HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
DEHB'liler duyusal hassasiyete daha yatkın
Giriş: 19 Haziran 2026, Cuma 19:57
Güncelleme: 19 Haziran 2026, Cuma 19:57

Bir mağazadaki parlak ışıklar, arka planda çalışan klimanın uğultusu, kıyafetlerin etiketleri veya kalabalık bir ortam... Çoğumuz için günlük hayatın sıradan birer parçası olan bu uyaranlar, DEHB'li bir birey için dayanılmaz bir strese dönüşebilir. Bugüne kadar DEHB teşhisi ve tedavisi genellikle dikkat dağınıklığı, dürtüsellik ve hareketlilik üzerine yoğunlaşıyordu ve mevcut klinik rehberler duyusal sorunları değerlendirmeyi özel olarak önermiyordu.

Ancak Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry dergisinde 2025 yılında yayımlanan, 30 farklı çalışmanın ve 5.374 katılımcının incelendiği devasa bir meta-analiz, hem DEHB'li çocukların hem de DEHB'li yetişkinlerin "duyusal işlemleme" konusunda neurotipik (gelişimi tipik olan) kişilere kıyasla çok daha fazla zorluk yaşadığını kanıtladı. DEHB'li ve otizmli kadınlar adet döngülerinde daha fazla belirti yaşıyor.

DEHB'liler 9 kat daha fazla risk altındalar

Araştırmaya göre DEHB'si olan kişiler, çevrelerindeki duyusal uyarılara karşı aşırı duyarlı (hipersensitif) veya tam tersine duyarsız (hiposensitif) olma konusunda kontrol grubuna kıyasla yaklaşık 9 kat daha fazla risk taşıyor. Uzmanlar bu duyusal farklılıkları dört temel grupta topluyor:

Duyusal Hassasiyet: Düşük yoğunluklu uyaranlardan bile rahatsız olma hali. Örneğin; hafif bir ses veya dokunuş bile kişiye çok yoğun gelebilir.

Duyusal Kaçınma: Rahatsız edici uyaranlardan aktif olarak uzaklaşma çabası. Sesten kaçmak için kulaklarını tıkamak veya kalabalıktan kaçmak gibi.

Düşük Duyusal Kayıt: Çevredeki uyaranları fark etmeme durumu. Kişiye seslenildiğinde duymaması veya çevresindeki değişiklikleri kaçırması bu duruma örnektir.

Duyusal Arayış: Beynin uyarılma ihtiyacını karşılamak için sürekli olarak yoğun hisler arama durumu. Sürekli bir şeylere dokunma, kıpır kıpır olma veya yüksek sesli müzik dinleme isteği bu grupta yer alır.

Hiperaktivite mi, duyusal arayış mı?

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, DEHB belirtileri ile duyusal sorunların birbirine ne kadar çok benzediğini ve karıştırılabileceğini göstermesi. Örneğin; sürekli masaya vuran, kalemini çeviren veya eşyalara dokunan bir çocuğun sadece hiperaktif olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa bu davranışlar, kişinin odaklanabilmek veya uyanık kalabilmek için ihtiyaç duyduğu bir duyusal arayış da olabilir. Aynı şekilde dikkatsizlik olarak yorumlanan ‘dinlemiyormuş gibi görünme’ hali, aslında çevresel uyaranları algılamayı zorlaştıran düşük duyusal kayıttan kaynaklanabilir.

En çok hangi duyular etkileniyor?

Çalışma, DEHB'li bireylerin kendi vücut pozisyonlarını algılama (propriyosepsiyon) dışındaki tüm duyularda zorluk yaşadığını gösteriyor. Bu kişiler kontrol gruplarına kıyasla;

Dokunma (Taktil): Kıyafet dokularından veya temaslardan rahatsız olma,

Görme (Görsel): Işıklara veya görsel karmaşaya hassasiyet,

İşitme (İşitsel): Arka plan gürültülerini filtreleyememe,

Tat/Koku (Oral): Yemek dokularına ve kokularına karşı seçicilik,

Hareket (Vestibüler): Denge ve hareket algısında farklılıklar yaşamada belirgin şekilde daha fazla zorlanıyor.

Ayrıca bu durumlar kişiden kişiye değişebilen karmaşık bir yapıya sahip; yani bir kişi seslere karşı aşırı hassasken, aynı anda dokunma duyusu açısından duyarsız olabilir ve sürekli bir şeylere temas etme ihtiyacı hissedebilir.

İlginizi çekebilir: Duyu bütünleme nedir?

Duyusal hassasiyet neden önemli ve ne yapabiliriz?

Araştırmacılar, DEHB değerlendirmelerine mutlaka duyusal işlemleme testlerinin de dahil edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Çünkü kişinin duyusal profilini bilmek, onu sadece bir kalıba sokmak değil; günlük hayatını kolaylaştıracak pratik çözümler üretmek anlamına geliyor.

Örneğin, işitsel hassasiyeti olan bir bireyin ders çalışırken veya ofiste gürültü önleyici kulaklık kullanması, hem stresi azaltabilir hem de odaklanmayı artırabilir. Marketlerde uygulanan "sessiz saatler" gibi kapsayıcı adımlar bu bireylerin sosyal hayata katılımını kolaylaştırır. Kendi duyusal ihtiyaçlarını anlayan bir birey (veya ebeveyn), çevresini kendi güçlü ve zayıf yönlerine göre uyarlayarak DEHB'nin günlük hayattaki yıpratıcı etkisini büyük ölçüde hafifletebilir.

Kaynak: PMID: 40250555. "Sensory Processing in Individuals With Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder Compared With Control Populations: A Systematic Review and Meta-Analysis" (2025) Şuradan alındı: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40250555/

İlginizi çekebilir: Ebeveynlikte duyusal hassasiyet

News Image
BEDEN

DEHB’li ve otizmli kadınların adet dönemlerinde yaşadığı zorluklar

Paylaş:
brush-purple Yorumlar