerinden başka bir şeye ulaşamayınca ve bu kadar yaygın olan bir hastalığın çevremde hiç görülmemiş olması sebebiyle şoka uğramıştım. Sanki herkes çatır çatır hamile kalıyordu da piyango bana ve bu kadın sitelerindeki profil resmi sevimli bebeklerle bezeli olan kadınlara çıkmıştı. Erkekler zaten ortada yoktu, mesele erkeklerle ilgili değildi. Onların fizyolojik sorunlarıyla ilgili bile olsa dillendirmek doğru değildi. Kadın kadına konuşacak, anonim olarak yalan yanlış bilgiler yayacak, hiç olmayacak saçma sapan otları kaynatıp içine oturacak, gerekirse hacı hocanın verdiği muskaları koynumuzda taşıyacaktık. Erkeklere de çok yüklenmeyecektik, adamlar zaten dertliydi, gelinler adamlara bi’ çay döksündü.

 

Bugün metropolde yaşayan beyaz yakalı bir çiftin tedavi gördüğünü anlatması yarın bir köyde çocuğu olmuyor diye, doğum yapan kardeşinin bebesini kucaklamasına izin verilmeyen kadının derdine derman olacak. Doğuramayacağım korkusuyla duyduğu her şeyi tek tek deneyip rahmini hasta eden kadınlara yol gösterecek. Sadece bir kişiye “Size ne yahu” deme cesareti verse konuştuklarınız dünya yerinden oynar bence…

 

O sebepten, konuşalım. Konuşa konuşa bu toplumsal prangayı gevşetmek mümkün olacak. Suçumuzu gizler gibi, eksiğimizi örter gibi değil, bir yola düşmüşüz de yolu hep birlikte idrak etmek herkesi şifalandıracakmış gibi konuşalım.

 

Önceki yazılar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 10221

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 10723

  • Hangi vitamin hangi besinlerde bulunur?
    Hangi vitamin hangi besinlerde bulunur?

    Süresi : 01:41 İzlenme : 4592

  • Kol sarkmalarına karşı egzersiz
    Kol sarkmalarına karşı egzersiz

    Süresi : 02:09 İzlenme : 3128

  • Sezaryen mi normal doğum mu?
    Sezaryen mi normal doğum mu?

    Süresi : 01:53 İzlenme : 14383

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön