“Yaşadığınız ilişki, özellikle de evliliğiniz sizi mutsuz ediyorsa bunun ömür boyu mutsuzluk sebebi olmasından korkmayın. Mutluluk hissini kendi içinizde bulmanız mümkün.” Michigan Eyalet Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, mutsuz ilişkisini bir sebepten sürdüren veya sevgilisi olmadığı için kendini mutsuz hisseden kişilere umut veriyor.


Birçok kişi bir sevgilisinin olmasını hayal ediyor. Halbuki âşık olmak mutluluk garantisi vermiyor. Aşk acıyı, göz yaşını, hayal kırıklıklarını da barındırıyor. Beyindeki kimyasal varlığının 3-4 yıl sürdüğü söylenen aşk, geçici bir yoğunluk yaşatıyor. Peki, yaşam içinde mutlu olmak için karşı cinsle sürdürülen bir ilişki şart mı?


İlişkide yaşananlar kişinin bireysel mutluluğunu etkiliyormuş gibi görünse de bilim insanlarının yaptığı çalışmalar yaşama bir bütün olarak bakmanın asıl mutluluk kaynağı olabildiğini destekleyen sonuçlar tespit ediyor.


"Evli olmak mı bekar olmak mı daha mutlu eder?". “Aşk yaşamak mutlu olmanın garantisi midir?” Bilim insanları bu soruların peşinden gitti ve kişilerin hayatlarının genelindeki ilişki durumuna göre mutluluk düzeylerini ölçtü. Hayatlarının son döneminde olan kişilerin geriye dönüp yaşamlarını değerlendirdiğinde mutlu olup olmadığı, karşı cinsle olan ilişkilerinin genel mutluluk seviyelerini etkileyip etkilemediği ölçüldü. Çalışmada 18-60 yaşındaki 7.500’den fazla kişinin ilişki geçmişi incelendi. Evli, boşanmış ve bekar olan kişilerin sonuçları birbiriyle karşılaştırıldı. Positive Pyschology Dergisi’nde yayınlanan çalışmada, hayatlarının ileri aşamasına geldiğinde hangi gruptakilerin mutlu olduğunu ortaya kondu.


“İnsanlar genellikle mutlu olmak için evlenmek gerektiğini düşünürler.” diyen araştırmacılar, katılımcılara “Sizce insanlar mutlu olmak için bir ilişki yaşıyor mu olmalıdır?”, “Tüm hayat boyu ilişki yaşamak mutsuzluğa sebep oluyor mu?” gibi çeşitli sorular sordu.


Katılımcıların %79’u yaşamlarının çoğunu evli olarak geçiren kişilerdi. Yüzde 8’i sürekli bekar ya da hayatlarının büyük bir kısmını evli olmadan geçirmiş olan insanlardı. Yüzde 13’ü ise çeşitli ilişki geçmişlerine sahipti ve çeşitli ilişkilere başlayıp bitirme, boşanma, eş kaybı veya yeniden evlenme öyküsü vardı. Araştırmacılar daha sonra, katılanlar arasında yaşça büyük olan kişilere sorularını yöneltti ve mutluluk seviyelerini değerlendirmeleri istedi. Sonuçlar diğer grupla karşılaştırıldı.



“Aşk hayatı nasıl olursa olsun, mutlu olmak bireysel bir tutum”

Michigan Eyalet Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde yapılan araştırmanın sonuçları, hayat boyu bekar olanların evli olan veya ilişki geçmişi olan kişilerden daha mutlu olmadığını ortaya koydu. Daha önce hiç aşk ilişkisi yaşamamış kişilerle karşılaştırıldığında ise bu kişilerin mutluluk seviyeleri daha yüksek bulundu. Araştırmada mutsuzluğu evliliğe bağlayan kesin bir sonuç ise tespit edilemedi. Evli insanların mutluluk seviyelerinde çok hafif bir yükseklik görüldü ancak araştırmacılar bunun istatistiki olarak önemsiz bir fark olduğunu belirtti.


Yorumlara göre; bireyin mutluluk seviyesi söz konusu olduğunda, ilişkide olup olmama durumu yaşam hikayesinin bütününü nadiren etkiliyor. İnsanlar üzüntü kaynağı olan ilişkiler içinde kalmaya devam edebiliyor ancak bu bile o kişilerin yaşamlarını “Mutsuz” olarak değerlendirmesine sebep olmuyor.


İlişkinin yaşattığı duygusal yoğunluk, tüm hayatı mutlu veya mutsuz olarak değerlendirmeye sebep oluyor. Yaşamının ileri evresinde olan kişiler ise bu mutsuzluk halinin geçici olduğunu biliyor. Bilimin vurguladığına göre mutluluk ilişkiye değil, yaşama bakış açısına bağlı olarak yaşanıyor ve yaşamda karşılaşılan deneyimler ne olursa olsun, mutlu hissetmek daha derinde bir hal olarak kendini gösteriyor.


İkili ilişki içinde yaşanan mutsuzluk tüm yaşamı etkilemiyor. Öte yandan bekar insanlar dostlukları, hobileri ve çalışma yaşamları gibi hayatlarının farklı yönlerinden zevk alarak yaşamlarını sürdürebiliyor. Konu mutluluğu bulmak olduğunda ilişki içinde olmaya fazla önem verilmesi işe yaramaz bir tutum olarak yorumlanıyor. Dış koşullardan bağımsız olarak içsel mutluluğu bulmak için yaşlı insanlar ilham veriyor.


Hazırlayan: Senem Tahmaz


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.