Son günlerde ülkemizi yasa boğan, okullarımızda küçücük çocukların birbirini incittiği ve hayattan kopardığı o korkunç olayların gölgesinde bir 23 Nisan sabahına uyanıyoruz. Bu tarifsiz acı bize gösterdi ki; görülmeyen, duyulmayan ve sevgiyle sarmalanmayan her çocuk kendi içinde bir savaş veriyor. İşte tam da bu yüzden bu 23 Nisan sadece bayrakların asıldığı bir gün değil; hem kaybettiğimiz o canları anma hem de içimizde bir yerlerde görülmeyi ve sevilmeyi bekleyen o 'küçük çocuğa' kocaman sarılma vaktidir.
Numerolojiye göre; dünyaya gözlerimizi açtığımız tarih, ruhumuzun bu hayata hangi oyunları oynamaya ve hangi dersleri öğrenmeye geldiğini anlatır. Şimdi, o masum yıllara doğru bir yolculuğa çıkalım. Hazırsanız, içinizdeki çocuğun elinden tutma vakti geldi!
Hesaplamayı nasıl yapacağız?
Doğum gününüzü, ayınızı ve yılınızı tek tek toplayarak iki haneli bir sayı elde edin. Çıkan bu sayıyı, tek haneli bir sayı kalana kadar kendi içinde bir kez daha toplayın.
Önemli not: Eğer ilk toplamada sonucunuz 11, 22 veya 33 çıkarsa, bunları kendi içinde toplamayın! Onlar özel sayılardır ve doğrudan kendi anlamlarını okumalısınız.
Örnek hesaplamalar:
14.05.1992 tarihinde doğan biri için: 1+4 + 0+5 + 1+9+9+2 = 31 -> (3+1) = 4
29.10.1983 tarihinde doğan biri için: 2+9 + 1+0 + 1+9+8+3 = 33 (İndigo sayısı olduğu için sadeleştirmiyoruz.)
Şimdi çıkan sayınıza göre içinizdeki çocuğun hikayesini okuyabilirsiniz:
1: Kendi yolunu çizen çocuk
Sen, daha küçücükken bile ne istediğini çok iyi bilen o kararlı çocuktun. "Ben yapacağım!" cümlesi senin mottondu. Başkalarının koyduğu kurallara uymaktansa kendi oyununu icat etmeyi, oyunlarda liderliği üstlenmeyi severdin. Özgürlüğüne düşkün, inatçı ama bir o kadar da cesur kalbinle, her zaman kendi ayakların üzerinde durmak için çabalardın. Ruhunun derinlerinde uslu bir çocuk değil, bireyselliğinin takdir edilmesini bekleyen korkusuz bir kahraman yatıyordu.
İçindeki çocuğa not: "Kendi yolundan gitmeye cesaret etmeye devam et!"
2: Sevgi ve uyum arayan çocuk
Senin küçücük kalbin, büyük bir empatiyle çarpıyordu. Arkadaş grubunun gizli kahramanı ve herkesi bir arada tutan kişisi kesinlikle sendin! Ortamda bir gerginlik olduğunda bunu ilk sen sezer, sıcacık gülümsemen ve uyumlu tavrınla anında havayı yumuşatırdın. Bencilce "benim dediğim olsun" diye inatlaşmak yerine, "birlikte oynayalım, birlikte mutlu olalım" felsefesini daha o yaşta çözmüştün. Senin ince ruhun ve zarafetin asla zayıflığın değil; aksine insanları sana çeken ve krizleri sessizce çözen en büyük süper gücündü.
İçindeki çocuğa not: "Başkalarına gösterdiğin sonsuz anlayışı, şimdi kendine de gösterme vakti!"
3: Neşeli ve hayalperest çocuk
Evin ve sınıfın neşe kaynağı kesinlikle sendin! Sürekli konuşan, kelimelerle, renklerle veya şarkılarla kendini ifade etmeye çalışan kıpır kıpır bir çocuktun. Hayal gücünün sınırları yoktu, boş bir karton kutu, senin için uzay gemisi olabilirdi. Bazen dikkatin çok çabuk dağılırdı ama yaydığın o coşkulu enerjiyle herkesin yüzünü güldürmeyi başarırdın.
İçindeki çocuğa not: "Bu gri dünyaya renk katmak senin süper gücün, neşeni ve sesini asla kısma!"
4: Güvenli limanları inşa eden çocuk
Sen yaşından beklenmeyecek kadar olgun, sorumluluk sahibi ve düzenli bir çocuktun. Legolarla en sağlam evleri sen inşa eder, eşyalarını özenle saklardın. Sana ait eşyaların alınmasından, atılmasından hiç hoşlanmazdın. Belirsizlik seni huzursuz ederdi; bu yüzden kuralları bilmeyi, her şeyin yerli yerinde olmasını isterdin. Ailenin belki de ‘büyümüş de küçülmüş’ diye sevdiği, güven veren, ayakları yere sağlam basan o minik ruh sendin.
İçindeki çocuğa not: "Her şeyi kontrol etmek zorunda değilsin; bazen sürprizlere izin vermek de güvenlidir."
5: Sınırları aşan özgür çocuk
Yerinde duramayan, dizleri hep yara bere içinde olan, her yeri keşfetmek isteyen o meraklı çocuk, sendin! Kapalı kapılar, katı kurallar veya "yapma" denilen şeyler sana her zaman daha cazip gelirdi. Ağaçlara tırmanmak, yeni sokaklar keşfetmek, rüzgarı yüzünde hissetmek ruhunu beslerdi. Dünyayı bir oyun parkı gibi gören, kurallarla sınırlandırılmaya hiç gelemeyen, değişime ve maceraya aşık bir çocuktun.
İçindeki çocuğa not: "Dünya hala senin keşfetmeni bekleyen kocaman bir oyun parkı, özgür ruhunu hiçbir kalıba sokma!"
6: Şefkatli ve koruyucu çocuk
Evcilik oyunlarında hep "anne" veya "baba" rolünü kapan, sokakta bulduğu her kediyi eve getirmeye çalışan, o kocaman kalpli çocuk, sendin! Kardeşlerini veya sevdiklerini korumak senin doğanda vardı. Ailene, yuvana ve sevdiklerine derinden bağlıydın. Herkesin iyi hissetmesini sağlayan fedakar ve şifacı bir ruh taşıyordun.
İçindeki çocuğa not: "Başkalarına cömertçe sunduğun sonsuz şefkat ve sevgiyi, şimdi biraz da kendine gösterme vakti."
7: Derin ruhlu çocuk
Kalabalıklarda koşturmak yerine köşesine çekilip kitap okumayı, yıldızları izlemeyi veya insanları gözlemlemeyi seven o derin ruhlu çocuk, sendin. Sürekli "Neden?" diye sorar, yüzeysel cevaplarla asla yetinmezdin. Kendi iç dünyan o kadar zengin ve büyüleyiciydi ki, çoğu zaman yalnız kalmak senin için bir ödüldü. Gizemli ve farklı bir çocuktun.
İçindeki çocuğa not: "Farklı hissetmen senin minik bir bilge oluşundandı. Sezgilerine güvenmeye ve kendi derinliklerinde yüzmeye devam et."
8: Güçlü ve adil çocuk
Oyun oynarken bile strateji yapan, monopoly'de iflas etmeyen, hakkını asla yedirmeyen güçlü çocuk, sendin! Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten hiç çekinmezdin. İçinde doğuştan gelen bir otorite ve organizasyon yeteneği vardı. Haksızlık karşısında sesini en çok sen çıkarırdın. Hedeflerine ulaşmak için çabalayan, dayanıklı ve kararlı bir çocukluk geçirdin. Küçük yaşta paranın, emeğin ve başarının değerini anladın. Hedeflerine ulaşmak için gösterdiğin çaban, büyüklerin sana hep hayranlıkla bakmasına neden olurdu.
İçindeki çocuğa not: "Gücün sadece başarmaktan değil, kalbindeki adalet duygusundan geliyor. Kendine karşı da adil olmayı unutma."
9: Dünyayı kucaklayan bilge çocuk
Bazen sanki bu dünyaya daha önce defalarca gelmiş gibi hisseden bir çocuktun. Dünyadaki tüm duyguları hissedebilen, televizyondaki bir habere bile kalbi sızlayan, derin bir empati yeteneğin vardı. Herkese yardım etmek, dünyayı daha güzel bir yer yapmak isterdin. Sadece kendi mutluluğunla değil, herkesin iyi olmasıyla ilgilenirdin. Küçücük bedenine dünyayı kurtarma hayallerini sığdırdın. Senin sevgin sınırsız ve evrenseldi.
İçindeki çocuğa not: "Tüm dünyayı iyileştiremezsin belki ama kendi içindeki o şefkatli çocuğu daima koruyabilirsin. Olduğun halinle çok değerlisin."
11: Sezgisel ve ışık saçan çocuk
Sen diğer çocuklardan biraz farklıydın; sanki görünmeyeni gören, söylenmeyeni duyan, herkesten daha olgun biriydin. Sezgilerin o kadar güçlüydü ki; bir ortama girdiğinde kimin üzgün, kimin mutlu, kimin samimi olduğunu hemen anlardın. Hayal dünyan bir masal diyarı gibiydi. Bazen bu dünyaya ait değilmişsin gibi hissettiğin, bazen de sana dışlanmışsın gibi gelen anlar oldu. Sen daha minicikken bile; etrafına ışık tutan, farkındalık yaratan, özel bir enerji taşıyordun.
İçindeki çocuğa not: "Empatin senin zayıflığın değil, en büyük gücün. İçindeki o parlak ışığın dünyaya yön vermesine izin ver."
19: Kendi ışığıyla parlayan çocuk
Sen yaşıtlarına göre çok daha kararlı, ne istediğini bilen ve kendi ayakları üzerinde durmayı erkenden öğrenen, o güçlü çocuktun. Bir sorun olduğunda köşeye çekilip yardım beklemek yerine, "Ben hallederim!" diyerek kolları sıvayan minik kahraman, kesinlikle sendin. Yol göstermek ve parlamak senin doğanda vardı ama o cesur kalbin, bazen yorulup arkasına yaslandığında "Bırak, senin yerine ben yapayım" diyecek bir şefkati de gizlice arzuluyordu.
İçindeki çocuğa not: "Senin ışığın etrafını aydınlatmaya fazlasıyla yeter. Ama her şeyi tek başına omuzlamak zorunda değilsin; destek görmeyi kabul etmek seni asla zayıf kılmaz."
22: Büyük hayallerin mimarı çocuk
Sen küçükken sadece oyun oynamaz, adeta bir dünya inşa ederdin. Hayallerin o kadar büyüktü ki, adeta gelecekte yapacağın büyük işlerin provasını yapıyordun. En ufak bir oyunda bile her şeyin en iyisi olmasını isterdin. O yaşta dahi, sanki omuzlarında çevreni güzelleştirme sorumluluğu varmış gibi, kendine gereğinden fazla yüklenirdin. Dışarıdan "uslu" ya da "ciddi" duran o halinin altında, aslında sevdikleri için mükemmel ve yıkılmaz bir dünya yaratmak isteyen çok şefkatli bir kalp yatıyordu. Pratik zekan erkenden gelişmişti. Somut şeyler üretmek, bir eser ortaya koymak seni mutlu ederdi. Sen dünyada kalıcı izler bırakmak için doğmuş o miniktin.
İçindeki çocuğa not: "İnşa ettiğin her şeyin temeli sevgidir. Büyük işler başarmak için acele etme, hata yapmaya da izin ver, ruhun zaten o bilgeliğe sahip."
33: Evrensel lider çocuk
Sen bu dünyaya, etrafına saf sevgi ve neşe dağıtmaya gelmiş gibiydin! O küçücük yaşında bile olaylara kocaman bir olgunlukla bakar, sevdiklerinin ne hissettiğini sadece gözlerinden anlardın. Ağlayan birini gördüğünde ona sarılmadan duramaz, dünyadaki tüm canlıları aynı büyüleyici şefkatle kucaklardın. Varlığın, girdiğin her ortama adeta sihirli bir huzur verirdi. Kalbine evrensel bir bilgeliği sığdırmış, sadece gülümsemesiyle bile etrafındaki herkesin gününü aydınlatan, lider, eşsiz ve özel çocuktun.
İçindeki çocuğa not: "Başkalarının hayatına dokunan sevgin, senin en büyük sihrin. Şimdi sevgini kendine sunma ve güçlü potansiyelini keşfetme vakti!"
Sevgilerimle,
Karma Astrolog İnci Hacıyusufoğlu
@incininyildizi