Yeşim Hanım merhaba, benim iki yıldır bir ilişkim var. Erkek arkadaşım bana karşı ilgili, sevdiğini de söylüyor ama bir türlü hayatında kendime sağlam bir yer edinemedim. Ne zaman arkadaşlarıyla bir planı olsa ben sonradan haberdar oluyorum. Hafta sonu için bir şey yapmak istediğimde çoğu zaman arkadaşlarıyla programı olduğunu söylüyor. Bazen günlerce görüşmediğimiz oluyor ama o bunu hiç sorun etmiyor. Ama ben biraz geri çekilince hemen fark ediyor. Neden soğuk davrandığımı soruyor, gönlümü almaya çalışıyor. Birkaç gün her şey güzel gidiyor, sonra yine aynı düzene dönüyoruz. Ben artık sürekli ilgi isteyen, hesap soran bir kadın gibi görünmekten yoruldum. Onun hayatında olmak istiyorum ama bütün hayatının merkezine beni koysun da istemiyorum. Sadece beni de hesaba katsın, benimle plan yapsın, beni özlesin istiyorum. Ekim ayı başında evlilik konusunu açtım. Şu an böyle şeyleri düşünmediğini, biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. İki yıldır birlikteyiz, ne kadar daha beklemem gerektiğini de bilmiyorum. Yaşım oldu 29. Onu seviyorum ama sanki ben bu ilişkiyi bir yere taşımaya çalışırken o olduğu yerde kalmaktan memnun. Beni oyalıyor, zamanımı çalıyor gibi hissetmeye başladım. Yaşım geçiyor. Ayrılmaya korkuyorum çünkü belki de evleneceğiz diyorum ama ne yapacağımı bilemediğim bir dönemdeyim. Bu yüzden size yazmak istedim, umarım mailimi görürsünüz. Fikirlerinizi paylaşabilirseniz çok mutlu olurum.
Yeşim Tijen’in cevabı:
Merhaba sevgili okurum, bazı insanlar hayatımıza girer, bize sevginin ne olduğunu değil, ne olmadığını öğretirler. Siz de sanırım yaşadığınız ilişkiyle, sevginin yaşadığınız ilişkideki gibi olmadığının artık farkındasınızdır. Eğer bir insan sizi hayatında gerçekten istiyorsa, size hayatında yeri kendisi açacaktır. Hem hayatında size yer açmaya çalışmıyor hem de üstüne üstlük yarınlar konusu geçince sorumluluk almaya yanaşmıyor, susuyorsa işte o insandan uzak durmalısınız. Sizi oyalıyordur. Ayrılmanın sorumluluğunu bile taşıyamayacak kapasitede bir erkekle berabersiniz demektir. Hayatınızda ha var ha yok, siz kendinizi araya sokmaya çalışıyorsunuz. Siz bu gencin eksikliğini hissederken sevgiliniz bunu hissetmiyor. Arkadaşlarıyla program yapıyor, siz kızınca gönlünüzü almaya çalışıyorsa bırakın gönlünüz kırık kalsın. Sevginin, ilginin azı hiçbir kadına yeterli gelmez. Siz de azı kabul etmemeli, kendinizi sevgilinizin yanına sığıntı şeklinde sokmamalısınız. Böyle bir birliktelikte kendinize güveninizi de kaybedersiniz. Tabii ki kimse sevgili oldu diye evlenmek zorunda değil ama siz evliliği istiyorsanız sizin zamanınız çalınmamalı. 29 yaşındasınız, bir belkinin peşinden gidiyorsunuz. Belki sadece bir ihtimal... Sevgili okurum, belkilerle ilişki yaşamak için yaşınız ileri değil belki ama belkilik yaşta da değilsiniz.
Kendisinden net bir cevap isteyin. Net cevap vermiyorsa siz net olun ve kendinizi bir belkiye harcatmayın. Bir söz okudum, sizin için paylaşmak istiyorum. Bu söz herkes için:
“Herkes seni sevmeyecek, herkes seni anlamayacak, iyi niyetini herkes fark etmeyecek. Bunu değiştirmek için kendinden vazgeçme. Çünkü insanların sana nasıl davrandığı senin seçimin değil, buna rağmen nasıl biri olduğun senin seçimin. Kalbini sertleştirme, yolundan dönme, iyiliğini kaybetme. Başkalarının karakteri seninkini belirlemesin.”
Bilmem, bu paylaşımımla size bir şeyler anlatabildim mi? Sizi sizin istediğiniz gibi sevmemişse bu sizin suçunuz veya eksikliğiniz değil. Ama tüm eksikliklere rağmen bu ilişkide kalmak sizin eksikliğiniz olacaksa olmasın, derim. Çünkü bu ilişki mutluluk vaat etmiyor, eksiklik vaat ediyor.
Sevgiler sevgili okurlarıma…
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com