Tarot bir ayna gibi kullanılabilir. Bize asla bilemeyeceğimiz gizemli alemlerden haber vermez, zaten sezgisel olarak biliyor olabileceklerimizi yorumlamamız için bazı sembollerle içsel bilgeliğimize eşlik eder.


Tüm o tütsüler, loş ışıklar, ipekli kumaşların üzerine yayılmalar ve diğer tüm seremonik düzenlemeler de aslında, sezgilerimizi serbest bırakacağımız bir alan yaratmak içindir. Çok fazla karikatürize edildiği için ve tarot deyince birçok insanın aklına kocaman halka küpeleriyle ve tuhaf bakışlarıyla kadife masasına eğilmiş bir falcı geldiği için, tarotun aslında bir fal çeşidi olmadığını anlatarak başlamak önemli olabilir.


Tarot nedir?

Tarot, 78 farklı karttan oluşan bir desteden seçilen çeşitli sayıda kartları, çeşitli şekillerde bir araya getirerek yorumlama işidir. Tarot kartlarının ilk olarak 1400’lü yıllarda ortaya çıktığı biliniyor. İlk zamanlarda yalnızca iskambil destesi gibi, oyunlar oynamak için kullanılan tarot kartları, zamanla farklı anlamlar yüklenen ve çeşitli halleri sembolize eden çizimleri içeren özel bir desteye dönüştü.


78 kartın 22’si Majör Arkana, kalan 56 kart ise Minör Arkana kartları olarak tanımlanır.


Majör Arkana kartları, 0 numaralı kart olan Joker ile başlar ve 21 numaralı Dünya kartı ile son bulur. Herhangi bir seriye ait değillerdir ancak her birinin temsil ettiği, dahil olduğu bir element grubu bulunabilir ve Majör Arkanalar ayrı ayrı anlamları ve meseleleri temsil ederler.


Minör Arkana kartları, 4 ayrı seriden oluşur. Değnek, Para (Tılsım), Kupa, Kılıç isimli bu dört serinin her birinde 14 kart bulunur. Değnek serisi yaratıcılıkla ilgili konuları, Para serisi maddi dünyayla bağlantılı işleri, Kupa serisi duyguları ve Kılıç serisi de düşünceleri temsil eder. Her bir kartta bir sayı ve bu sayı ile bağlantılı bir gündelik olay resmedilir ve açılımda kartlar birbirleri ile olan ilişkileri ve konumları da gözetilerek değerlendirilir.


Tarot nasıl bakılır?

Tarot kartları çeşitli şekillerde dizilerek açılabilir. Tarot açılımları olarak bilinen bu dizme şekilleri, tek bir kart ile tek bir soruya cevap aramak, üç kart ile geçmiş-şimdi-gelecek durum değerlendirmesi yapmak, en yaygın açılımlardan biri olan Kelt açılımı veya benzer başka bir açılım ile bir konu hakkında daha derinlemesine bir okuma yapmak şeklinde yapılabilir. Tarota yeni başlayanlar, bir açılım seçerek kartları bu şekilde dizebilir ve açılımdaki kartların anlamlarına tek tek bakarak açılımı yorumlamayı deneyerek tecrübe kazanabilir.



Tarot kartlarının anlamlarını nasıl öğrenebilirsiniz?

Tarot ile ne şekilde haşır neşir olacağınız tamamen size kalmış. Kartlar üzerinde tek tek kafa yormak, kendi çizimlerinizi yaparak tarot sembolizmini anlamak, tarot üzerinde çalışan başka heveslilerle birlikte deneyimlerinizi paylaşmak, her gün bir kart seçip o kart üzerinde düşünmek gibi çeşitli çalışmalarla bilginizi derinleştirebilirsiniz.


Uzmanlar, tarot yorumlamada derinleşmek için bunları öneriyor:


1- Kartlarınızla bağ kurun

Tarot kartları ile ilgili yaygın efsanelerden biri, kendi kendinize gidip bir deste tarot kartı satın alamayacağınızı, doğru kartların size hediye edilmesi gerektiğini söyler. Buna inanıp inanmamak size kalmış. Ancak daha fazla doğru kartların sizi bulmasını beklemek istemiyorsanız, gidip gözünüze kestirdiğiniz, size hoş görünen bir desteyi alarak da pekala başlayabilirsiniz.


Destenize sahip olduktan sonra, kartlarınızı koyacağınız özel bir kumaş torba kullanabilir, tarot açarken masaya/yere sereceğiniz güzel bir örtü kullanmayı tercih edebilir ve buna benzer birçok yolla destenizi size ait kılacak küçük dokunuşlar yapabilirsiniz. Kartlarla bağ kurmak, uzmanların söylediğine göre açılımlarda dikkatinizi daha iyi odaklamanıza, sezgilerinizi tarotun verdiği mesajları daha iyi algılayacak şekilde yönlendirmenize yardımcı olacaktır.


2- Küçük başlayın

Bir sürü kartı yan yana, alt alta, üst üste koyarak yorumlamaya çalışarak başlamaktansa, küçük açılımlarla başlayın. Yan yana iki kart seçin ve belirli bir konu hakkında nasıl mesajlar verebileceklerini düşünün. Kartların birbirleriyle ilişkileri üzerinde de kafa yormak, daha geniş açılımlarda daha derin yorumlar yapabilmenizi sağlayacaktır.


3- Sabırlı olun

Ne kadar çok okusanız da, yüzlerce YouTube videosu izleseniz de, kartlarla birebir bağ kurmadan tarot bakma konusunda daha iyi olmayacaksınız. Zamanla kartlara alıştıkça, anlamları ve birbiriyle olan bağlantılarını derinden anladıkça, tarot yorumlamada daha iyi hale geleceksiniz ve bu da doğal olarak biraz zaman alacağı için, sabır gerektirecek.


4- Sezgilerinizi güçlendirin

Meditasyon ve yoga pratiği yapmak, rüya günlüğü tutarak rüyalarınızı takip etmek, genel olarak günlük tutarak iç aleminizi düzenli olarak gözlemlemek; sezgilerinizi kuvvetlendirmek için yapabileceğiniz çalışmalardan bazılarıdır. Size ne iyi gelecekse, onu yapın ve düzenli olarak yapın. Bu sayede semboller üzerinde düşünürken, tarot kartlarını yorumlarken, daha da ilginci, karşınızdaki kişiye sezgisel bir yorum sunarken daha sezgisel bir kanalda olabileceksiniz.


5- Kartlara dikkatlice bakın

Kartların üzerindeki resimler ve o kartın görsel olarak tanımlanma şekli, resimde bulunan çeşitli semboller ve serilerin işaret ettiği durumlar, tarot yorumlama için kritik önem taşır. Resimde gördükleriniz, bir bütünlük oluşturarak kartın üzerindeki sayı ile ve açılımda kartın bulunduğu pozisyon ile birlikte değerlendirilerek her açılım için farklı yorumlanabilir. Kartların üzerindeki resimler kadar, sizin o anda o kartın sizde uyandırdıkları ile yapacağınız yorumlar da önemlidir.





Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.