Her zaman diken üstündeymiş gibi yaşayan A tipi bir ebeveyn misiniz, yoksa daha geniş, rahat ve acele etmeyen B tipi grubundan mısınız? Eğer ikisine de yakın hissetmiyorsanız, yeni yeni tanımlanmaya başlanan C tipi ebeveynlik tanımı sizin için daha uygun olabilir.
Bugün ebeveynlik stillerini tanımlarken kullandığımız “A Tipi” ve “B Tipi” tanımları, aslında doğrudan ebeveynlik alanında çalışılan bir yerde değil, 1950’lerde iki kalp doktorunun bekleme odasında doğdu. Kardiyoloji hekimi olan Meyer Friedman ve Ray Rosenman, muayenehanelerindeki bekleme odasında yer alan koltukların sadece ön uçlarının aşındığını fark ettiler. Hastaları arkalarına yaslanıp sakince bekleyemiyor, sürekli “diken üstünde” ve aceleci davranıyorlardı.
İşte bu gözlemden yola çıkarak uzmanlar, “A Tipi Kişilik” tanımını ortaya çıkardı: Rekabetçi, zamanla yarışan, mükemmeliyetçi ve sabırsız. Bunun tam tersi olan, rahat, esnek ve akışına bırakan grup ise “B Tipi” olarak adlandırıldı. Kardiyologlar bu ayrımı kalp hastalığı riskini değerlendirmek için yapmıştı ancak, bu iki kişilik tipi zamanla ebeveynlik konularına da uyarlandı.
Buna göre ‘Yönetici Ebeveyn’ olarak da anılan A Tipi ebeveynler, evin düzeninden çocuğun notlarına kadar her şeyin kusursuz olmasını isteyen, kuralcı yapıda kişiler olarak tanımlanıyor. ‘Rahat Ebeveyn’ denilen B Tipi ebeveynler ise kuralları esnetebilen, dağınıklığı dert etmeyen ve bazen de sınır koymakta zorlanan bir yapıyı temsil ediyor.
Modern ebeveynlik kaosunda neşeyi bulmak
Psikolojik esneklik ebeveynliği nasıl kolaylaştırır?
Koşturmak yok, boş durmak da yok: C Tipi ebeveynlik
Huffington Post’ta yayımlanan habere göre C Tipi ebeveynlik, o meşhur ‘mükemmel anne/baba’ mitini reddediyor ve yerine çok daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir hedef belirliyor: ‘Yeterince iyi’ olmak.
The Parenting Mentor kitabının yazarı Susan Groner, bu yaklaşımı şöyle özetliyor: “C Tipi ebeveyn, bilinçli olarak mükemmeli değil, yeterince iyiyi hedefler. Bu yaklaşım, çocukların her şey tıkırında işlediği için değil; işler sarpa sardığında bile kendilerini güvende, görülmüş ve desteklenmiş hissettikleri için geliştiklerini kabul eder.”
C Tipi ebeveynler rutinlere ve kurallara inanır ancak hayatın her zaman planlara uymayacağını ve bunun dünyanın sonu olmadığını çok iyi bilirler. Groner bu durumu günlük hayattan, hepimizin yaşadığı örneklerle açıklıyor: “Akşam yemeği planlanmış olabilir ama çocuğunuz okulda zor bir gün geçirip öfke nöbeti yaşıyorsa, o yemek iptal olur ve ‘bağ kurmak’ öncelik haline gelir. Bu yaklaşıma göre kirli çamaşırların birikmesi, o an ihtiyaç duyulan bir sarılmadan daha önemli değildir.”
Ebeveyn koçu Kristene Geering ise C Tipi ebeveynliği, ne çok sıkı ne de çok gevşek olan o “altın orta yol” olarak tanımlıyor. Buna göre C Tipi ebeveynlik, “Ebeveynliğin mükemmel olması gerektiği fikrinden vazgeçmek ama aynı zamanda tüm kuralları ve yapıyı pencereden aşağı atmamak demektir. Baskı ve özgürlük arasındaki o hassas dengedir.”
Kısacası C Tipi ebeveynlik; A Tipinin yapısını ve kurallarını, B Tipinin esnekliği ve rahatlığıyla harmanlayan bir yapı kurar, merkezine ise kusursuz bir düzeni değil, “duygusal mevcudiyeti” koyar.
Bilimsel camia da onaylıyor: Tek bir doğru yok
Ebeveynlik dünyasındaki bu değişimi bilim camiası da destekliyor ve güvenilir araştırmalar, ebeveynlikte artık tek tip reçetelerin işe yaramadığını söylüyor.
2024 yılında yayımlanan “Ebeveynlik Araştırmalarında Yeni Yönler” başlıklı çalışma, modern ebeveynliği anlamak için bakış açımızı genişletmemiz gerektiğini savunuyor. Araştırmacılara göre, ebeveynliğin tek doğru yolunu aramak beyhude bir çaba. Asıl bakılması gereken yerler; ailenin genel ruh sağlığı, kültürel bağlam ve ebeveyn ile çocuk arasındaki beklenti uyumu.
OECD’nin yayımladığı “21. Yüzyılda Çocuklar İçin Ebeveynliğin Önemi” raporu da bu görüşü küresel çapta destekliyor. Rapora göre, hızla değişen 21. yüzyıl dünyasında çocukların ihtiyacı olan şey katı kurallar değil; onlara esnekliği, duygusal dayanıklılığı ve uyumlanmayı öğretebilecek rehber ebeveynler. Bilimsel veriler, ebeveynliğin tek kişilik bir tiyatro olmadığını, çocuğun mizacı ve çevresel faktörlerle şekillenen dinamik bir süreç olduğunu kanıtlıyor.
Yani bilim dünyası da artık katı sınırlar (A Tipi) veya aşırı serbestlik (B Tipi) yerine, çocuğun ihtiyacına göre şekil alan esnek bir yaklaşımı, yani C Tipini işaret ediyor.
“Beyin mühendisi” değil, sadece ebeveyn ol!
Son yıllarda ebeveynlerin üzerine yüklenen en büyük ağırlıklardan biri de “Nöro-ebeveynlik” (Neuroparenting) akımı. “Çocuğumla yeterince zeka kartı çalıştım mı?”, “Mozart dinletmezsem beyni gelişmez mi?” gibi kaygılar, ebeveynliği doğal bir süreçten çıkarıp adeta bir “beyin mühendisliği projesine” dönüştürdü.
Ancak Neuroethics dergisinde yayımlanan kapsamlı bir inceleme, bu kaygıların çoğunun bilimsel temelden yoksun şehir efsaneleri olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılar, “İlk 3 yıl her şeyi belirler” gibi baskıcı söylemlerin, ebeveynlerde gereksiz bir suçluluk duygusu yaratmaktan başka bir işe yaramadığını vurguluyor.
Bilim insanlarının son tavsiyesi ise C Tipi ebeveynliğin özünü oluşturuyor: Çocuğunuzun beynini bir heykeltıraş gibi yontmaya çalışmayın. Hata yapın, telafi edin, rahat olun ve sadece “orada” olun. Çünkü çocuğunuzun gelişimini sağlayan şey kusursuz optimize edilmiş bir program değil; sizinle kurduğu o sahici, kusurlu ama güven dolu bağdır.
Kaynaklar: "Type A Personality (vs type b)". Şuradan alındı: https://www.simplypsychology.org/personality-a.html
"Are You A 'Type C' Parent? Here's What You Should Know". Şuradan alındı: https://www.huffpost.com/entry/type-c-parenting-style_l_69672ff8e4b0d5c7db78a2a6.
"Why parenting matters for children in the 21st century: An evidence-based framework for understanding parenting and its impact on child development". Şuradan alındı: https://www.researchgate.net/profile/Hannah-Ulferts/publication/342082899_Why_parenting_matters_for_children_in_the_21st_century_An_evidence-based_framework_for_understanding_parenting_and_its_impact_on_child_development/links/5ee1eb5aa6fdcc73be702921/Why-parenting-matters-for-children-in-the-21st-century-An-evidence-based-framework-for-understanding-parenting-and-its-impact-on-child-development.pdf.
"Neuroparenting: the Myths and the Benefits. An Ethical Systematic Review". Şuradan alındı: https://link.springer.com/article/10.1007/s12152-021-09474-8.
Haber: Duygu İslamoğlu
Nazik ebeveynlik neden bazen zordur?
Rehber: Tersine ebeveynlik