HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Yeni nesil yaşlılık planı: Arkadaşlarla yaşamak
Giriş: 12 Mayıs 2026, Salı 14:58
Güncelleme: 12 Mayıs 2026, Salı 15:12

Uzun yıllar boyunca yaşlılık denince akla iki seçenek geldi: Ya yalnız yaşamak ya da bir bakım merkezine taşınmak. Ancak son yıllarda özellikle kadınlar arasında farklı bir yaşam modeli giderek daha fazla konuşuluyor: Arkadaşlarla birlikte yaş almak.

Bu model, yalnızca aynı evi paylaşmayı değil; dayanışmayı, duygusal desteği ve günlük yaşamı birlikte sürdürmeyi kapsıyor. Üstelik uzmanlara göre bu yaklaşım, yaşlılıkta yalnızlık hissini azaltma potansiyeli taşıyor.

Topluluk temelli yaşlanma modeli: "Altın Kızlar"

80'li yılların ünlü "Altın Kızlar" (Golden Girls) dizisini andıran ama gerçek hayata uyarlanmış bu sistemde insanlar; kendilerine ait özel alanların bulunduğu, aynı zamanda ortak yaşam alanlarının paylaşıldığı evlerde birlikte yaşamayı tercih ediyor. Amaç bir “bakım tesisi” yaratmak değil, seçilmiş bir sosyal çevreyle hayatı paylaşmak.

Bu yaklaşımın farklı örnekleri dünyada şimdiden görülmeye başladı. Özellikle ABD’de “cohousing” olarak bilinen ortak yaşam toplulukları yaygınlaşıyor. Bu yapılarda insanlar özel evlerinde yaşamaya devam ederken; mutfak, bahçe, etkinlik alanı gibi bazı bölümleri ortak kullanıyor. Böylece hem bağımsızlık korunuyor hem de sosyal izolasyon azalabiliyor.

Konuyla ilgili dikkat çeken örneklerden biri de Modern Elder Academy. Kurum, yaş almayı yalnızca fiziksel değil sosyal ve duygusal bir dönüşüm süreci olarak ele alan programlar yürütüyor. Son yıllarda burada ortak yaşam ve topluluk temelli yaş alma modelleri de daha görünür hale geldi.

Araştırmalar da insanların bu fikre sıcak baktığını gösteriyor. ABD merkezli Senior Housing News tarafından aktarılan bir ankette, katılımcıların büyük bölümü ileride başkalarıyla birlikte yaşamayı değerlendirebileceğini söyledi. Katılımcıların yarısından fazlası ise bunu yalnız yaşamaya tercih etti. Uzmanlara göre bunun önemli nedenlerinden biri, yaşlılıkta yalnızlığın ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmesi. Dünya Sağlık Örgütü, sosyal izolasyon ve yalnızlığın hem fiziksel hem ruhsal sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Sosyal bağların güçlenmesi ise yaşam kalitesini artırabiliyor.

Özellikle kadınlar açısından bu modelin daha fazla ilgi görmesinin de nedenleri var. Kadınlar ortalama olarak daha uzun yaşıyor ve ileri yaşlarda yalnız yaşama olasılıkları daha yüksek olabiliyor. Bu nedenle arkadaşlık ilişkilerine dayalı ortak yaşam modelleri, yalnızca ekonomik değil duygusal açıdan da destekleyici bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

Elbette bu yaşam biçimi herkes için uygun olmayabilir. Ortak yaşam; sınırlar, sorumluluk paylaşımı ve uzun vadeli uyum gibi konularda ciddi planlama gerektiriyor. Ancak bireyselliğin çok öne çıktığı bir dönemde, “birlikte yaş almak” fikri giderek daha fazla insanın ilgisini çekiyor.

İlginizi çekebilir: İnsanın en zeki olduğu yaşlar 55-60

Bakımevi değil paylaşımlı yaşam merkezi

Komşuluk ve dayanışma temelli yaşam topluluklarının bir örneği, İngiltere'deki Older Women’s Co-Housing. 50 yaş üstü kadınların birlikte kurduğu bu yaşam alanı, Londra’da yer alıyor. Yıllarca planlandıktan sonra hayata geçirilen bu projede her kadının kendi dairesi var ama ortak mutfak, bahçe ve sosyal alanlar birlikte kullanılıyor. Röportajlarda kadınlar özellikle “yalnız yaşlanmak istememek” duygusundan bahsediyor. Kuruculardan Shirley Meredeen’in şu sözü çok sık alıntılanıyor:

“Hayatımızın kontrolünü elimizde tutmak istedik.”

Aynı toplulukta yaşayan Angela Ratcliffe ise birlikte yaşamanın en önemli yanını “birilerinin sizi görmesi” olarak anlatıyor. Kadınlar; biri hastalandığında destek olabildiklerini, ama aynı zamanda herkesin kendi özel alanına sahip olduğunu söylüyor.

Bir başka örnek, ABD’deki Swan's Market Cohousing topluluğu. Burada yaşayan Joani Blank, röportajında kuşaklar arası yaşamın kendisini daha bağlı hissettirdiğini anlatıyor. Çocuklu ailelerle aynı toplulukta yaşamanın yalnızlık hissini azalttığını, komşuların birbirine gündelik konularda destek olduğunu söylüyor.

“Daha iyi bir yol olmalı diye düşündük.”

Birleşik Krallık’taki başka bir projede ise Anne Thorne isimli bir kadın, arkadaş grubuyla birlikte cohousing kurma fikrinin yaşlanan ebeveynlerine bakarken ortaya çıktığını anlatıyor.

Bu örneklerde ortak nokta şu: İnsanlar bakım evine gitmek yerine, bağımsız yaşamlarını sürdürürken sosyal bağlarını koruyabilecekleri bir düzen kurmaya çalışıyor. Özellikle kadınlar arasında “Golden Girls tarzı yaşlanma” fikri artık sadece bir şaka değil; ciddi biçimde planlanan bir yaşam modeli haline geliyor.

Kaynaklar:

https://www.modernelderacademy.com

https://www.who.int/teams/social-determinants-of-health/social-connection

https://www.seniorhousingnews.com

https://www.cohousing.org

https://www.aarp.org/home-family/your-home/info-2021/older-adults-roommates.html

https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2023/aug/24/we-have-brothers-sons-lovers-but-they-cant-live-here-the-happy-home-shared-by-26-women

https://www.insidehousing.co.uk/insight/co-housing-for-older-women-52674

https://accessh.org/interviews/cohousing-community-living-for-all-ages-an-interview-with-joani-blank/

https://www.theguardian.com/society/2015/feb/16/co-housing-people-things-common-live-together-older-people

https://www.womanandhome.com/life/co-housing-over-50s-what-its-like/

News Image
GÜNCEL

Yaşlanmaktan korkmak normal mi?

Paylaş:
brush-purple Yorumlar