Neden evlerde ekmek yapar olduk?

Bakıyorum da bugünlerde, hepimiz evde ekmek, pizza, poğaça yapar olduk. Son 4 senedir un almadığımız evimize un girdi, eşim pizza yaptı. Ben poğaça yaptım. İkimize de bir haller oldu. Neden ekmeğe düşer olduk, neden kendimiz yapmaya kalkışıyoruz? Çünkü yoğurmanın doğasından gelen o eskiye dönüş, elin meşguliyeti, topraklanma... O kadar çok iyileştirici yanı var ki.


Her şeyden önce somut bir şey yapmış oluyoruz. Üretmenin verdiği mutluluğu yaşıyoruz. Bir şey başarmanın keyfini de tabii ki.


Meditatif ve yatıştırıcı bir etkisi var. Özellikle özlem duyduğumuz, daha önce yüzlerce defa yediğimiz, belki özellikle çocuklukta sevdiğimiz bir tarifi yapmanın sakinleştirici bir tarafı da var. Kontrol edemediğimiz pek çok şeyin olduğu bir dönemde mutfak, bizim için kontrol edebildiğimiz bir alana dönüşüyor bir taraftan. Ne zaman karantina bitecek? Ne zaman ofisime döneceğim? Okullar ne zaman açılacak? Bir sonraki tatilimi ne zaman yapabileceğim? gibi cevabını bilmediğimiz binlerce soruyu bir süreliğine bırakıp mutfakta kontrol sahibi olabiliyoruz. Dikkatimizi sadece tarife, elimizdeki hamura, pişme süresine verebiliyoruz. Mutfağa gidip gelip pişti mi diye kontrol ediyoruz. Bu bekleyiş, sabretmeyi, anda kalmayı da yanında getiriyor.


Hatta bunu destekleyecek araştırmalar (1, 2) dahi var. Yemek pişirme gibi yaratıcı etkinliklerin stres yönetiminde yardımcı olabileceğini gösteriyor. Bir taraftan da evde yalnız değil, ailemizle berabersek, yemek yapmak aynı zamanda aile üyelerini ve bir araya getiren ve aralarındaki bağı güçlendireen bir etkinlik de olabilir.


Afiyet olsun, kendinize dikkat edin.


Referanslar:

1-Psychological Benefits of the “Maker” or Do-It-Yourself Movement in Young Adults: A Pathway Towards Subjective Well-Being, Ann Futterman Collier & Heidi A. Wayment ,Journal of Happiness Studies volume 19, pages 1217–1239(2018)

2- Everyday creative activity as a path to flourishing, Tamlin S. Conner,Colin G. DeYoung &Paul J. Silvia, The Journal of Positive Psychology, Pages 181-189 | Received 27 Jan 2016, Accepted 28 Oct 2016, Published online: 17 Nov 2016

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.