Doğum şekline karar verme hakkı

Türkiye, sezaryenle doğum oranlarını düşürmeye çalışırken İngiltere Sağlık Bakanlığı, ülkedeki tüm hamile kadınlara sezaryen hakkı tanımaya hazırlanıyor.

Doğum şekline karar verme hakkı annenin mi, devletin mi?

Türkiye, sezaryenle doğum oranlarını düşürmeye çalışırken İngiltere Sağlık Bakanlığı, ülkedeki tüm hamile kadınlara sezaryen hakkı tanımaya hazırlanıyor. Ülkede şu anda doğumların dörtte biri sezaryenle gerçekleşse de, tıbbi bir gerekçe yoksa kadınların sezaryeni tercih etmesine izin verilmiyor, ancak kadınlar istisnai durumlarda doktorları sezaryene ikna edebiliyordu. Bakanlığın önümüzdeki ay yayımlayacağı yeni yönetmeliğe göre, sezaryen artık o kadar güvenli bir hale geldi ki ameliyatla doğum yapma hakkı artık her kadına tanınacak.

 

Eğer kadın doğum uzmanı etik nedenlerden ötürü sezaryen yapmayı reddederse, anne adayının doktor değiştirmesine de izin verilecek.

 

Türkiye’de ise durum tam tersi yönde ilerliyor. Türkiye, yüzde 45.2 ile sezaryen doğumda dünya 1’incisi. Sezaryenle doğum oranını düşürmek isteyen Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü ile Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği’yle ortak oluşturduğu çalışmayla, bu oranı Haziran 2013’te dünya ortalaması olan yüzde 35’e çekme hedefinde. Bunun için önce halk normal doğumla ilgili bilgilendirilecek, normal doğumu teşvik eden hekim, ebe ve sağlık personeli daha çok kazanacak.

 

İngiltere örneği neden Türkiye’de uygulanamıyor? Sezaryen çocuk ve anne için daha mı sağlıklı, yoksa normal doğum mu teşvik edilmeli? Doğum şekline karar vermek annenin hakkı değil mi, müdahale etmek hasta ve insan haklarına uygun mu? İşte farklı görüşler... 

 

‘Normal doğuma zorlamak insan haklarına aykırı’


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aykan Özçelik:


Türkiye’de sezaryen oranları özel hastanelerde yüzde 80’lere çıkmış durumda, bu da iyi bir şey değil. Evet sezaryen tabii ki güvenli ama anne gerçekten normal doğum istemiyorsa ve tıbbi bir neden varsa sezaryen yapılmalı. Mümkün olduğunca normal doğuma teşvik etmek doğru. Ancak normal doğumun uzun vadede oluşan sıkıntılarını da anlatmak gerekli. Rahim sarkması, ileri yaşta idrar kaçırma, gaz kaçırma hatta büyük tuvaletini tutamama gibi sıkıntılar beliriyor normal doğum yapan kadınlarda. Yurtdışında kadınların çoğu sezaryen istemiyor. Burada normal doğumla doğurttuğumuz kişilerin çoğu zaten yabancılar. Bu bilinçte oldukları için bu yeni uygulamayla İngiltere’deki sezaryen oranı şu an yüzde 20 ise en fazla yüzde 25’e çıkar ama bizde aldı başını gidiyor zaten. Şu an normal doğum oranı yüzde 30, sezaryen oranı yüzde 70. Ama tabii ki bireye de dayatamazsınız normal doğum için, bu insan haklarına aykırı.

 


"Sezaryen hem anne hem de çocuk için riskli"

 

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yön. Kur. Üy.Dr. Hüseyin Demirdizen:


Tabii ki bir kadın, bir ameliyat kararı alacaksa, yeterince bilgilendirilmesi koşuluyla kendisiyle ilgili kararı en son yine kendisi verir. Yani dolayısıyla burada asıl sorun kadınların doğumda sezaryeni kullanıp kullanmamaları değil, bu kararı verirken onları kimin ne kadar tıbbi, ne kadar ticari gerekçelerle yönlendirdiğidir. Kişi yine de sezaryen istiyorsa bu onun en doğal hakkıdır. Ama sezaryenle ilgili ciddi sakıncalar var. Her ameliyatın,medikal ilaç tedavisinin yeterince anlatılması bilgilendirilmesi lazım. Ameliyat sırasındaki narkoz işlemi hem anne hemde çocuk için risk taşıyor. Kullanılan anestezi malzemeleri yüzünden çocuk ileride sorun yaşıyor. Psikolojik ve fizyolojik etkileri muhakkak ki var. Teknoloji, bu riskleri azaltma yönünde bir takım olanaklar sunsa da bunları hiçbir zaman sıfırlayamamaktadır. Tercih yine anne adayınındır ama ben normal doğumu  destekleyenlerdenim. Normal doğum sırasında anestezi vs gibi uyaranlar devreye girmediği için bu çocuğa da olumlu yansıyor. Çocukların üzerinde daha sağlıklı olmalarında normal doğum daha etkili.

 

 

 



"Devlet de hekim de anneyi normal doğuma teşvik etmeli"



Hacettepe Üni. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Ünitesi ile Tüp Bebek Merkezi Sorumlu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan:


Her ülke kendi durumuna göre strateji belirler. İngiltere sezaryenin önünü açtı diye biz de böyle bir karar alamayız. Türkiye, sağlıkla ilgili kararlar alırken kendi ihtiyaçlarını, orgnizasyonel yapısını hasta şartlarını düşünerek hareket ediyor. Her hasta normal doğum yapsın demek de, sezaryen yapsın demek de çok sakıncalıdır. Zaten bizde Sağlık Bakanlığı herkes normal doğum yapacak demiyor, böyle bir zorlaması yok. Her gebe kendi içinde değerlendirmelidir doğumu ama devlet normal doğuma teşvik etmelidir, desteklemelidir. Ancak buradaki en önemli kaygımız, sanki bütün doğumlar İstanbul, Ankara, İzmir’de yapılıyormuş gibi bir intibaoluşmuş olmasıdır. Her hasta, büyük şehirlerdeki medikal donanımı olan hastane ve sağlık kuruluşlarından faydalanamayabiliyor. Hekimler olarak bizim görevimiz, doğum esnasında anne ve çocuğun sağlığını en iyi şekilde takip edebileceğimiz, onlara herhangi bir şekilde zarar vermeyecek personeli ve donanım yatırımı yapıldığı zaman normal doğuma  teşviki gönülden desteklemektir.

 

 



‘Artık kadınlar geç anne oluyor, normal doğum yaptırmak risk’

 

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı Başkanı Prof. Dr. Ümit Özekici:


Bütün gelişmiş dünya ülkelerinde kadınlar geç evleniyor, geç ve güç gebe kalıyor ve ilk doğum geç olduğu için de anne risk taşıdığından sezaryen yaptırıyor. Bu kişilere ısrarla normal doğum yapacaksın demek olmaz. İlle normal doğum yapacaksın demek anne olmak isteyen kadını caydırıyor, hekim de risklerden söz edemiyor.
Bu aşamada hekimi, anneyi zorda bırakmak yerine bütün dünyada olduğu gibi hekimin inisiyatifine bırakmak daha akıllıca bir hareket. Bu bir anlamda da annenin isteğinin yerine getirilmesi demek. Türkiye’de ise durum daha farklı. Yükselen gebe kalma yaşı ve normal doğum çekinceleri bizde de mevcut. Ancak ağrısız doğum yöntemleri çok iyi  lanse edilemediği için, anne adayı sadece ağrı çekmemek adına sezaryen yaptırıyor. Ağrısız normal doğum yöntemlerini de anlatmak lazım. Tıbbi koşulları belirli çerçeveler içinde anlatarak normal doğumu önermek ama sezaryeni de çok sıkıntıya sokmamak, kötülememek lazım. Normal doğum propagandasının yapılma nedeni hastanede yatma, ameliyathane riskleri vb. azaltması. Ancak bu bir süre sonra birtakım zorlamaları getirecek ve hekimler ısrarla normal doğum önerecek. Böyle yapan çok hekim var ve bir sürü komplikasyon oluyor. Emir verildiği için sonuna kadar zorla normal doğum öneriyor. Doktor da zorlanıyor, neden böyle bir şey yapsın? “Ne olursa olsun ama normal doğum olsun” denilmemeli.

 

 

 



‘Sezaryen sadece acil durumda yapılmalı, İngiltere örneği yanlış'

 

Prof. Dr. Yücel Karaman


İngiltere’deki sağlık sistemini çok iyi biliyorum, çok berbat bir sistem işliyor. Türkiye’deki standartların çok altındalar. Randevu aldığınızda bir uzman göremezsiniz, hemşire bakar ve gerek görürse doktoru çağırır. Hekim, sezaryen olmayacak hastaya sezaryen yaparsa bundan doğacak bütün sorumluluğa da katlanmak zorundadır. Gereksiz bir ameliyatı yaparsanız doğabilecek bütün komplikasyonları da kabul etmiş olursunuz. Belçika’da mahkemelerde bu konuda uzun süre bilirkişilik yaptım; ilk sorulan şu: Bu hastaya ameliyat yapmak gerekli miydi Gereksiz ise, doktor haklı da olsa haksız konuma düşer. Avrupa’nın her yerinde sezaryen oranı yüzde 15-20 arasında değişir, normal doğum yaygındır. Serbest bırakıldığında çok işe yarayacağını düşünmüyorum, ihtimal vermiyorum oradaki doktorların bunu tercih edeceğine. Sezaryen oranları, Güney Amerika ülkelerinin hepsinde Türkiye’deki gibi yüzde 60-70’lerde. Brezilya, Şili, Arjantin’de de böyle. Gelişmekte olan ülkelerde sezaryen oranı, gelişmiş ülkelere göre her zaman çok daha yüksek. Normal doğum oranı yüksekliği bu anlamda bir gelişmişlik göstergesi. Gelişmekte olan ülkelerde sistem kargaşası oluyor ve hemen sezaryen yapılıyor. Sezaryen oranları çok yüksek, normal seviyeye indirmek  gerekli. Yüzde 20’lere inmiş bir  sezaryen oranı en iyisidir.

 

 

 

Gülin Yıldırımkaya

Facebook Yorumları
Yorumlar
5
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    08 Ocak 2017 Pazar 13:34

    İngiltere ingiltere diyorsunuz ama bir araştırın bakalım avrupa ülkelerinin hepsinde ücretsiz epidural yapıyorlar Türkiye de devlet hastanesi yapmıyor bu uygulamayı özelde de bir dünya para istiyorlar asgari ücret 1400 lira bilmem anlatabildim mi

    Cevapla
  •  
    06 Şubat 2016 Cumartesi 17:48

    Ben bilincsiz ilk dogumumu sezaryan yaptilar o zaman sezeryani moda yapmistilar ve oyle uc sezeryan oldum su an dorduncuye hamileyim ve cok korkuyorum ne yapacagimi bilmiyorum keske sezetyan olmasaydim

    Cevapla
  •  
    14 Ocak 2016 Perşembe 04:30

    Benim eşim normal doğum yapacaktı ama onlar sezeryan yaptılar amalyat parası ali birde devlet hastanesi devlet yok

    Cevapla
  •  
    18 Mart 2015 Çarşamba 15:11

    normal doğum daha sağılıklı ama yaşınız ve sağlığınız bu duruma uygunsa eğer.

    Cevapla

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 16213

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4183

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 6743

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8412

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1402

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön