Kasım ayı doğanın artık yeni mahsül vermediği, hasat zamanının tamamlandığı, yılın karanlık ve soğuk tarafına geçiş yapılan bir zamanı ifade eder. Bu doğa takvimi tarihten günümüze kadar gelen bazı gelenekleri de beraberinde getirmiştir. Birçok kültürde Ekim ayının son günü 31 Ekim’den başlayıp 1 Kasım’a kadar Cadılar Bayramı kutlanmaktadır. Bu şenliklere Samhain adı da verilmektedir. Samhain sırasında fiziksel dünya ile ruh dünyası arasındaki perdenin (veya engellerin) inceldiğine (yıkıldığına) dair inançlar vardır.
Bu dönem esasen Akrep burcunun zamanıdır. Ölüler diyarı veya yeraltı semboliği, Akrep burcunun semboliğidir. Çünkü Akrep burcunun modern yöneticisi Plüton yer altı tanrısı Hades’tir. Zaman Hades’in zamanıdır. Yer altına inileceğinin ve kış döneminin geldiğinin haberini verir. Aslında inzivayı ve ruhen içe çekilmeyi de ifade eder yerealtı metaforu. Yüzyıllardır insanlar doğa takvimiyle paralel, inançlar geliştirmiş ve bir sembol dili oluşturmuştur. Mitoloji de bunların en önemli örneklerindendir.
Akrep arketipi, soyut olanı, derinlerde bastırılan, görülemeyen, gizli olanı, sezgisel olayları, öte alemi, mana alemini ifade eder. Görünenin ötesindeki görünmeyendir.
Ölüm ve yeniden doğuşun sembolizmasıdır. Ölüm şekil değiştirmektir. Fizik beden için de öyledir, ruhsal olarak da. Ölüm kulağa korkutucu gelse de aslında her zaman olan ve dikkat kesilmediğimiz bir tarafı vardır. Bir şeyin artık eski haliyle var olmaması, şekil değiştirmesi, başka bir versiyonla var olmasıdır. Vücudumuzda gün içerisinde bir sürü hücre ölür yenileri var olur, doğada ağaçlar yaprak döker kuru dallar kalır, sonra tekrar zamanı geldiğinde yeniden yeşillenir.
Ruhen de böyledir. Bazen artık bize iyi gelmeyen alışkanlıklarımızı, eski inançlarımızı öldürmemiz gerekir. Tutunduğumuz dalları bırakmamız gerekir. Metaformozun tamamlanması için ölüm gerekir. Eski benliğimizi öldürmek… Ve yeniden doğurmak.
Bu kısım önemli! Özellikle durmak, vazgeçmek, elemek temasını düşünmenizi istiyorum.
Hayat daima öngörülemez ve belirsizdir.
Bu kaos içindeki düzeni görmek, bundan zevk alarak bu belirsizlik içinde yaşamayı öğrenmek gerek!
Kasım ayının ilk yarısı bize Ekim ayıyla benzer mesajlar veriyor. Çünkü gökyüzünde Venüs ve Merkür retrosu devam ediyor. Retroların devam ettiği bu süreçte hala yeniyi konuşmak için doğru zamanda değiliz. Olan biteni, sahip olduklarımızı, düşünmemiz gereken bir zaman süreçteyiz. Ekim ayında başlayan ve devam eden retrolar bize zor da olsa vazgeçmeyi öğretiyor. Bu bir arınma dönemi… Hayatta katı olduğumuz yerleri, zayıf olduğumuz duyguları, aşırı sahiplendiğimiz her şeyi bize hatırlatan bir süreçten geçiyoruz.
Bazen kayıp duygusuyla yüzleşmeyi öğretiyor. Hayatta öncelikli değerlerimizi sorgulatıyor.
Ve Akrep burcunun kontrolcü yapısı, başımıza gelen yönetilemeyen olaylarla karşılaştıkça bizlerde çatışma duygusu yaratıyor. Retroların birçok kişi için hissiyatı kapana sıkışmış, kaçışı mümkün olmayan bir labirentte gibi hissettirebilir. Retrolar bittikten sonra her şey çözülmüş olmayacak. Bu dönemi retrolara geri sayım yaparak geçirmek ve sonra mutlu sona ulaşmak gibi düşünmeyin. Kayıp, sorgulama, hayatı yönetememe ve en sonunda teslimiyet duygusuna varana kadar hayat olayları peşi sıra önümüze getirebilir.
Hayat bize olduğun yerde dur, düşün, iyi analiz et, yeni öncelikler ve kararlarla bu dönemi tamamla diyor.
Ekim başından Kasım ortasına kadar başımıza gelen her olay, düşünce, üzüntü, kararsızlık, belirsizlik ve kaoslar, öngörülemez, yönetilemez ama değiştirilemez de olan şeylerdi.
Bu retrolardan sonra yeni bir düzen başlayacak. Önceliklerimizin, taleplerimizin ve bakış açımızın değiştiği yeni bir benlik dönemi…
2026’nın bitmesine çok az bir zaman kala, gökyüzü ciddi bir değişim ve dönüşüm koridorundan bizi geçiriyor. Buradan geçmeme gibi bir şansımız yok. Hayat bir kez daha klasik hatırlatmasını yapıyor. Hayat öngörülemez ve belirsizdir.
Bundan zevk alarak, bu belirsizlik ve kaos içindeki düzeni görerek yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bizim üzerimizde, çok daha büyük bir sistem ve döngü işliyor.
Bizler ise çoğu zaman olayları değiştiremiyoruz ancak bakış açılarımızı ve duygularımızı yönetebiliyoruz.
Ters giden, eksik kalan, gözardı edilen bir şeyler varsa bu dönem önümüze getiriyor.
15 Kasım’a kadar olan süreçte genel olarak hayatı zorlamamak, sabırlı olmak, ancak idrak ederek, anlam çıkararak, analiz ederek geçirmeye çalışın. Bu dönem artık ne istediğinizi bildiğiniz kadar neyi de asla istemiyorsunuz daha iyi anlayacaksınız. Ve hayat en önemli öğretisini tekrar edecek. Gelecek belki de yok "an"da yaşamayı, anını güzelleştirmeyi öğren. Geçmiş ve gelecek girdabında kalma… Sadece "AN"da ol!
Bu dönemi rahatlatan en önemli anahtar kelimeler; "Teslimiyet ve Kabul" olacak.
Kasım ayının önemli günleri;
4 Kasım’da 12 derece Akrep burcunda Güneş Merkür kavuşumu olacak. Otorite figürleri ile görüşmek, yeni anlaşmaları ve iş birliklerini konuşmak için güzel zamanlar. Eğitim, sunum, tez vs gibi Merküryen temalar için oldukça destekleyici etkilere sahip.
9 Kasım’da 16 derece Akrep burcunda yeni ay yaşanacak. Fiziken, somut ciddi adımlar olmasa bile zihinde net kararlar verdirebilir. Duygusal olarak, ruhen ani kopuşlar yaşatabilir. Yeni kararları iyice gözden geçirmek iyi olacaktır. Kasım ortasından itibaren burada atılan adımların, düşüncelerin hayatlarımızda suret bulduklarına şahit olabiliriz.
12 Kasım’da Jüpiter Güney Ay Düğümü (GAD) kavuşumu 25 derece Aslan burcunda olacak. Şans ve fırsatların kadersel olarak hayatımıza geldiği, eski karmik konuların hayatımızda şifalandığı, görmeyi reddettiğimiz konuları, hayatın gözlerimizin önüne getirdiği zaman dilimi olabilir.
13 Kasım’da 5 derece Akrep burcunda Merkür direkt hareketine başlıyor.
14 Kasım’da ise 22 derece Terazi burcunda Venüs direkt hareketine geçiyor. Böylece gökyüzünün iki önemli kişisel gezegeni retroları bitirdiğinden, bireysel hayatlarımızda sis bulutu dağılıyor gibi hissettirebilir. Duygusal olarak yaşanılan yorgunluklar, zihinsel karışıklıklar geride kalırken, retro süresince kararını almakta zorlandığımız yerlerden cesaretle yeni adımlar atabileceğimiz bir sürece girebiliriz. Mars’ın Güney Ay düğümü kavuşumu da 25 derece Aslan burcunda olacak. Yeni karar alırken nelerden vazgeçildiğini ve yeni kararların veya oluşumların artı eksilerini iyi tartmak gerektiğini hatırlatıyor.
17 - 18 Kasım’da Güneş’in Kuzey ve Güney Ay Düğümleri, Jüpiter ve Mars ile kare açı yapacak olması, koşulları zorlamamak, otorite figürleri ile zıtlaşmamak gerektiğinin hatırlatması yapıyor.
22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiş yapıyor. Gökyüzünde özgürleşme, sosyalleşme ve neşe teması artıyor. Uluslararası işler, ticaret hız kazanabilir.
23 Kasım’da Venüs’ün Kuzey Ay Düğümü ile destekleyici açısı aşk ve ilişkiler açısından destekleyici olurken, beklenilen paraların gelmesi, finansal bereketlilik açısından pozitif etkilere sahip.
24 Kasım’da 2 derece İkizler burcunda dolunay yaşanacak. Havada kalan beklenilen konuların hayatımızda netleşmesi açısından destekleyici etkilere sahip. Güzel haberler almak, yeni fikirleri hayata geçirmek, yaratıcılık, ilham gerektiren işler, projeler ve seyahatler bakımından pozitif bir etki yaratabilir.
26 Kasım’da Güneş Uranüs karşıtlığı, hayatımızda öngörülemez sürpriz konuları ve temaları getirebilir. İsyankar tavırlara açık olduğundan, ani kararlar almamakta fayda var. Dünya genelinde sarsıcı gündemlere, otorite ile zıtlaşmalara, fikir ayrılıklarına sebep olabilecek etkilere sahipken öte yandan, şiddetli hava ve doğa olaylarına da şahit olabiliriz.
26 Kasım’da ise Mars Başak burcuna geçiş yapıyor. Hayatlarımızı ve rutinlerimizi tekrar oturtturmak açısından çok destekleyici. Mars Başak burcunda iken plan, program ve düzen sever. Hayatınızda kendi tercihinizle yarattığınız belirsiz temaları bu dönem elemek ve yeni bir ajanda yeni bir plan ile hayata düzenli ve net yaklaşmak bu dönemi verimli geçirmenize sebep olabilir.
Keyifle, neşeyle, sağlıkla bir Kasım ayı geçirmenizi dilerim.
Çok sevgiler,
Beni aşağıdaki sosyal medya hesabımdan takip edebilirsiniz;
Instagram: busra.efe_