HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Gizli haller bölüm 17: Kötü eden kaderler
Giriş: 18 Mayıs 2021, Salı 18:00
Güncelleme: 18 Mayıs 2021, Salı 18:00
Naciye Kavas

Balkonun yıkandıktan sonraki serinliği onu çocukluğunun geçtiği eve götürdü. Çukurova’nın bunaltıcı sıcağından biraz olsun uzaklaşmak için öğleden sonraları avlu boydan boya yıkanırdı. Islak betondan yayılan nem ve koku beş çayına hazırlığın da habercisiydi.

Komşular tepsilerle, plastik kaplarla gelirlerdi. Bir yandan sohbet ederler bir yandan da akşama yapılacak yemekleri el birliğiyle yaparlardı. İşler bitince mercimekli köfte ya da kısıra sıra gelirdi. Demli çayın kokusu, nar ekşisinin mayhoş tadı, en güzel öğünü oluştururdu.

Çaylar yudumlanırken gündemdeki konuya girilirdi,

“Saniye abla’nın oğluna istediği kızın kim olduğunu duydunuz mu?”

“Kofulu köyü’ndenmiş diyorlar.”

“Kızpek güzel değilmiş ama titiz, hamarat biriymiş. Tüm evi çekip çeviriyormuş.”

“Bu pis, pasaklı aileye gelmese bari.”

“Babası kızı vermiş bile. Saniyelerin durumu iyi diye hemen kabul etmiş.”

“Vah ki ne vah! Saniye’nin oğlu kumarbazın, berduşun teki. Kızın kaderi de ne kötüymüş.”

Yeni gelin, daha birçok beş çayının vazgeçilmez konusu olmuştu. Konuşulanları çoğu zaman içi acıyarak dinlerdi çünkü Yeni gelin ile arkadaş olmuşlardı.

Yine bir sohbette daha küçücük olan yüreği sızladı,

“Ben dememiş miydim size, bu gelini harcar bunlar, diye. Kızın yıkadığı atletler sakız, yaptığı yemekler dillerde. Gel gör ki bu Saniye’nin deyyus oğlu, her gece kumardan zil zurna gelip kadıncağızı evire çevire dövüyormuş.”

Ve yeni gelin, çeyizi gibi günden güne solmuştu. Önceleri kocasına mükellef sofralar kurmuş, o sofralarda beklemekten yemekleri gibi yavaş yavaş soğumuştu.

Yeni gelin gündemden bir süre hiç düşmemişti,

“Duydunuz mu, Saniye geline tokat atmış. Neden benim evimi de temizlemiyorsun, diye söylenirken gelini “Kendi evime, çocuğuma anca yetişiyorum” demiş. Sen misin bunu söyleyen! Saniye basmış tokadı.”

Arkadaşıyla ilgili son sohbeti ise hüzünle karışık bir rahatlamayla dinlemişti,

“Böyle olacağı belliydi. Su testisi su yolunda kırılır. Saniye’nin oğlu önce kumar borcu yüzünden dayak yemiş ardına hiçbir şey olmamış gibi meyhanede ziftlenmiş. Evin merdivenini zar zor çıkarken de üst basamaklarda dengesini kaybedip aşağıya kadar yuvarlanmış. Hekim, sakat kalabilir, demiş. Yeni gelin de çocuğunu alıp baba evine dönmüş.”

Yeni gelin ile babasının evine dönmeden önce vedalaşmışlardı. Onun yıllar içinde yıpranmış bedenini, katılaşmış yüreğini ilk defa o gün fark etmişti. Yeni gelinin ona son sözü ise “Seni her gün tekmeleyene sen öyle bir tekme at ki bir daha kalkamasın.” olmuştu.

Fotoğraf: Tuğçe Özdeniz Arslan

Önceki bölümler:

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 16: Kovulma arsızları

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 15: Dut savaşları

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 14: Kara gözlükler

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 13: Bekledim de gitmedim

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 12: Bu defa

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 11: Şans kapıyı çalınca

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 10: Dünya kırgınlıkları

News Image
BLOG

Gizli haller bölüm 9: Dağına göre kar

News Image
BLOG

Gizli Haller bölüm 8: Kara bulut

News Image
BLOG

Gizli Haller bölüm 7: Kimin yolu

News Image
BLOG

Gizli Haller Bölüm 6: Bir Oralet

News Image
BLOG

Gizli Haller bölüm 5: Küçük dünyalar

News Image
BLOG

Gizli Haller bölüm 4: Yasaklı çorba

News Image
BLOG

Gizli Haller Bölüm 3: Uzun Yol Dondurması

News Image
BLOG

Gizli haller - Bölüm 2

News Image
BLOG

Gizli haller - Bölüm 1

Paylaş:
brush-purple Yorumlar