HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Kafa kaçıran ağrılar
Giriş: 07 Ocak 2020, Salı 13:00
Güncelleme: 09 Ocak 2020, Perşembe 10:59

Ben artık sadece oturamıyor değilim, beş aylık hamileyim yani öyle gibiyim. Kocaman bir göbeğim var ve yarın doğuma girecekmişim gibi yürüyorum. Neden bilmiyorum ama doktoru aramıyorum, korkuyorum, gerek duymuyorum, cahilim, cesaretsizim, ne yaptığımın bilincinde değilim, ya da hepsi birden. Böyle yaşayıp gidiyorum işte, gün sayıyorum. 12 gün tüp bebek merkezine gidip kan vereceğim. Hamile olup olmadığımı öğreneceğim. Tüp bebek merkeziyle tek ilişkim bu olabilir, kanda gebelik testi yaptırmak. Ve buna 5 gün var!

Saçlarımı kestirmek için gittiğim berber koltuğunda otururken bacaklarımın arasında tayin edemediğim bir noktadan ara ara bıçaklanıyormuşum gibi bir his yaşayınca –bakınız hala doktora gitmiyorum- oturmamaya karar veriyorum. Evde yatar pozisyonda takılıyorum. Biraz dolanırsam çok ağrım oluyor, o zaman neden dolanayım?

İçimde bir ses, bana sürekli kötü şeyler fısıldıyor. Bu bebek tutmadı, bu yola bir daha gireceksin, hep böyle canın yanacak, yeniden yeniden aynı yollara düşeceksin diyor. Daha kötü şeyler de söylüyor, duymamaya çalışıyorum. Ama duyuyorum. Söylediği her şeyi duyuyorum ve söylediği her şeyden çok korkuyorum. Dış sesimse bir acayip, çok rahatmış, umurunda değilmiş gibi bir tavır takınıyor. Sorana “hayırlısı, olursa olur olmazsa kısmet” diyiveriyor. Ben ikisine de inanıyorum. Öyle bir aradayım, hangi duygum daha samimi, gerçekten ne hissediyorum çözemiyorum.

Üzerimde müthiş bir öfke var. Herkese, her şeye kızgın gibiyim. Çok basit şeyleri kafama takıp kendime dert ediniyorum. Sanki her dakika daha huysuz birine dönüşüyorum. Derken, Serhat’ım salona girip, hadi gidip sana bikini alalım İstanbul’dayken diyor, dönüşte Kabatepe’ye gider ıslatırmışız bikinimi.

Ağlamaya başlıyorum. Bağıra böğüre ağlıyorum. Ağzımdan dökülen şeylere ben bile inanmıyorum. Kocamı suçluyorum. Beni anlamamakla, tatil düşünmekle, hamile olduğuma inanmamakla, beni sevmemekle, beni umursamamakla. Daha neler neler... Titreye titreye ağlıyorum ve artık karnımın ağrısından duramadığımı, dayanamdığımı da itiraf ediyorum.

Bikini almaya değil, tüp bebek merkezine gidiyoruz çünkü Serhat bana hiçbir şey sormadan bana minik bir çanta yapıp, doktorumuzu arayıp yolda olduğumuzu söylüyor. Bana sorsa ben gitmeyeceğim ama halimden de anlaşılacağı üzere, ağrı aklımı almış, beni hafif delimsirek yapmış bile.

Yol boyu ağlıyorum, çünkü az sonra bebeğin tutmadığını, vücuduma bi’ şeyler olduğunu, acayip acayip acayip tedavilere ihtiyacım olduğunu öğreneceğime eminim.

Önceki yazılar

News Image
YAZARLAR

Gelin hanım oturamıyor

News Image
YAZARLAR

Tüm klişelere düşüyoruz!

News Image
YAZARLAR

Kavun karpuz yata yata!

News Image
YAZARLAR

Embriyomuz bizi bekliyor

News Image
YAZARLAR

Ya sabır!

News Image
YAZARLAR

Sevişmeden çocuk olmuyor!

News Image
YAZARLAR

Biraz ayıp olmuyor mu?

News Image
YAZARLAR

Gezip tozacaktım, ne oldu şimdi?

News Image
YAZARLAR

Yumurta büyütme operasyonu başlasın!

News Image
YAZARLAR

Laboratuvar ortamında aşk bebesi

News Image
YAZARLAR

Adaletine tükürdüğümün tıbbı!

News Image
YAZARLAR

Merhaba tüp bebek merkezi

News Image
YAZARLAR

İlle doğurmak mı lazım yahu?

News Image
YAZARLAR

Bu çocuğu bir başımıza yapamayacağız!

News Image
YAZARLAR

Bakalım tüpler yerli yerinde mi?

News Image
YAZARLAR

Evdeki spermler, çarşıya uymuyor!

News Image
YAZARLAR

Deniyoruz ama olmuyor!

News Image
YAZARLAR

Ha deyince olmuyor mu?

News Image
YAZARLAR

Elalem nasıl yapıyor?

News Image
YAZARLAR

Eee, yok mu çocuk falan?

Paylaş:
brush-purple Yorumlar