Merhaba Yeşim Hanım, ben 56 yaşında iki erkek çocuk annesi bir kadınım. Şiir ve edebiyatla haşır neşirim. Bu nedenle yazdığınız yazıların dili ve bakış açısı beni oldukça etkiliyor. Yaş aldıkça insanın hayata, ilişkilere ve insanlara bakışı değişiyor. Eskiden bazı şeyleri daha kolay kabullenebilirken şimdi duygularımın ve yaşadıklarımın üzerini örtmekte zorlanıyorum. Son zamanlarda çok düşündüğüm bir konu var. Hayatımızdaki bir insan geçmişte yaptığı hatalardan gerçekten ders alıp bambaşka biri olabilir mi? Ve biz bunu gördüğümüzde geçmişte yaşadığımız kırgınlıkları geride bırakabilir miyiz? Bir yanım onun beni artık hak ettiğine inanmak istiyor. Çünkü hepimiz hata yapıyoruz bazen ancak kaybetme korkusuyla bazı şeylerin değerini anlayabiliyoruz. Ama diğer yanım da yaşanmışlıkların insanın içinde iz bıraktığını söylüyor. Bir zamanlar duyulan üzüntüler, hayal kırıklıkları, kırılan güven kolay kolay unutulmuyor. Bazen karşımızdaki kişinin gerçekten değiştiğini görüyoruz. ilgili, anlayışlı, daha sevgi dolu davranıyor. Fakat buna rağmen içimizdeki kırgınlık tam olarak geçmiyor. İnsan affedebiliyor ama unutamıyor. İşte benim aklımı kurcalayan da bu. Bir insanın bugünkü davranışlarına mı bakmalıyız, yoksa geçmişte yaşattıklarını da kararlarımızın merkezinde tutmalı mıyız? Affetmek, yeniden güvenmek anlamına gelir mi? Yoksa bazı yaralar kapanmış gibi görünse de insanın içinde yaşamaya devam mı eder?
Yeşim Tijen’in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum;
“Doğru kararlar tecrübe sayesinde alınır. Tecrübe ise kötü kararlar sayesinde kazanılır” demiş birileri… Siz geçmişinizde ne yaşadıysanız şimdi tecrübeli birisiniz. Yoğurdu çok sevseniz de üfleyerek yemek yerine geri itecek güçte olduğunuzu düşünüyorum. Her ne yaşadıysanız ya da size ne yaşatıldıysa üzerinden bir zaman geçmiş olmalı. Zaman muhteşem bir süreç, yaşananları unutturmasa da insandan acısını çekip alabilme yaşananı kabul ettirme gücü olduğu inkâr edilemez. Siz bu güce ulaşmışken anlaşılan geçmişten hayatınızı karıştırmaya gelen biri var. Size kendini yeniden kendisini ispat etme ve güven kazanma çabaları içinde… Benim merak ettiğim üzerinizden koca bir acı geçmiş olduğunu anlıyorum siz aynı siz misiniz? Sevgiliniz değişti de siz değişmediniz mi? Siz aynı siz misiniz? Ellili yaşlarda tekrar hayatınızda bir erkeğin olma ihtimalinin eskisine oranla az olması gibi nedenlerle mi bu kişiyi tekrar hayatınızda istiyor, onun değişip değişmediğini sorguluyorsunuz. Fiziksel değişiminizin endişesi, hormonal değişim, menopoz gibi faktörleri de sayarsak bu kararınızda sizi etkileyecek çok fazla etken olacaktır. Bu etkileri bir kenara koyabilirseniz bu kişinin geçmişte yapmış olduğu hatayı “Herkes hata yapar” diye açıklayabilir misiniz? Bu sözü size yalnızlık mı söyletiyor? Hata var hata var… Hatanın ne olduğuna bağlı olarak kişi affedilir; yaşananlar unutulur ya da unutulmaz. Bu tamamen hatanın büyüklüğüyle alakalı olarak gelişecek veya gelişemeyecek bir durumdur. Bazı hatalar affedilebilir, çabanın gerçekliğinden emin olursanız ama her hata değil ve bu hatanın ne olduğunu siz biliyorsunuz. Affedip etmemek de size ait olmalı. Evet, haklısınız insan değişiyor, yıllar, yaşananlar kişiyi değiştirebiliyor. Herkesten her şeyden bir şeyler öğrenerek gelişimini ölümüne değin sürdürebilen bir canlı insan ve yine haklısınız bugün önemlidir ama siz kendinizi dününüzden tamamen soyutlayabiliyor musunuz? İlle sizde dünden kalan bir şeyler de var tamamen değişmiyorsunuz değil mi? Çok çok çok çabalaması lazım inanmanız için o çabalamak da yeter mi? Bilemedim. Bazen hiçbir şey yetmeyebilir.
“Bedene verdiğinizi muhakkak kaybedeceksiniz ama ruha verdiğiniz daima orada kalacak.” İnsan yaşı ilerlediğinde kendisine ait daha çok zamanı olduğundan zevk aldığı konulara daha çok ilgilenebilir. Siz edebiyatla haşır neşir olduğunuzu belirtmişsiniz. Bu demek oluyor ki ruhunuzu solduran birileri olsa bile bir diğer taraftan ruhunuz edebiyata olan ilginizle hep yemyeşil olacak, hiçbir zaman solmayacaksınız. Diğer taraftan ilerleyen yaşla kişiler daha sakin daha temkinli olur. Kimsenin hayatına gelip dağıtmasına izin vermez diye düşünürüm. Siz de öylesiniz diye umuyorum. Kimsenin sizin hayatınızı dağıtmasına izin vermemelisiniz. Ne kırışmaya başlayan cildiniz ne menopozun etkileri sizi karamsarlığa düşürmemeli. Erkekler koca göbekleri, kel kafalarıyla kasıla kasıla geziyorken siz o güzel yüzünüzle yanlış birine kapınızı açmamalısınız.
Sevgiler sevgili okurlarıma…
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com