HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Gelin hanım oturamıyor
Giriş: 23 Aralık 2019, Pazartesi 11:13
Güncelleme: 23 Aralık 2019, Pazartesi 11:13

Transferden sonraki üçüncü gün, sabah biraz ağrılı vaziyette uyanıyorum. Mutfaktan güzel yemek kokuları geliyor. Hayırdır bu saatte demeye kalmadan, kayınvalideciğimin telefon konuşmasına kulak misafiri oluyorum. Canım benim, akşama evde yemek veriyor. Ben odamın kapısını açamıyorum. Günde iki fitil, üç ilaç ile yataktan çıkamıyorum. Üstelik gaz sancısından kendimi kesmek üzereyim. Karnıma giren kramplardan bir hal olmuşum, yemek verecekmiş. Henüz konsepti çözememiş halimle yeterince sinirliyim. Odadan yüzüme en samimiyetsiz gülümsememi yapıştırıp çıkıyorum ki şimdiye kadar duyduğum en çılgın şeyi suratıma suratıma duyuyorum; “Ay benim de torunum oluyor, herkesi çağırıp bir yemek vermek benim de hakkım!”

Ay yok, kadınlar kulübünün bedbaht gelinleri beni paklamaz, ben Müge Anlı’ya çıkıp ben öldürmedim demek istiyorum! Müge apla, valla yukarda Allah var, ben kaynanamın öldürüldüğü gece arkadaşlarnan kahvedeydim demek istiyorum.

“Yok” diyorum, “Senin torunun olmuyor. Yani oluyorsa da henüz biz bunu bilmiyoruz. Bir ihtimal. Güzel bir ihtimal ama net değil. Üstelik ben böyle bir şey duyduğumda üzerimde baskı hissediyorum. Biraz sakin mi olsak acaba? ” Olamayız. Çünkü; ay böyle gelin olmaz olsun, ne hevesi varsa kursağında bırakıyor, haydi bakalım, getirin sultanımızın dilaltı hapını!

Ben o gece o sofrada oturamıyorum. Ama gerçekten oturamamak. Sanki vajinamın içinde bir balon var, şişiyor, sönüyor. Gaz sancısı çekiyorum. Ama o gazı çıkaramıyorum. Karnımın üstünde bir şişlik var, karnım ağrıyor. Sinir bozucu bir şişkinlik. Popomun üstüne oturamıyorum, yerini tam tayin edemediğim bir bıçak var ve içimi dürtüyor.

Bu rahatsızlığımın adı “Gelin yaptı yapacağını hastalığı”. Çünkü ben deliyim.

Ertesi sabah burada rahat edemeyeceğimi anlayıp Pendik’e babamın evine geçiyoruz. Ben aslında embriyo tutsun derdini çoktan geçtim. O iş olduysa oldu, olmadıysa olmadı ama bende gezecek derman yok. Bu şişkinlik beni deli ediyor. Üstelik sanki her gün daha kötü oluyor.

Serhat doktorumun herhangi bir sıkıntıda lütfen arayın dediğini hatırlatıyor, "Yok" diyorum, "Ne gerek var. Gaz sancısı çekiyorum. İlaçlardan oldu. Zaten ilaçların ilk günleri de çok zor olmuştu. Bana yaramıyor bu işler. Gaz yaptı işte. Doktor sanki bana ne yapacak. İlaç mı verecek, verse de içmem ki ya hamileysem?"

Ah o dik burnum, ah o inatçılığım, ah bu nereden geldiği belli olmayan cehaletim?!

Önceki yazılar

News Image
YAZARLAR

Tüm klişelere düşüyoruz!

News Image
YAZARLAR

Kavun karpuz yata yata!

News Image
YAZARLAR

Embriyomuz bizi bekliyor

News Image
YAZARLAR

Ya sabır!

News Image
YAZARLAR

Sevişmeden çocuk olmuyor!

News Image
YAZARLAR

Biraz ayıp olmuyor mu?

News Image
YAZARLAR

Gezip tozacaktım, ne oldu şimdi?

News Image
YAZARLAR

Yumurta büyütme operasyonu başlasın!

News Image
YAZARLAR

Laboratuvar ortamında aşk bebesi

News Image
YAZARLAR

Adaletine tükürdüğümün tıbbı!

News Image
YAZARLAR

Merhaba tüp bebek merkezi

News Image
YAZARLAR

İlle doğurmak mı lazım yahu?

News Image
YAZARLAR

Bu çocuğu bir başımıza yapamayacağız!

News Image
YAZARLAR

Bakalım tüpler yerli yerinde mi?

News Image
YAZARLAR

Evdeki spermler, çarşıya uymuyor!

News Image
YAZARLAR

Deniyoruz ama olmuyor!

News Image
YAZARLAR

Ha deyince olmuyor mu?

News Image
YAZARLAR

Elalem nasıl yapıyor?

News Image
YAZARLAR

Eee, yok mu çocuk falan?

Paylaş:
brush-purple Yorumlar