Yeşim Hanım merhaba, 38 yaşındayım, 10 yıllık evliyim. Eşim benim yaptığım şeyleri pek beğenmez. Yemek yapıyorum senelerdir, “Anneminki gibi olmamış” diyor. Evde bir şeyin yerini değiştirdiğimde, “Eskisi daha iyiydi ne diye uğraşıyorsun sürekli bie yerlerle?” diyor. Bir kıyafet giydiğimde, “Onu giymeseydin seni kilolu gösterdi, diğeri daha iyi olurdu” diye yorum yapar. Öyle kavga ederek söylemiyor ama beni sinir ediyor. Bazen şaka yaptığını söylüyor. Ben de bugüne kadar pek üstünde durmadım ama artık ister istemez moralim bozuluyor. Bir gün arkadaşlarımla buluşacaktım, hazırlandım, tam çıkarken yine üstümle ilgili bir şey söyledi. Geçmişte olsa gidip üstümü değiştirirdim, bu sefer hiç sesimi çıkarmadan çıktım ama bütün akşam kafama takıldı. Sürekli onun ne diyeceğini düşündüğümü fark ettim. Bir şey alacağım, “Acaba beğenecek mi?” diyorum. Yemek yapıyorum, güzel olmuş mu diye yüzüne bakıyorum. Eskiden böyle değildim, kendi kararlarımı verirdim, kendime de güvenirdim. Şimdi bazen en basit şeylerde bile kendimden şüphe ediyorum. Kendime olan güvenimi kaybetmiş gibi hissediyorum. Eşime anlatsam hemen “Sen de her şeyi üstüne alınıyorsun, ben kötü bir şey demedim” diyecek, onu da biliyorum. Belki gerçekten beni üzmek için yapmıyor ama insan sevdiği kişiden sürekli böyle şeyler duyunca ister istemez etkileniyor. Eşimle aram bozulsun istemiyorum ama onun her söylediğini de kafama takarak yaşamak istemiyorum. Kendime güvenimi kaybetmek de istemiyorum, eski ben olmak istiyorum.
Yeşim Tijen’in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; Yıllardır HTHayat’ın en çok okunan yazarı olarak sorumluluğumu, sizin bana olan güveninizi itinayla taşıdım ama son zamanlarda yazılarımda esneklik yaparak soru soran okurlarımı beklettiğimin farkındayım. Bu durum için insanlık halleri diyerek hoşgörünüze sığınacağım… Bir torunum daha oldu, kendisiyle vakit geçiriyoruz. Yazıma geçersek…
“Kendini görmek istiyorsan kadınına bak çiçek mi açmış boynumu bükülmüş?” demişler… Ne kadar doğru demişler değil mi? İnsan kendinin de kocasının da aynasıdır. Genelde yeni evli çiftler beraberce çiçek açarlar ama “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu” denir ya evlilikte de huylar sonra sonra ortaya çıkar. Sonradan muhatap olduğunuz eşinizin bu yüzüyle ya bir sorun yaşamaz başım üstüne der kabul edersiniz ya da ne yapacağınız bilmezsiniz ama biz kadınlar birbirimizi iyi biliriz. Bir kadına baktığınızda kendini boşvermişliği görüyorsanız yani kadın olduğunu unutmuş, kendini salmışsa; saçlarını boyamıyor, beyaz saçlarıyla geziyorsa, sürekli hasta hissediyor veya oluyorsa orada mutlu, huzurlu bir kadından bahsedemeyiz. Tabii ki bunda en büyük pay eşinindir. Siz de durum bu sürece doğru ilerlerken bana yazmışsınız. Eşinizin eleştirilerine sesiniz çıkmaz, için için onun komutasına girerek yaşamın içinde sürekli “Ah buna ne der acaba?” tedirginliğiyle hareket ederseniz kendinizi daha sonraki bir zaman diliminde tekrar bulmak üzere kaybedersiniz. Çünkü kadınlar bugün kendilerini öteleseler de bir gün kendilerine mutlaka ulaşırlar ama eşler kadınlarının hep aynı kalacaklarını sanarlar. Halbuki kadın derin uykusundan bir gün mutlaka uyanarak hayata başka bir pencereden bakmaya başlayacaktır. Bu arada tabii ki eşlerin düşünceleri, beğenileri önemlidir. Önemsizdir diyemem ama son karar sizin olmalı. Kimse baskı, sürekli eleştiri yapılarak sindirilmeye maruz kalmamalı. Bunu yaşatanlar için günün sonunda düşüncelerinin ve kendinin bir değeri kalmayacaktır. Bu sefer ne olmaya başlayacak biliyor musunuz? Söyleyemediğiniz şeyler susmayacak, ses tonuyla, mesafeyle, şaka gibi söylenen ama şaka olmayan sözlerle eşinize dönmeye başlayacaktır. Bir ilişkide eşler birbirinin ruhunu yaralayacak, özgüveninin kaybettirecek hareketlerden sözlerden kaçınmalıdır çünkü her eleştiri dolayısıyla kırgınlık ilişkide mesafe yaratacaktır. Sevgi olan kalpte özen ve itina vardır. Sizin yapacağınız şey eşinize bu kadar eleştiri hakkını vermeyerek sınır koymak yoksa kendinizi sürekli sorgulayan huzursuz biri haline dönüşürsünüz.
“Ben hangi kelimeyle açsam ağzımı
Ben hangi kelimeyi nereye koysam
Bir sonbahar konaklar sesimde”
- Birhan Keskin
Siz de kendisine aynı şekilde birkaç kez davranın sonra kendisinin de size aynı şeyi yaptığını, çok üzüldüğünüzü, kendinize olan özgüveninizi nerdeyse kaybettiğinizi kırmadan dökmeden anlatın. Anlarsa ne ala anlamazsa o zaman işiniz gerçekten zor… Böyle sürekli eleştiriyle yaşamaya ne kadar tahammül edersiniz bilemiyorum. Biz umutlu tarafından bakalım… UMUT benim en sevdiğim sözcüktür. Her şey dünden daha güzel olsun. Olmalı diyelim… İnsan kaybetmek istemezse ve biraz aklı çalışıyorsa öyle bir değişir ki siz bile şaşırırsınız. Sevginin gücü inanılmazdır…
Sevgiler sevgili okurlarıma…
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com