Kış mevsiminin gelmesiyle artan grip vakaları ve enfeksiyonlar, hamileler için zorlu bir süreci de beraberinde getiriyor. Yüksek ateşin hem anne hem de bebek sağlığı için ciddi bir risk oluşturduğu biliniyor ancak anne adaylarının kullanabileceği ilaç seçenekleri de oldukça sınırlı.
Yıllardır hamilelikte "en güvenli liman" olarak görülen parasetamol (asetaminofen) içerikli ağrı kesici ve ateş düşürücüler, son dönemde özellikle ABD'de başlayan davalar ve tartışmalarla korku nesnesi haline gelmişti. Ancak The Lancet’te Ocak 2026’da yayımlanan ve tıp literatüründeki en güçlü verileri bir araya getiren yeni sistematik inceleme ve meta-analiz, bu endişelere bilimsel olarak son noktayı koydu. Milyonlarca çocuğun verisinin tarandığı araştırma, hamilelikte parasetamol kullanımının otizm veya dikkat eksikliği ile doğrudan bir ilişkisi bulunmadığını ortaya çıkardı.
ABD'deki tartışmalar neden çıktı?
ABD'de son yıllarda, hamilelikte kullanılan parasetamolün çocuklarda otizm ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) yol açtığı iddiasıyla açılan davalar gündemi meşgul ediyor. Bazı siyasi figürlerin konuyu dillendirmesi ve bazı gözlemsel çalışmaların zayıf bir bağlantı öne sürmesi üzerine, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) konuyu incelemeye almış ancak kesin bir kanıt bulunmadığını belirtmişti. Yine de bu iddialar, sosyal medyada hızla yayılarak anne adayları arasında ciddi bir "ilaç kullanma fobisi" yarattı.
Francesco D’Antonio ve ekibi tarafından yürütülen ve eldeki en güçlü verileri bir araya getiren yeni sistematik inceleme, parasetamol kullanımının gebelikte nasıl etkileri olabileceğine dair kesin verilere ulaştı. Araştırmanın en güçlü yanı, bilimsel çalışmalarda "altın standart" kabul edilen kardeş karşılaştırması yöntemini temel alması oldu.
Biri anne karnında ilaca maruz kalmış, diğeri kalmamış (aynı genetiği ve çevreyi paylaşan) kardeşler kıyaslandığında; otizm, DEHB veya zeka geriliği riskinde hiçbir fark görülmedi. Bu bulgu, sorunun ilaçtan değil, genetik faktörlerden kaynaklandığını kanıtlayan en güçlü veri olarak kabul ediliyor.
Araştırmaya göre daha önceki çalışmalarda görülen "risk artışı", parasetamolün kendisinden değil; annenin ilacı almasına neden olan "altta yatan sebeplerden" (yüksek ateş, enfeksiyon, stres vb.) kaynaklanıyor. İlaç ise burada sadece bir "günah keçisi" konumunda kalıyor.
Hamilelikte soğuk algınlığı ve grip
Ateşi düşürmemek daha büyük risk
Uzmanlar, bu araştırmanın sonuçlarının kış aylarında hayati önem taşıdığını vurguluyor. Tedavi edilmeyen yüksek ateşin ve enfeksiyonun, bebek üzerinde parasetamolün teorik risklerinden çok daha somut ve kanıtlanmış zararları (erken doğum, gelişimsel sorunlar vb.) bulunuyor.
Konuyla ilgili Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa İlaç Ajansı (EMA) da benzer bir duruş sergiliyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA), yakın tarihli açıklamasında, hamilelikte parasetamol kullanımının otizme yol açtığına dair kanıt bulunmadığını belirterek, "Gerekli durumlarda, doktor kontrolünde en düşük dozda ve en kısa süreli kullanım güvenlidir" tavsiyesini yineledi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise ağrı ve ateş yönetiminin hamilelikte kritik olduğunu, parasetamolün önerilen dozlarda güvenli profilini koruduğunu belirtiyor.
Referanslar
“Prenatal paracetamol exposure and child neurodevelopment: a systematic review and meta-analysis” https://www.thelancet.com/journals/lanogw/article/PIIS3050-5038%2825%2900211-0/fulltext
Hamilelikte tiroid düşüklüğü bebekte dikkat eksikliği nedeni