HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Okulun kapısından içeri giren sadece çocuklar değil, vicdanlarımızdır
Giriş: 17 Haziran 2026, Çarşamba 09:24
Güncelleme: 17 Haziran 2026, Çarşamba 09:24
Ersin Ata

Herkese merhaba,

Yılın ortasına geldik ve haziran ayının ilk köşe yazısını zaman zaman dile getirdiğim bir konuyu ısrarla tekrar ele alacağım. Çünkü otizmli bireylerin okullarda gördüğü fiziksel ve psikolojik şiddet beni çok üzüyor. Bir okulun gerçek başarısı yalnızca sınav sonuçlarıyla ölçülmez. O okulun koridorlarında farklılıkların ne kadar kabul gördüğü, çocukların birbirine ne kadar saygı duyduğu ve en kırılgan öğrencilerin kendini ne kadar güvende hissettiği de en az akademik başarı kadar önemlidir.

Bugün birçok otizmli çocuk, eğitim hakkını kullanmak için okula büyük umutlarla başlıyor. Ancak ne yazık ki bazıları sınıf arkadaşlarının alaycı bakışlarıyla, dışlayıcı davranışlarıyla ve zaman zaman fiziksel ya da psikolojik zorbalıkla karşı karşıya kalıyor. Bir çocuğun farklı iletişim kurması, yüksek sesten rahatsız olması ya da rutinlerine bağlı kalması onun eksik olduğu anlamına gelmez. Bu özellikler yalnızca dünyayı farklı algıladığını gösterir.

Asıl soru şudur: Biz yetişkinler çocuklarımıza farklılıklarla birlikte yaşamayı ne kadar öğretebildik? Empatiyi, paylaşmayı ve saygıyı anlatamadığımız sürece okul bahçelerinde yaşanan zorbalık sadece otizmli çocukları değil, tüm toplumun geleceğini yaralamaya devam edecektir.

Otizm bir hastalık değil, bir farklılıktır. Bu farklılığı anlayan öğretmenler, bilinçli veliler ve duyarlı öğrenciler sayesinde okul ortamı herkes için güvenli bir yaşam alanına dönüşebilir. Bir çocuğun yalnız bırakılması, oyunlara alınmaması ya da sürekli alay konusu edilmesi onun eğitim hayatında derin izler bırakabilir. Oysa küçük bir arkadaşlık eli, samimi bir gülümseme ve kabul gören bir sınıf ortamı, o çocuğun hayata bakışını tamamen değiştirebilir.

Toplum olarak engelleri yalnızca kaldırımlarda aramamalıyız. En büyük engel bazen önyargılarımız, bilgisizliğimiz ve sessiz kalışımızdır. Zorbalığa tanık olup susmak da onun bir parçası olmaktır. Çocuklarımıza farklı olanı dışlamayı değil, anlamayı öğretmek zorundayız.

Çünkü yarının güçlü toplumu; rekabet eden değil, birbirini anlayan çocukların omuzlarında yükselecektir. Otizmli çocukların okullarda korkmadan, utanmadan ve dışlanmadan eğitim alabildiği gün, sadece onlar değil hepimiz kazanmış olacağız.

Herkese engelsiz bir ay diliyorum...

Paylaş:
brush-purple Yorumlar