Sosyal psikolojinin araştırma konularından biri de, kişilik özelliklerinin insan ilişkilerini ve davranışlarını nasıl etkilediğidir. Aslında sadece kişilik değil, fiziksel özellikler bile genelden farklı olduğunda mevcut ortamda bir takım zincirleme etkiler yaratabilirler.
Bu haftaki yazı daha çok kişilik özelliklerindeki farklılıklar ve bunların ilişkilerde yarattığı etkiler üzerine olacak. Malum, yaz aylarının başlamasıyla birlikte birçok ilişki de evlilik boyutuna geçerken yeni veya yıllanmış tüm ilişkilerin bu çerçevede uzun süre kalabilmesi için çok kritik bir konudur bu...
İnsan canlısı sosyal bir varlık olduğu için mutlaka minimum 2 bireyden oluşan gruplar halinde yaşamayı tercih eder. Bu grupların en büyüğü milletlerdir; daha sonra etnik gruplar, şehirler, mahalleler, sosyal veya ekonomik topluluklar ve aileler derken üye sayıları giderek azalan gruplar oluştururlar. Bu grupları birleştiren en önemli faktör, ortak özellikleri hatta kendileri ile özdeşleştirdikleri kimliklerdir. Ancak bu özellik nedeniyle gruplara dahil olan tüm üyelerin, kendi özelinde kişilik özelliklerine bakıldığında birbirlerinden büyük ölçüde farklı oldukları görülür.
Kişilik boyutundaki bu farklılıklar, aile veya arkadaş/çalışma grupları gibi bire bir ilişkilerin yoğun olduğu daha küçük birimlerde daha çok fark edilir. Bu farklar ne kadar büyük olursa ilişkiler de o oranda sıkıntılı olur çünkü insan doğası, daha ziyade kendine benzeyene sempati duyacak şekilde gelişmiştir. Birçok romantik ilişkinin fiziksel beğeni ile başlayıp "Aaaa ben de ..... çok severim" benzeri diyaloglarla ilerlemesi tesadüf değildir.
Ancak kişilik özellikleri bu "en sevilen/tercih edilen" şeylerin bir uzantısı değil kaynağıdır. Dolayısıyla sadece bu ortak beğenilerden/tarzlardan yola çıkarak ilişkinin uzun ömürlü olacağı varsayımında bulunmak hatalı olabilir. Bu ortak konular, sadece iki veya daha çok tarafın bir araya gelmesini sağlar. Bir arada kalmayı başarabilmek için en önemli faktör, tarafların yakın ilişkiyi sürdürebilecek kişilik özelliklerine sahip olmadıklarıdır.
Yakın zamanda bir danışanımla yaptığımız çalışmada, bu özelliklerin başında "bir arada kalmaya dair güçlü bir motivasyona sahip olmanın" geldiği sonucuna vardık. Gerçekten de şu anda yaşamlarını birleştiren birçok çiftin büyükanne ve büyükbabalarının nesline bakacak olursak, "sudan sebeplerle" ayrılmanın toplum içinde pek hoş karşılanmadığı yıllarda, iki tarafın da gönüllü olarak olmasa bile böyle güçlü bir motivasyonlarının olduğunu ve bu durumun birçok evliliğin daha uzun ömürlü olmasını sağladığını söyleyebiliriz. Bazı yerde avantaj bazı durumlarda da maalesef dezavantaj olan bu motivasyon, eğer sağlıklı bir temele dayanıyorsa birçok ilişkinin faklılıklara dair zorlu sınavları daha kolay atlatmasını sağlar. Sağlıklı bir temele dayanan motivasyonda farklılıklar bir tehdit gibi değil, tarafların belki biraz fedakarlıkla birbirini daha iyi anlamasını sağlayacak bir ders konusu gibi algılanır. Farklı olmak, doğanın kanunudur ve bu gerçek baştan kabul edilir. Farklılıklara rağmen birlikte kalabilmeyi başarma amacı taşıyan taraflar, bu yolda üzerlerine düşen sorumlulukları tespit etmeye ve gerçekleştirmeye hazırdır.
Tahmin edersiniz ki bu duruşa sahip bir insanın kişiliği de empati, esneklik, içgörü, hoşgörü, sabır ve sağduyu gibi temeller etrafında şekillenir. İyi bir dinleyici olmak, duygu ve düşüncelerini net biçimde ve kırıcı olmadan ifade edebilmek gibi beceriler de eklendiğinde ilişkilerin uzun ömürlü olmaması için bir sebep kalmaz. İlişki dendiği zaman en az iki kişiden bahsettiğimize göre, bu özelliklerin tüm taraflarda bulunması gerekir. Aksi takdirde bir tek tarafın ışığı, ağır basan negatif loşluğu kırmaya yetmez. Bir ilişkinin uzun ömürlü olabilmesi, elbette ki sadece kişilik özelliklerine bağlı değildir ancak farklılıklara bakış açımız, ilişkinin kaderini belirleyen önemli bir faktördür. Farklı renklerin uyum içinde dans ettiği, hem özgür hem de derinden bağlı hissedilen ilişkiler tarafların en mutlu oldukları ilişkilerdir. Umarım, herkesin yaşamında böyle hissettiği en az bir tane ilişkisi vardır...
Uzm. Psk. Kıvılcım Yücelen