Akupunktur uzmanı Deganit Nuur, şifa seanslarına tamamlayıcı ve ilaçlara alternatif olarak danışanlarına bitkisel karışımlar ve uçucu yağlar öneriyor. Yıllar içinde bitkilerin; travma sonrası stres bozukluğundan depresyona, kaygıdan kronik ağrılara, migrenlerden obeziteye, öfke patlamalarına ve daha fazlasına kadar her şeyin tedavisine yardımcı olduğunu gördüğünü belirtiyor. Nuur, yaklaşık beş yıllık bitki reçeteleme deneyiminden sonra, tıbbi dereceli uçucu yağlar hakkında öğrenmeye başlamış. Artık her akupunktur seansında uçucu yağ kullanıyor ve evde bakım için düzenli olarak da öneriyor. Nuur, “Bunlar, yıllardır bitkisel ilaç tentürleri olarak çalıştığım aynı bitkilerden damıtılmış; adeta topikal bitkiler” diyor. Cildimiz en büyük organımız ve üzerine sürdüğümüz şeylerin çoğunu kelimenin tam anlamıyla içine alıyor. Uçucu yağlar fasya (derinin hemen altındaki tabaka) ile çalıştığından, bitkilerin şifalı özellikleri tüm vücudumuza taşınıyor. İlaç almanın böylesine duyusal ve lüks bir yolu yok. Uçucu yağlar özellikle yaygın çakra dengesizliklerini tedavi etmek için harika; aşağıda kendisinin en sık kullandığı en etkili yağlarla birlikte önerilerini bulabilirsiniz:
Birinci Çakra: Kök, “Ben Varım”, Kırmızı
Birinci çakramız, psişik bilginin en ilkel enerji girdabıdır. Çakra sistemimizin temelidir. Omurgamızın tabanında, kırmızı dönen bir disk biçiminde bulunur ve güvenlik, emniyet, güven, korku, boşaltım, hayatta kalma, üreme gibi en temel ihtiyaçlarımızı yönetir. Alt sırtımızda yer alır ve bu bölgeyi, kalın bağırsağı, idrar torbasını ve böbrekleri yönetir. Kök çakramız dengedeyken hayatta oldukça güvende hisseder, kime ve neye güveneceğimizi, ne zaman temkinli olmamız gerektiğini biliriz. Kendimize güveniriz ve bu, hayata güvenmemize yardımcı olur. Ne fazla saf ne de aşırı şüpheci oluruz. Kendimize güvenimiz tamdır, uykumuz iyidir, libidomuz dengededir, bağırsaklarımız düzenlidir; çünkü artık bize hizmet etmeyen şeyleri hem gerçek hem mecazi olarak bırakma konusunda ustayızdır. Birinci çakra dengesiz olduğunda korku, güvensizlik, depresyon, kaygı, kendinden şüphe, sağlık sorunları, maddi zorluklar, kabızlık, IBS, kolit veya yorgunluk ortaya çıkabilir. Bu dengesizlik bize, sorunlarımızın gücümüzden daha büyük olduğu hissini verir.
Önerilen yağ: Vetiver
Vetiver, kök çakrayı iyileştirmek ve dengelemek için Nuur’un favori yağlarından biri. Toprağın dibinden, bir ottan elde edildiği için bizi yere bağlamaya yardımcı olur. Odunsu, isli, toprak gibi bir kokusu vardır. Kimilerine göre ağır kokabilir ancak çok yer kaplar, güçlü bir güven ve güvenlik hissi verir. Vetiver köklendirici, besleyici ve yenileyicidir. Yoğun kaygı yaşayanlar için harikadır; değişim, büyüme ve genişleme dönemleri için mükemmeldir.
Anksiyeteye iyi gelen 11 uçucu yağ
İkinci Çakra: Sakral, “Hissediyorum”, Turuncu
Bu turuncu enerji girdabı kalçalarımızın çevresinde bulunur ve üreme organlarımızı ve sağlığımızı yönetir. Romantizm, yaratıcılık, tutku, oyun, cinsellik, duyusallık, hisler ve ilişkilerle ilgilidir. Dengeli bir sakral çakra; hayatla akışkan, dans eder gibi uyum içindedir: Üreme sağlığımız yerindedir, regl döngülerimiz kolaydır, libidomuz dengelidir ve kendimizi iyi hissederiz. Hislerimizle uyumluyuzdur, hormonlarımız dengededir, ilişkilerimiz tatmin edicidir, anlamlıdır, kendimizi ve cinselliğimizi sağlıklı algılarız. Sakral çakra dengesiz olduğunda ise hislerimizin, ilişkilerimizin ya da hayatın kurbanı gibi hissederiz. Ya aşırı duygusal oluruz ya da hislerimizle tamamen kopuk oluruz. Hormonlarımız çılgınca dalgalanabilir; kötü adet dönemleri, PMS, akne veya sırt aknesi oluşabilir. Aşırı cinsellik, aşk ya da cinsel deneyim bağımlılığı, bağımlı ilişkiler, duygusal olarak ulaşılmaz olma gibi durumlar olabilir. Kimlik karmaşası, ağlamaklı bir hal, güvensizlik, şüphe, utanç, mahçubiyet veya yetersizlik hissi ortaya çıkabilir.
Yağ: Ylang Ylang
Ylang ylang, baştan çıkarıcı, romantik, çiçeksi bir aromaya sahiptir. Endonezya, Malezya ve Filipinler’de yetişen tropikal bir ağaçtan gelir; kokladığınızda sizi kolay, seksi bir hisse doğrudan götürür. Çiçeksi alt notaları hormonları dengelemeye, özgüveni artırmaya, sinirleri yatıştırmaya, ruh hâlini yükseltmeye, duygusal iyi oluşu düzene koymaya ve libidoyu artırmaya yardımcı olur. Ylang ylang ikinci çakranızda harikalar yaratır; kendinizle, bedeninizle, cinselliğinizle, arkadaşlarınızla ve sevgililerinizle ilişkinize iyi gelir!
İkinci çakra sorunlarını ylang ylang ile böyle düzenleyebilirsiniz:
Yeni başlayanlar için çakralar
Üçüncü Çakra: Solar Pleksus, “Yaparım”, Sarı
Çakra merdiveninde, temel ihtiyaçlardan büyük arzulara geçiş şeklinde yukarı çıkıyoruz. Mide bölgemizde bulunan sarı renkli üçüncü çakramız, çakra sistemimizin mitokondrisi gibidir ve bir güç merkezidir. Bilgiyi “sindiren”, onu ruhumuz için besine dönüştüren bir yapıdır. Motivasyon, irade gücü ve hırsla ilgilidir. Bu enerji girdabı; kariyerimizde başarılı olmamıza, hedeflerimizi ezip geçmemize, forma girmemize ve hayatta genel olarak başarılı olmamıza yardımcı olur. Sağlıklı bir üçüncü çakra, sağlıklı bir iş-yaşam dengesi gibidir: Profesyonel başarı, zahmetsiz bir sağlık hali, mükemmel sindirim ve yüksek enerji seviyeleri. İşle ilgili olumlu hissederiz, hedef koymayı ve hedefe ulaşmayı severiz, zorluklara açığızdır ve kişisel gelişime, kendimizi iyileştirmeye doğal olarak çekiliriz. Sınırlarımız nettir, enerjimiz güçlüdür; hayatta tamamen kazanan tarafa geçmişizdir. Üçüncü çakra dengesiz olduğunda genellikle iki farklı uçta kendini gösterir:
1) Aşırı çalışıyorsa:
Bir işkolik, mükemmeliyetçi biri oluruz. Uyarıcılara aşırı düşkün olabilir, gevşemekte veya rahatlamakta zorlanabiliriz. İnsanlardan çok kazancı önceleyebiliriz; aşırı rekabetçilik görülebilir. Profesyonel sporcular aşırı aktif bir üçüncü çakradan fayda sağlayabilir ancak diğer birçoğumuz için bu durum arkadaş kaybına ve sağlık sorunlarına yol açabilir.
2) Yavaş çalışıyorsa:
Muhtemelen miskinleşiriz, motivasyon veya irade eksikliği yaşarız, tamamen ilhamsız hissederiz; konfor alanından çıkmak veya evden uzaklaşmak bile zor gelir. Depresif görünebiliriz. Büyük olasılıkla bunalmış, fazla çalışıyor ama az kazanıyor oluruz. Sınırlarımız muhtemelen zayıftır; bu nedenle kendimizi sömürülmüş hisseder, kendimizi önceliklendirmekte zorlanırız.
Her iki durumda da neroli yağı yardımınıza koşar…
Yağ: Neroli
Portakal çiçeğinden elde edilen neroli; sindirim ve bağırsak sağlığı için harikadır; bedeninizi verimli çalışan bir enerji üretim makinesine dönüştürmeye yardımcı olur. Aynı zamanda sınır belirlemede mükemmel bir destek sağlar; kendi değerimizi ve kıymetimizi fark etmemize yardım eder, böylece başkalarının da buna göre davranmasını öğretir.
Nasıl kullanılır?
Çakralar ve anlamları
Dördüncü Çakra: Kalp, “Seviyorum”, Yeşil
Artık egodan ve fiziksel bilinçten ruha ve yükselmiş bilince geçiyoruz. Göğsümüzün merkezinde, sevgi, şefkat, birlik, karşılıklı bağlılık, affetme, kabul, bağlantı ve ilhamdan oluşan yeşil, dönen bir enerji vorteksi bulunur. Kalp çakrası, kalp/dolaşım sağlığını ve akciğer/solunum sağlığını yönetir. Bu çakra, bağlantı ile ilgilidir; kendimizle, sevdiklerimizle ve çevremizle olan bağlantı. Kalp, bizi hem ilham veren hem de kökleyen şeylerin sağlıklı bir dengesine bağlayan büyük bir iletken gibidir; öz sevgiyi ve başkalarına duyduğumuz sevgiyi, almayı ve vermeyi dengeler. Burada olduğumuzda, hayatın tamamıyla bir oluruz. “Ben varım çünkü sen varsın” gerçeğini tanırız; kendimize, başkalarına, hayata ve tüm canlılara davranış biçimimiz bu ilahi hakikati yansıtır. Sevgi bir duygu değildir; duygular ikinci çakrada bulunur, sevgi bir titreşim, bir frekans, dağları yerinden oynatan bir güçtür. Kalp çakramız dengeli, uyumlu ve pırıl pırıl çalışırken hayata âşığızdır, bunu dünyaya haykırmak isteriz! Şükran dolu bir tavrımız vardır, etrafa cömertçe iltifat saçarız, sünger olmak yerine deniz feneri gibi parlarız. Birisi bize kaba davransa bile, kabul edici, şefkatli ve affedici oluruz. Hislerimizle bağlantılıyızdır, kararlarımızda güçlenmiş hissederiz; ilişkilerimiz anlamlıdır ve bizi derinlere bağlanmaya teşvik eder. Kalp atışımız düzenlidir, akciğer kapasitemiz geniştir ve bilinmeyene atlamak gerekse bile, yeni yüksekliklere uçmaya hevesliyizdir. Kalp çakramız dengesiz olduğunda ise yargılayıcı, alaycı, kıskanç, haset, üzgün veya yalnız hissederiz. Kendimizi geri çekerek, saldırarak veya soğuk/defansif davranarak izole etme eğiliminde olabiliriz. Büyük olasılıkla sevginin ve saf neşenin gerçek olduğuna ya da ulaşılabileceğine ikna değilizdir. Ya da belki sevgi başkalarının başına gelir, ama bizim asla başımıza gelemez! Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, sosyal kaygı veya zayıf dolaşım yaşayabiliriz. Kalbimiz çok fazla açık ya da aşırı aktif olduğunda, denge şarttır, kendimizi tehlikeli durumlara atabilir, körü körüne güvenebilir, istismarı tolere edebilir, başkalarının sağlıksız alışkanlıklarını besleyebilir ve kendi iyiliğimiz pahasına “kanayan bir kalp” hâline gelebiliriz.
Yağ: Sandal Ağacı
Tatlı ve kutsal odun kokusuna sahip olan bu yağ, binlerce yıldır dünyanın dört bir yanında ruhsal törenlerde kullanılmıştır. Her derde deva olan, aynı zamanda afrodizyak etkisi bulunan sandal ağacı, dünyanın pek çok yerinde yetişir; bu da sevginin her yerde ve herkes için olduğunun çok uygun bir yansımasıdır. Akupunkturda kalp, dalak ve mide meridyenlerini tedavi ettiği bilinir. Sandal ağacı yalnızca kalbimizi açmakla kalmaz; üçüncü çakrayı da destekler, böylece sevgi geçici, yıkıcı veya değişken olmak yerine sürekli, besleyici ve köklendirici hâle gelir. Bizi içe dönük, düşünceli, merhametli ve özenli tutar. Sindirim desteğinden güçlü antiseptiğe, ağrıdan sistemik iltihaba, hipertansiyona kadar pek çok konuda şifa sağlar; ayrıca zihinsel açıklığı destekler.
Sandal ağacını kullanma şekli:
Göğsünüzün tam merkezine, göğüs kemiğinize (sternum) birkaç damla uygulayın. Bu büyüleyici afrodizyak yağı göğsünüze masaj yaparak yedirin; hareketi göğüs kemiğinden omuzlara doğru dışa doğru yapın. Bir taşıyıcı yağla seyreltebilir, böylece göğsünüzün üst kısmına bolca sürebilirsiniz; meme hizasından köprücük kemiğine kadar. Bu melekvari sarılışa teslim olun ve kalp atışınızın yavaşladığını hissedin.
Çakraları açmak için ses ve müzikler
Beşinci Çakra: Boğaz, “Konuşuyorum”, Mavi
Mavi boğaz çakramız, kendimizi ifade etme ve açık iletişimin kaynağıdır. Dünyada kendimize ait bir yerimizin olduğunu hissetmemiz, duyulduğumuzu, değer gördüğümüzü, önemli olduğumuzu bilmemizle ilgilidir. Bu sayede başkalarını da şefkatle, merakla ve cömertçe dinleyebiliriz. Boğaz çakrası, fiziksel ve tuhsal olarak, büyümemizi yöneten tiroit bezini etkiler. Kendimiz için savunma yapmamıza ve başkaları adına da savunucu olmamıza yardımcı olur. Sağlıklı bir boğaz çakrası bize öz saygı, kimlik, bağımsızlık kazandırır; aynı zamanda çevreyi, karşılıklı bağlılığı ve hepimizin nasıl bir araya geldiğini anlamamızı sağlar. Dünyanın nerede bitip nerede başladığını biliriz; ne zaman zorlamamız, ne zaman bırakmamız gerektiğini anlarız. Kararlarımızı netlik ve kesinlikle veririz; eylemlerimizde tüm tarafları dikkate alırız. Kendimizi açıkça ifade ederiz, en derin düşüncelerimizi, duygularımızı, inançlarımızı, fikirlerimizi, ve başkalarının da aynısını yapması için alan tutarız. Pek çok gazeteci, sosyal adalet savunucusu, sanatçı ve ilham verici koç boğaz çakrasında yaşar; bu sayede kendi güvensizliklerini bir kenara koyup kolektif iyiliğin sesi olabilirler. Boğaz çakrası dengesiz olduğunda görünmez, önemsiz, küçük veya sıkıcı hissedebiliriz. Kimsenin bizi dinlemediğini hissedebilir; başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğüne gereğinden fazla önem verebiliriz. Kurban rolüne bürünebilir ve dünyanın yükünü sırtımıza alabiliriz. Kendimiz için konuşmakta çok zorlanabiliriz. Çoğu zaman ya bağırır ya fısıldarız ve bu, mesajın tamamen kaybolmasına neden olur; duyulmadığımız hissini artırır. Tiroit de bu kavgadan yorulup tembelleşebilir…
Yağ: Limon Otu
Boğazı açıcı ve dengeleyici olarak limon otunu çok etkilidir. Bahar ferahlığında tatlı bir tazelik sunar, ruhu canlandırır. Limon otu, kendimizi paylaşmayı, kırılgan olmayı, ihtiyaç, arzu, hayal ve taleplerimizi ifade etmeyi daha eğlenceli ve daha az korkutucu hâle getirir. Güçlü bir antiseptik, bağışıklık güçlendirici, detoks etkili ve böcek kovucudur. Sağlıklı bir tiroit gibi adımlarımıza esneklik ve canlılık katar.
Ne yapmalı?
Limon otunu doğrudan boğazınıza uygulayın. Dilinizi, sözlerinizi ve standartlarınızı yükseltmesine izin verin. Birkaç damla yağ ile omuzlarınıza ve boynunuzun arkasına masaj yapın; enerjik sınırları güçlü tutar. Suçluluk veya zorunluluktan hareket ediyorsanız, “yapmalıyım”ları ve başkalarının yargılarını temizlemeye yardımcı olur. Sizi korur ve çevredeki olumsuz enerjileri üzerinize çekmenizi engeller. Kendi gerçeğimizin yüksek titreşiminde olduğumuzda başkalarının enerji alanlarından daha az etkileniriz. Limon otunu bu bölgeye uygulamak, sanki etrafınıza bir güç alanı yaratmak gibidir.
Enerji bedenini bozan unsurlar...
Altıncı Çakra: Kaş (Üçüncü Göz), “Görüyorum”, Çivit (İndigo)
Pek çoğumuz üçüncü gözü biliriz; kaşlarımızın arasında bulunan, sezginin, kesin bilginin, zekânın ve alıcılığın çivitsi girdabı. Olayları oldukları gibi görme, olmasını istediğimiz gibi değil, yeteneği ile ilgilidir. Kaş çakrasını döndürmek, sorunlarımızın, karanlıklarımızın ve koşullarımızın içindeki çözümlere, gümüş astarlara, ruha ve ilahi zekâya uyumlanmamıza yardımcı olur. Kaş çakrası nadiren şaşırır; çoğunlukla izler, hikâyenin sonucuna bağlanmaz. Bu çakra denge halinde olduğunda bildiklerimize güven duyar, benzersiz bakış açımızı ifade etmekten korkmayız. Açık fikirliyizdir; pek çok insanla, durumla ve olayla farklı perspektiflerden bağlantı kurabiliriz. Yargıda acele etmeyiz; gözlemler, veri toplar, varsayımları askıya alırız. Güçlü bir şekilde şimdiki anda yaşar, mesele ne olursa olsun özüne bağlanabiliriz. Dengede değilse, kafamız karışık, tereddütlü, şüpheli oluruz; ne istediğimiz ve kim olduğumuza dair netlik kaybolur. Başkalarına bizden daha fazla otoriter güç verme eğiliminde oluruz; arkadaşlarımıza sürekli “Ne yapmalıyım?” diye sorarız. Gücümüzü vermeye meyilli oluruz. Tüm cevaplara sahip olsak bile paylaşmaya çekinir, hediyelerimizi kendimize saklarız. Kendimizi terk eder, körü körüne bir şeyleri takip ederiz; oysa liderlik için doğmuşuzdur.
Yağ: Bergamot
Narenciye kokuları üst çakralarla rezonansa girer ve bizi yukarıdaki sonsuz olasılıklara bağlar. Bergamotun kokusu tatlı portakal aromalı çay gibidir. Olayları net görmemiz ve yükselmiş perspektife bağlanmamız için gerekli tarafsızlığı sağlamada harikadır. Stresi azaltır; hayattaki hayranlık ve mucize duygusuna bağlanmamıza yardımcı olur. Sinir ve endokrin sistemimize güçlü bir şifa etkisi vardır; hormonları dengeler.
Not: Bergamot fotosensitiftir; güneş ışığına maruz kalırsa cildinizi yakabilir. Bu yüzden gece uygulayın veya güneşe çıkmadan önce güneş kremi sürün.
Kullanım:
Bilinçaltı kayıtlar, blokajlar, enerji, dengeleme…
Yedinci Çakra: Taç, “Biliyorum”, Mor ya da Beyaz
Taç çakramız başımızın birkaç santim üzerinde bulunur. Tamamen ruhtan ibarettir; enerji formundaki bedenimizin bir parçasıdır, fiziksel bedenin değil. Bize “Bizler ruhani deneyim yaşayan insanlar değil, insan deneyimi yaşayan ruhlarız” gerçeğini hatırlatır. Taç çakra bizi değerlerimize bağlar; söylediklerimizi ve yaptıklarımızı bu değerlerle hizalanmış şekilde önceliklendirmemize yardımcı olur. Anlık bilgeliğin, altıncı hissin kaynağıdır; bizi korur ve yönlendirir. Ata ruhlarımıza bağlanmamızı sağlar; onların içgörülerini almamıza izin verir. Yedinci çakra aktif, hareketli ve parıldıyorken yolumuzu ve amacımızı tanır, hayatımızı buna göre tasarlarız. Daha küresel bilinçte olur, bağış yapmaya, gönüllülüğe ve dünyayı nasıl etkilediğimize dair farkındalığa daha yatkın oluruz. Karar vermek taç çakrası için son derece kolaydır; bize şunu sorar: “Bu benim hayatıma ne değer katar? Çevreme ne değer katıyor?” Taç çakrası tamamen değer katmak ile ilgilidir. İlahi düşüncüyle ilgilidir.
Taç çakra dengede değilse biraz kaybolmuş, sıkışmış, amaçsız hissederiz: “Yolumda mıyım? Yolum ne? Ben kimim? Beni ne mutlu eder?” İlham, coşku, merak yoktur. Bir kısır döngüye sıkışmış, depresif, kopuk, yönsüz, belki de biraz ilgisiz hissedebiliriz. Hayat, döngüsel bir şekilde gelebilir. Daha uç durumlarda: “ışıklar açık ama kimse evde değil” hâli. İnsanlar genelde şöyle der: “Kendim gibi hissetmiyorum, açıklayamıyorum.” veya “Kendimi izliyorum ama kendim gibi davranmıyorum.”
Yağ: Palo Santo
Palo santo, Güney Amerika kıyılarına özgüdür; “kutsal ağaç” olarak bilinir. Şamanlar tarafından binlerce yıldır ilaç olarak kullanılır. Pek çok kişi havayı ve evi arındırmak, meditasyona veya yogaya başlamadan önce niyet belirlemek, ruhları davet etmek ve korunmak için yakar. Doğal bir antibiyotik, antiviraldir. Zihin, beden ve ruhu dik tutar.
Kullanımı:
Her şey birbiriyle bağlantılıdır
Çakralarınız güçlüdür ve bu yağlar da öyle... Her yağın ve ilgili çakranın size neler hissettirdiğini tam anlamıyla deneyimlemenin en iyi yolu, her biriyle bir hafta boyunca bağlantı kurmaktır. Her yağın tek başına size neler sunduğunu hissettikten sonra, onları birleştirerek pratiğinize ve öz farkındalığınıza yeni derinlik katabilirsiniz.
Bazı yağlara ve çakralara daha fazla çekildiğinizi, bazılarına ise direnç gösterdiğinizi fark edeceksiniz. Bu yönüyle harika öğretmenlerdir; eğilimlerimizi ve eksiklerimizi ortaya çıkarırlar; kendimize giden bir yol haritası sunarlar. Yine de tüm yağlar faydalıdır; çünkü her şey birbirine bağlıdır. Bir çakranın iyileşmesi diğerlerini de iyileştirir; bütünü iyileştirir.
Bu yazı, doktorların veya tıp uzmanlarının görüşlerini içerse bile yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez ve tıbbi bir konuda başvurulacak tek kaynak olarak kullanılmamalıdır.
Referanslar
“The Secret Sauce to Opening the Intuition”, https://goop.com/wellness/spirituality/the-secret-sauce-to-opening-the-intuition/
Zamanınızı değil enerjinizi yönetin!