Ana-kız dünyayı gezmek

9 yıldır kızıyla birlikte dünyayı gezen tiyatro sanatçısı Sevda Çiçek, "Çocuklarımızın iyi eğitim görmeleri konusunda titizleniyoruz. Ama ebeveyler birlikte gezerek çocuklarının öğretimlerine de katkıda bulunabilir" diyor.

Ana-kız dünyayı gezmek

Çocuğunuzla Paris'e gidip, 822 basamak yürüyerek Notre Dame Katedrali'nin en üst katına kadar çıkıp, kenti kuşbakışı izlediniz mi? Eyfel Kulesi'nin çimenlerine uzandınız mı? Ya Louvre Müzesi'nin bahçesinde kahvaltı yaptınız mı? Bence hepsi de kulağa çılgınca geliyor...

 

İzmir Devlet Tiyatrosu sanatçılarından Sevda Çiçek, 18 yaşındaki kızı Yaşar Üniversitesi Film Tasarımı bölümü öğrencisi Elif Özgömeç ile sıra dışı tatiller yapıyor. Bu gezileri boyunca kızıyla birlikte eğlenceli filmler çekiyor. Deneyimlerini sevdayollarda.com isimli sitesinde, facebook, youtube ve instagram'da yayınlıyor.

 

İzmir - Teleferik

 

Şimdiye kadar Yunanistan'ın Rodos, Kos ve Midilli adalarına, Endonezya'da Bali Adası ile Gili Adaları'ndan Meno ve Trawangan adalarına gitmişler. Ayrıca Singapur'u dip bucak gezip, Malezya'daki Lankali Adası'na geçmişler. Bundan sonraki gezme planları içinde ise Ukrayna'daki Lviv varmış. Fırsat buldukça uygun, ucuz biletler düşürdükçe geziyorlarmış. Az parayla ne kadar çok yer görebilir, ne kadar çok şey öğrenebiliriz düşüncesiyle hareket ediyorlarmış. Şehirlerin turistik mekanlarından çok, doğasını hissederek gezmeyi hedefliyorlarmış. Gittiklerin şehirlerde toplu taşımayı kullanıp, daha çok yürüyorlarmış. Çiçek, "Çünkü başka şekilde şehirlerin arka sokaklarını algılamak ve hissetmek, o dokuyu görebilmek mümkün değil" diyor.

 

Kızıyla ânı yaşıyor

Sevda Çiçek, şehirleri turistik anlamda gezdiklerini ama daha da önemlisinin kendi özel anlarını yaratabildiklerini anlatıyor. Gezerken bunu nasıl başardıklarını ise şöyle anlatıyor:

 

"Turistik anlamda tabii ki Eyfel Kulesi'ni,  Louvre Müzesi'ni göreceksin. Ama biz 822 basamak çıkıp Notre Dame Katedrali'nin en üst katına kadar yürüdük, Paris manzarası izledik. Bizim için o an çok özeldi. Böylesi çok keyifliydi. Eyfel'in altına gittik çimenlere oturduk, Louvre Müzesi'nde Mona Lisa'yı tabii ki gördük ama aynı zamanda biz kızımla müzesinin bahçesinde kahvaltı da yaptık. Müzenin içine herkes girer. Ayrıca Seine Nehri'nin kıyısında oturmak, ayaklarımızı sallandırmak, böyle şeyler bize çok keyifli geliyor. Market alışverişi yapıyoruz, termoslarımıza soğuk içeceklerimizi dolduruyoruz. Mümkün olduğu kadar ucuza getiriyoruz ama bütün bunları yaparken, lükslerimizden asla vazgeçmiyoruz. Çoğu kişinin yaptığı 5 yıldızlı tatilinden daha 5 yıldızlı hatta 10 yıldızlı tatiller yaptığımızı düşünüyorum."

 

Marmaris - Çubucak

 

Sevda, bu arada bu gezilere büyük paralar vermeye de gerek olmadığını söylüyor. Bazen şehir merkezinde bir tanıdık evinin denk geldiğini ya da şehrin çok dışında ama bir metroyla merkezin göbeğine gelinebilecek ucuz yerlerde konakladıklarını söylüyor. "Böyle şeyleri hiç sorun etmiyoruz" diyor.

 

Önce hayal kuruyorlar

Peki, gidecekleri yerlere nasıl karar veriyorlar, ne zaman gidiyorlar? Önce internetten Google Earth'e girip şurası mı olsun, burası mı olsun diye hayal kurmaya başlıyorlarmış. Derken, bir takım şehirler belirmeye başlayınca oralara bilet aramaya başlıyorlarmış. Uygun bilet düşürdüklerinde de hemen o şehre bilet alıyorlarmış. Genellikle tiyatro sezonu kapandıktan, okullar tatil olduktan sonra yaz döneminde ve sömestr ve uzun bayram tatillerinde geziyorlarmış.

 

Paris

 

Ya anne-kız gezmek nasıl bir duygu, diye soruyorum... Kızıyla yaşabileceği zamanın belli bir süre olduğunu söyleyip, "O zamanı sonuna kadar tüketmeye kararlıyım" diyor ve anlatıyor:

 

"Benim kararımla benimle birlikte geçireceği her saniyeyi kızımla birlikte geçirmekten büyük keyif alıyorum. O, anne 30'uma da 40'ıma da gelsem, seninle gezmeye devam ederim diyor, ama ilk sevgiliden sonra bu kararının değişeceğini gayet net bildiğim için, hı hı diyorum, sadece... O yüzden, yaşadığım sürece bu birlikteliğin her dakikasını kullanacağım."

 

Kızı en iyi yol arkadaşı

Gezilerde kızıyla unutulmaz anılar biriktirdiğini söylüyor Sevda Çiçek. İyi ki kızımla birlikteyim, dediğim çok anım var diyor ve şunları anlatıyor:

 

"Elif benim kızım. İnsan evladını atamaz satamaz. Bir sürü konuda tartışıyoruz evde, bir sürü konuda anlaşmazlığımız oluyor. Fakat Elif yol haline girdiği zaman, bambaşka bir insan oluyor. Sorumluluk sahibi bir insana dönüşüyor ve beni çok sahipleniyor. Mesela Endonezya'nın Trawangan Adası'nda yatak döşek hastalandım. Hastanenin olmadığı adada, gecenin bir yarısı doktor bulup yanıma getirmesi sayesinde gözümü açtım. (Gülerek) Normalde ölüyorum desem bir yudum su vermez, ama Elif'in yol halinde bambaşka bir insana dönüşmesini çok seviyorum. Benim en iyi yol arkadaşım. Yani benim hem hayattaki yol arkadaşım, hem de yoldaki arkadaşım. Bu anlamda çok şanslıyım. Çünkü insan herkesle seyahate gidemez, karı-koca olmanız iki iyi yol arkadaşı olmanız anlamına gelmez. Ya da çok iyi arkadaşınızla yola çıkamazsınız, çünkü yol başka bir durumdur. Ben çok şanslıyım, Elif ile çok güzel bir yol arkadaşlığı yapıyoruz. İkimiz de çok uyumluyuz."

 

Amsterdam - Zaanse Schans

 

 

Bebek de olsa dert değil

Yaklaşık 10 yıldır kız çocuğuyla birlikte dünyanın zorlu coğrafyaları da dahil, bir çok ülkeye giden Sevda Çiçek, yılların deneyimine dayanarak şu noktaların altını çiziyor:

 

“Bebeklikten itibaren çocuğunuzla gezin”

O çocuk, siz evdeyken de hasta olacak. Ona engel olmanın maalesef bir yolu yok. Yol nedeniyle hasta olmuyor çocuk, hasta olacağı için hasta oluyor. Ya da hasta olsun, çok da dert etmeyin. Soğuk algınlığından, burun akmasından hiç bir şey olmaz.

 

İnsanlar tüm dünyada geziyor. Tayland'daki Phi Phi Adaları'na gittiğimde 40 küsür yaşında biri olarak gördüm ki, adanın en yaşlı insanı bendim. 25-35 yaş arasındaki insanların hepsi sanki oraya gitmiş İnsanlar omuzlarında bir tane, karnında bir tane, elinde iki tane, sırt çantalarıyla dünyanın her yerini geziyor. Sanırım, bir tek bu şeyler Türkler'e mahsus. Aman çocuk küçük evden çıkılmaz, 40'ı çıkmadan olmaz falan... Yok böyle bir şey, çıkıp gezmek gerekiyor.

 

Ve dünyayı, çocuklara göstermeliyiz. Çünkü çocuklarımızın iyi eğitim alması konusunda çok özeniyoruz. Ama aynı zamanda öğretim de görmeleri gerekiyor. Onları gezdirerek, öğretimlerine katkıda bulunabiliriz. Özel okula para veriyorsam eğer, bir kısmını çocuğun dünyayı görmesi, insan ve kültürleri tanıması için gezmeye de ayırmak gerek. Bu, o çocuğun iyi bir insan olması ve hayatı daha iyi kavraması adına çok faydalı olacaktır.

 

 

 

Haber: Hayriye Mengüç

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 9161

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2286

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5620

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2441

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3632

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön