HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Merhaba Yeşim Hanım; 26 yaşında bir kadınım. Yaklaşık bir yıldır devam eden ciddi bir ilişkim var. Size yazma sebebim aklımla kalbimin hiç uymaması… Erkek arkadaşımı gerçekten çok seviyorum. Bana karşı ilgili, korumacı, her fırsatta sevgisini gösteren biri. Yanındayken kendimi değerli hissettirdiği çok oluyor. Ama çok fevri bir insan bu beni çok düşündürüyor. Sinirlendiği zaman gözünün hiçbir şeyi görmediğini görüyorum. Bir süre önce bana platonik olarak ilgi duyan bir çocuk vardı, hiçbir şekilde karşılık vermedim hatta konuşmadım bile. Buna rağmen erkek arkadaşım bunu öğrendiğinde çocuğu gidip dövdü. Çocuk hastanelik oldu, ailesi şikâyetçi oldu ve şimdi dava açıldı. Eğer ceza alırsa sicili bozulacak, belki de ileride çalışmak istediği işlerde bile önüne çıkacak. Bu olaydan sonra ailem ilişkimizi öğrendi ve karşı çıkmaya başladı. Bana “Bugün başkasına bunu yapan, yarın sana da yapabilir” diyorlar. O kadar korkuyorlar ki ayrıldığımı söyleyene kadar peşimi bırakmadılar. Ben de onları üzmemek için ayrıldığımı söyledim aslında birlikteyiz. Bir yandan da ilişki içinde beni bunaltan şeyler var; ne giydiğime karışıyor, kimle konuştuğumu sorguluyor. Erkek arkadaşlarımla görüşmemi istemiyor. Bazen telefonumu bile kontrol etmek istiyor. Bunları yaparken de “Seni sevdiğim için, seni kıskandığım için sen erkeklerin nasıl düşündüğünü bilmezsin” diyor. Ben de bazen hak veriyorum bazen de boğulacak gibi oluyorum. Ayrılmayı deniyorum yapamıyorum. Kendimde o gücü bulamıyorum. Yeşim Hanım, ailem çok tehlikeli biriyle birlikte olduğumu söylüyor. Ben ise bana karşı bu kadar sevgi dolu olan birinin bana zarar vereceğine inanmak istemiyorum ama içimde de yüzleşemediğim bir korku var. Ne yapacağımı bilemiyorum.

Yeşim Tijen’in cevabı:

Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum;

İnsanlar sana gerçek renklerini gösterdiğinde onları boyamaya çalışma demişler ama akıl fukarası kalp sevdi mi nasıl da güzel renklere boyayabiliyor… Sevdiğiniz kişiyi olduğundan çok farklı bir gözle görebiliyorsunuz. Siz de sevgilinizin kötü huylarını ona olan sevginizden, size olan ilgisinin verdiği mutluluktan dolayı genç adamı bayağı bir iç açıcı renklere boyamış gözüküyorsunuz. Oysa gözünüze sokulan hareketler varsa gerçeklere odaklanmak zorundasınız yoksa sonraları tek odak noktanız sevgilinizin asabi halleri, fevri davranışları, kısıtlamaları olacak ve o dünyanın içinde boğulacaksınız. Bu arada sizi anladığımı bilmenizi isterim. Anlamamak ne mümkün… Sevip sevilip değer gördüğünüz birini bırakıp gitmek büyük cesaret, kararlılık ve irade ister. Yazdıklarınızda belirttiğiniz gibi kendinizi bu duyguları taşıyacak kadar hazır hissetmiyorsunuz. O zaman böyle sinirli fevri davranan birini, durup dururken dövebilen, kıskanç, her şeyinize karışan, sorgulayan biriyle neler yaşayabileceğinizi yeterince algılayamamışsınız demektir. Hala biraz hayal ve umut dünyasında yaşıyorsunuzdur. Bazen insan kendi kendini “belki”lerle kandırabiliyor. “Belki sonra düzelir”, “Belki sonra her şey istediğim gibi” olur vs vs… “Belki”, “belki”, “belki”, “belki”ler bir şeyleri değiştirebilseydiler “belki” olmazdı. “Belki”ler umut dolu gözükse de özüne inerseniz yansıması sadece soru işaretidir ve insan “belki”lerle yola çıkmışsa o yolda kalır. Bu kadar baskıcı, buluttan nem kapıp gidip birini dövebilen bir adamla ciddi bir yola çıkarsanız ilerde onu sinirlendirmemek, kızdırmamak adına çok şeyi ona söylememeye gizlemeye çalışacağınızı şimdiden öngörebilmelisiniz. Hep “Acaba bana bir şey der mi?”, “Şunu giysem, şuraya gitsem, şu kişiyle görüşsem kızar mı?” endişesi içinde olacaksınız. Yaşam alanınız daralacak, alışık olduğunuzdan farklı bir dünyanın içinde yaşamaya başlayacaksınız. “Peki değişmez mi? Derseniz… Bir parça değişir ama dibinde hep o tortusu kalacaktır. İlle de olsun derseniz zamanla sevginizin yerin korku alacaktır. Korkunun olduğu yerde size sormak istiyorum mutluluk kalabilecek mi? Kaçınılmaz olanla yüzleştiğinde korku yerini eyleme bırakırmış. O eyleminde ne olduğu bariz belli ailenizin de onayının olmadığı bir birlikteliği noktalamak AMA karar tabii ki sizin. “Ben her şeye razıyım yeter ki o hayatımda olsun” da diyebilirsiniz. Onu da anlayabilirim umut dünyası ne de olsa… İnsan her zaman gerçekleri öngörerek yaşamda yürüyemez bazen de bizzat yaşayarak gerçeklerle yüzleşince algılayıp anlayabilir. Herkesin algı anlama potansiyeli farklı bunu da biliyoruz. Siz ailenizin ve benim gördüğüm olabilecekleri görebilseydiniz zaten o hissetmediğiniz gücü kendi içinizde kendinize karşı olan sorumluluk bilincinizden içiniz acıya acıya da olsa ayrılacak cesareti bulabilirdiniz yavrum. Hakkınızda hayırlısını diliyorum…

Sevgiler sevgili okurlarıma…

Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com

Paylaş:
brush-purple Yorumlar