HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Belirsizlikler karşısında hayatın akışına güvenmek
Giriş: 11 Ocak 2026, Pazar 22:17
Güncelleme: 12 Ocak 2026, Pazartesi 00:00

Hayatınızda planlamadığınız ya da beklemediğiniz şeyler olmuş olabilir; kontrol edemediğiniz şeyler gerçekleştiğinde, zorlanmış ve ne yapacağınızı bilememiş olabilirsiniz. Hatta tükenmiş, cesaretiniz kırılmış ve verecek pek bir şeyinizin kalmadığını da hissetmiş olabilirsiniz. Bu noktada aklınıza artık size hizmet etmeyen şeyi bırakmanın her zaman daha uyumlu bir şey için alan açacağı gelebilir. Hayatın, henüz özgür olmadığımız yerleri bize göstermek için karşımıza durmadan birtakım durumlar çıkardığını düşünebiliriz. İnanın, hepimiz bu durumlarda aynı şeyle yüzleşiyoruz. Belki sizin için “evren”, “yaratıcı güç” ya da “kaynak” demenin başka bir yolu olabilir; bizi kim olduğumuzun en otantik ifadesine doğru yönlendiren, iyicil bir güç. İnsan olma deneyimini yaşamak ve her birimizin, çok daha büyük bir şeyin benzersiz bir parçası olduğunu hatırlamak için buradayız; evrenin sonsuz niteliklerinin tek ve eşsiz bir birleşimi. Ayrı bir benlik algımızı bıraktığımızda ve hepimizin aynı “kaynak”tan geldiğini hatırladığımızda, kendimize koyduğumuz sınırları da serbest bırakırız. Bu tevazu ve teslimiyet hâlinden sonra, hayat gerçekten uyumlanabileceğimiz fırsatları önümüze getirmek için daha fazla alana sahip olur.

Bunların hepsini bilsek bile, uçuruma atlamamız gereken o andan kaçış olmayabilir; arada kalmışlığı kucaklamak zorunda olduğumuz o an; yapmamız gereken şey bilinmeyenle yüzleşme cesaretini çağırmak ve evrene güvenmektir. Evrene güvenmeyi deneyerek artık size ait olmayanı bırakmayı ve yeni bir şeyin ortaya çıkması için alan açmayı seçebilirsiniz.

Envanter çıkarın

Bulunduğunuz durum ile sırada neyin olduğunu merakla beklediğiniz zaman arasındaki o sessiz alanda, kendinizle ilgili bir envanter çıkarma ve ne istediğinizi netleştirme gibi güzel bir fırsatınız vardır. İster aşkı, ister kariyeri, ister evi ya da başka herhangi bir şeyi, hayatınıza çağırıyor olun; son durumunuzu gözden geçirin ve neleri sevdiğinizi, neleri geride bırakmaya hazır olduğunuzu listeleyin. Burası durup, olması gereken kırılmaların gerçekleştiği alandır; eksiklikten değil bolluktan gelen bir davranışı ya da seçimi tekrar edip etmediğinizi fark edebileceğiniz yer. Eğer bugüne kadar idare etmekle yetindiyseniz, bir sonraki durumunuz gerçekten hak ettiğiniz bir ilişki ya da fırsat olabilir. İşte bu, tam da otomatik pilotu kapatıp direksiyon başına geçtiğiniz andır. Elinize geçeni kabul etmeyi bırakıp, ruhunuzun gerçekten arzuladığı şeye doğru yöneldiğiniz an…

Kendinize bu durumda sorabileceğiniz birkaç soru:

  • Beni gerçekten enerjiyle dolduran neydi ve beni ne tüketti?
  • Uyumdan ziyade konfor, korku ya da alışkanlık nedeniyle nerede kaldım?
  • Seçimlerimde, ilişkilerimde ya da iş dinamiklerimde hangi kalıpların tekrar ettiğini fark ediyorum?
  • Günlük hayatımda nasıl hissetmek istiyorum ve bunu desteklemek için nelerin değişmesi gerekir?
  • Kararı korkularım vermeseydi, neyi seçerdim?
News Image
RUH

Daha kararlı olmanın yolları

Duygularınızı hissetmek

Ne istediğinizi netleştirdikten sonra, muhtemelen bu geçiş alanında yeni fırsatları keşfetmeye, yeni insanlarla tanışmaya ve size doğru neyin aktığını fark etmeye geçersiniz. Proaktif bir seçim ile tepkisel bir seçim arasındaki fark, rahatsız edici duyguları gerçekten hissedip hissetmediğinizdir. Eğer korku ya da öz-şüpheye direniyor ve kendinizi daha iyi ya da daha güvende hissetmek için herhangi bir şey elde ederek, duygularınızı yatıştırmaya çalışıyorsanız, bu seçim gerçekten güçlenmiş bir seçim değildir; yalnızca rahatsız edici bir duygunun üstüne yapıştırılmış bir yara bandıdır. Başka bir deyişle, yalnız olma hissine katlanamadığınız için yeni bir ilişkiye başlamayın. Önce yalnızlığı hissedin. Onunla arkadaş olun. Onunla oturun. Ondan korkan parçanızı sevin. Sonra, kendinize bu görülmeyi ve sakinleşme alanını verdikten, sakin ve nötr hissettikten sonra, gerçekten ne istediğinize karar verebilirsiniz.

Duygularınızı hissetmek için de:

  • Bir şey ortaya çıktığında, duraklayın.
  • Ne olduğunu ve bedeninizde nerede ortaya çıktığını fark edin. Onu tetikleyiciden nazikçe ayırın ve sadece olduğu şey olmasına izin verin; içinizde beliren bir his olarak.
  • Gözlerinizi kapatın ve üzerinizden akıp geçmesine izin verin. Analiz etmeyin; sadece onunla birlikte olun.
  • Onunla birkaç dakika oturun; tamamen içinden geçene ve diğer tarafta biraz huzur hissedene kadar.
  • Bu hissi uyandıran duruma teşekkür edin; size bu duyguyu hissetme ve daha özgür olma fırsatı verdiği için.
  • Bu egzersize ek olarak, enerjinin içinizden akmasına izin vermeyi unutmayın. Her gün dışarıda yürüyüş yapın. Kaygı hissettiğinizde derin bir karın nefesi almayı hatırlayın. Kolay sindirilen yiyeceklerle kendinizi besleyin. Dans edin. Fiziksel olarak durağan kalmayın. Her şeyin içinizden akmasına izin verdiğinizde ne kadar daha iyi hissettiğinizi fark edin.

Düşünce kalıplarınızı gözden geçirin

Hayatınıza büyük şeylerin girdiği zamanlara dönüp bir bakın. Bu anların etrafındaki kalıplar nelerdi? İster bilinçli ister bilinçsiz şekilde bu anları çağırmış olun; mutlaka bazı ortak temalar vardır.

Kendiniz üzerinde düşünmeniz için bazı sorular:

  • Hayatınızda büyük fırsatlar ya da ilişkiler ortaya çıkmadan hemen önce hangi içsel değişimler ya da farkındalıklar yaşandı?
  • Arzuladığınız bir şey tezahür etmek üzereyken enerjiniz ya da dikkatiniz nasıl değişiyor; gerçekleşme anına direniyor musunuz, zorluyor musunuz, yoksa akışta mısınız?
  • Bir durum/istek gerçekleşmeden önce çevrenizde hangi ince işaretler, tesadüfler ya da kalıplar ortaya çıkma eğiliminde oluyor?
News Image
BLOG

Hayat amacını bulmak: Kişisel gelişim kapısı

Kendinizi tesadüflere açın

Bu dönemlerde kendinizi izole etmemek ya da elektronik cihazlarınızı kullanarak vakit öldürmemek özellikle önemlidir. Dünyaya karışın ve kendinizi tesadüflere açın. Kahve dükkânlarında çalışın, gelen davetlere “evet” deyin ya da arkadaşlarınızı akşam yemeğine çağırın. Yeni bir derse katılın, bir sanat müzesini ziyaret edin ya da hep merak ettiğiniz bir dükkânı keşfedin. Keşfetmek isteyen o iç sesinizi takip edin ve kendinizi yeni insanlarla karşılaşabileceğiniz ortamlara yerleştirin. Yeni insanlarla tanıştığınızda onlara nazik olun, onlara değer katın, onları dinleyin ve onlardan ne öğrenebileceğinize bakın. Yeni fırsatların kapılarını her zaman başkalarıyla kurduğumuz bağlantılar açar; birbirimizle ne kadar iç içe olduğumuzu unutmamak önemlidir.

Eğer şu anda bilinmezlikte bir noktadaysanız, şunu hatırlayın: Evrene güvenmek, kusursuz bir plana sahip olmak ya da sırada ne olacağını bilmek değildir. Bu; ortaya çıkmak, içsel çalışmayı yapmak, duygularını hissetmek ve akışa açık kalmaktır. Envanter çıkardığınızda, dilek/istek kalıplarınızı fark ettiğinizde ve kendinizi tesadüflere açtığınızda, kim olduğunuzla gerçekten uyumlu fırsatlar için alan yaratırsınız; rutinlerinizin dışında yeni insanlarla tanışabilir ve taze deneyimlerden ilham alabilirsiniz.

Bilinmeyene atılan her adım, cesareti, kendine güvenmeyi ve teslimiyeti pratiğe dökme fırsatıdır. Geçiş sürecindeki hâlinizin içine yaslanın. İçgüdülerinizi takip edin, karşınıza çıkan işaretlere ve insanlara dikkat edin ve bir sonraki doğru fırsatın, çoğu zaman hayal edebileceğinizden bile daha güzel şekillerde, geleceğine güvenin.

Referanslar

Grace Abbott, “How To Trust The Universe When You Don’t Know What’s Coming Next”. Şuradan alındı: https://www.thegoodtrade.com/features/how-to-trust-the-universe/

News Image
RUH

Kendine güvenmenin sırrı

Paylaş:
brush-purple Yorumlar