HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
O gebelik testi yapılacak!
Giriş: 20 Ocak 2020, Pazartesi 15:00
Güncelleme: 20 Ocak 2020, Pazartesi 15:00

O gece aynı rüyaya devam edebilmek umuduyla yatağa giriyorum. Serhat yanımda yatıyor. Elini karnıma koymuş, ağrımın hafiflemesi için beni sıcak tutmaya çalışıyor. Fakat ben hayatımın en acılı regl öncesi ağrısını çektiğime eminim. Dayanamıyorum. Biraz uyuduktan sonra müthiş bir sancıyla uyanıyorum ve hastaneye gitmeyi teklif ediyorum çünkü bu ağrıyı tanıyorum ve biraz daha müdahale etmezsem acıdan bayılacağım. En azından hastanede bir iğne vururlar, bir serum takarlar.

Hazırlanmak için yataktan çıkıp tuvalete gidiyorum ve çamaşırımda koca bir kan pıhtısı görüyorum. Merhabalaşıyoruz. Yani ben ona “Merhaba” diyorum. Birkaç dakika gözlerimi dikip yıkılan hayallerimi gözden geçiriyorum. Evet, günlerdir beklediğim şey oldu. Regl olacağım diye diye oldum. Kendimi suçlamaya başlıyorum. Tuvaletten çıkıp Serhat’a regl olduğumu söylüyorum. Sarılıyoruz.

Hastaneye falan gitmek istemiyorum, çilem neyse evde çekeceğim. Farkında olmadan kendimi mi cezalandırıyorum, yoksa hala tuhaf bir şekilde ümitli miyim? İçerde ne oluyor bilmiyorum. Zira pek kendimde değil gibiyim. Ertesi sabah Çanakkale’ye dönmeye karar veriyoruz. Yatıp uyuyacağız ve yarın evimize döneceğiz. Yeni bikinilerimle Kabatepe’ye gidip olan biteni ilk önce unutup sonra değerlendireceğiz. Sabah uyandığımızda Serhat doktorumuzu aramamız ve bildirmemiz gerektiğini söylüyor. O kanın devamı gelmediği için bunu reddetmiyorum. Emre Bey’i arıyorum ve doktorum çok net bir şekilde, dönmeden kesinlikle merkeze uğramamız gerektiğini ve kan testi yaptırmadan dönemeyeceğimizi söylüyor.

Hem bu prosedürlere gıcık oluyorum hem de ümidimi canlı tuttukları için söz dinliyorum. Tüm eşyalarımızı toplayıp arabaya koyduktan sonra merkeze doğru yola çıkıyoruz. Çünkü ben İstanbul’da bir dakika daha kalmak istemiyorum. Testi yaptırıp koşarak Çanakkale’ye döneceğiz. Kimseye laf anlatacak dermanım kalmamış durumda, en iyisi koşarak eve gidip kendimi liseli ergenler gibi odaya kilitlemek.

Merkeze vardığımızda gebelik testi için kan veriyorum. Sonuç çıkana kadar birkaç saatimizi daha buralarda geçirmemiz gerekiyor. Koca bir beton yığınına dönüştükten sonra artık pek de sevmediğim Taksim’in sokaklarına düşüyoruz. Kendimize minik mutluluklar yaşatmak peşinde İnci’de profiterol yemeye karar veriyoruz. İnci Pastanesi’nin yeni yerinin yanında arkadaşımızın barı var. Kendimizi barın bahçesinde oturup içki menüsüne bakarken buluyoruz.

Ben içmiyorum. İçimdeki “ya hamileysem?” sorusu henüz geçerliliğini yitirmemiş ama Serhat gerginlikten öleyazıyor ve en yüksek alkollüsünden bir kokteyl için kendini az da olsa rahatlatmak peşinde. Benim kahvem, onun kokteyli geldikten hemen sonra telefonum çalıyor.

Eyvah, tüp bebek merkezinden arıyorlar!

Önceki yazılar

News Image
YAZARLAR

Rüyamda Rüya’yı doğuruyorum!

News Image
YAZARLAR

İçimdeki sesler korosu

News Image
YAZARLAR

Ohss mi, o da ne?

News Image
YAZARLAR

Kafa kaçıran ağrılar

News Image
YAZARLAR

Gelin hanım oturamıyor

News Image
YAZARLAR

Tüm klişelere düşüyoruz!

News Image
YAZARLAR

Kavun karpuz yata yata!

News Image
YAZARLAR

Embriyomuz bizi bekliyor

News Image
YAZARLAR

Ya sabır!

News Image
YAZARLAR

Sevişmeden çocuk olmuyor!

News Image
YAZARLAR

Biraz ayıp olmuyor mu?

News Image
YAZARLAR

Gezip tozacaktım, ne oldu şimdi?

News Image
YAZARLAR

Yumurta büyütme operasyonu başlasın!

News Image
YAZARLAR

Laboratuvar ortamında aşk bebesi

News Image
YAZARLAR

Adaletine tükürdüğümün tıbbı!

News Image
YAZARLAR

Merhaba tüp bebek merkezi

News Image
YAZARLAR

İlle doğurmak mı lazım yahu?

News Image
YAZARLAR

Bu çocuğu bir başımıza yapamayacağız!

News Image
YAZARLAR

Bakalım tüpler yerli yerinde mi?

News Image
YAZARLAR

Evdeki spermler, çarşıya uymuyor!

News Image
YAZARLAR

Deniyoruz ama olmuyor!

News Image
YAZARLAR

Ha deyince olmuyor mu?

News Image
YAZARLAR

Elalem nasıl yapıyor?

News Image
YAZARLAR

Eee, yok mu çocuk falan?

Paylaş:
brush-purple Yorumlar