Uyku eğitiminde yapılan yanlışlar

Bebeğin uyku rutini, ağlayarak uyutma, sallayarak uyutma gibi konulara Uzman Psikolog Oya Çanak ve Fizyoterapist, Duyu Bütünleme Terapisti Ebru Güçlü, ekip olarak bağlanma ve duyu bütünleme temeliyle yaklaşıyor. Sorularımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Uyku eğitiminde yapılan yanlışlar

Uyku eğitiminde yapılan yanlışlar  

 

Kontrollü ağlatma için neler söylersiniz? Bebeği ağlatarak uyutmak doğru mu?

Klinik deneyimlerimize dayanarak söyleyebiliriz ki bu dönemde kontrollü ağlatma yöntemi ile danışmanlık alarak bebeklerine uyku eğitimi veren ailelerin bazıları bebeklerinin gelişimsel ihtiyaçları konusunda bilgilendirilmediklerini ifade ediyorlar. Çoğu zaman uyku eğitimi konusunda verilen metot temelli öneriler bebeğin, ailenin, ebeveynin biricikliğine uymamakta. Biz daha çok, ebeveynlerin uyku öncesi duygularına ve ilişkilerine odaklanıp çözüm arayışlarına giriyoruz. Biz, aileleri bilgilendirirken şayet anne emzirmeyi tercih ediyorsa emzirmenin doğasına, bebeğin duyusal regülasyonuna, annenin duyusal/duygusal regülasyonuna ve bebeğin bağ kurduğu kişilerle olan ilişkisine odaklanıyoruz.

 

Bebeklerin uykusunu duyusal sistem ile düzenleme kavramını biraz açıklar mısınız? Duyu bütünleme - uyku ilişkisi nedir?

Duyu-motor döneminde insan yavrusunun yaşamsal fonksiyonlarını duyusal sistemden ayırmak mümkün değildir. Duyusal sistemlerin gelişimi anne karnı döneminde başlar ve 3 yaşın sonuna kadar yoğun olarak devam eder. Yaşamın ilk aylarında bebek ve anne adeta beraber uyumlanır. Anne ve bebeğin uyumlanması özellikle bebeğin 0-3 ayı içeren yeni doğan döneminde duyusal ve dolayısıyla nörolojik gelişimi oldukça önemlidir. Duyusal sistem ile düzenleme kavramı, annenin bebeğinin duyusal sistemlerinden gelen sinyalleri okuyabilmesi ve anne duyarlılığı ile doğru ve yerinde yanıtlar vermesini kapsar.

 

Bebeği sallayarak uyutmak doğru mu?

Örneğin, özellikle 0-6 döneminde hareket (vestibüler sistem) konusunu işleyecek olursak, normal gelişim dâhilinde bebekler uyku öncesi hafif sallanma ile sinir sistemlerini rahatlatarak uykuya geçişe yönelebilir. Ancak, bebek harekete duyarlı bir bebek ise, bu sallanma gibi hareket içeren uyku rutini öncesi aktiviteler onun sinir sistemini rahatlatmaz, aksine daha çok uyarır. Her bebekli ailenin kültürü, bebeğini yetiştiriş şekli, ortamı, evi, yuvası, her annenin, babanın yapısı, bebeğin duyusal hassasiyetleri ve beslenme düzeni aynı değildir ve olamaz. Tabi ki istisnalar her genellemede mevcut olduğu gibi bebek uykusu konusunda da mevcuttur, örneğin; işitsel duyusal hassasiyeti olan bir bebek için belki de anne yanı yatak iyi bir çözüm olmayabilir, bu durumda bebeğin daha sessiz bir uyku ortamı ihtiyacı olabilir. Bebeğin duyusal sistemini tanımak bu nedenle önemlidir. Bu konuyu danışan bazında işlerken önemli olan, her ailenin bebek bakımı konusundaki sistemini iyi tanımak ve bebeğin duyusal sistemine yönelik ihtiyaçlarını gidermede doğru ve yerinde duyusal kaynakları sunabilmektir.  Örneğin, şayet annede lohusa depresyonu varsa bebeğin annenin kaldırabileceğinden çok ten teması ihtiyacının olması durumunda babanın ve/veya baba işe dönecekse birincil bakım verenin yoğun ten teması yapması bebeğin duyusal gelişimi ve nöro-gelişimi için oldukça mühimdir.

 

Bebeklerde uyku rutini nasıl olmalıdır? Yenidoğan uykusu ile bebeklerin sonraki aylarında uykuda nelere dikkat edilmeli?

Unutmamak gerekir ki bebeklik dönemi 3 yaşında sona ermektedir. Her bebek kendi ivmesinde gittikçe bağımsızlaşsa da bebek beyni gelişimi bebeğin duyusal ihtiyaçları etrafında şekillenmektedir. Duyusal ihtiyaçları ebeveynleri, bakım verenleri tarafından doğru okunan ve yanıtlanan bebek deneyimlediği duyusal regülasyon sayesinde rahatlama yaşar ve daha kolay uykuya geçer. Gelişim ile bebeklerin duyusal hassasiyetleri de dönemsel olarak değişkenlik göstermektedir. Dolayısıyla, ebeveynlerin belli bir uyku rutinine saplı kalarak esnemeden bebekleri ile uyku öncesi iletişim kurmaları bebeğin rahatlamasında daha çok bebeğe zarar verebilir. Çünkü bebeklerin duyusal hassasiyetleri de dönemsel ataklara göre kimi zaman değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden hiç kimse bebeğinizi şu şekilde uyutun dememelidir. Danışman şu soruyu sorabilmelidir: Uyguladığınız rutinin bebeğinizin duyusal hassasiyetlerine uygun olduğunu söyleyebilir misiniz?

 

 

 “Bebeğim kucağımda uyumak istiyor.”

 

Bebeğin anneden ayrılmak istememesi ve özellikle uykuya geçiş sürecinde anneyi istemesi bir sorunun işareti midir?  

0-2 yaş dönemi duyusal gelişimin ağırlıklı olduğu ve bebeğin bakım verenine bağımlı olduğu bir dönemdir. Bebeğin uykuya geçişte annesini istemesi kadar doğal bir yönelim yoktur. Tüm tehlikeli durumlar ekarte edildiğinde emzirme ve aynı yatağı paylaşma emziren/emzirmeyi tercih eden anne-bebek çifti için bebeğin uyku kalitesini arttırıcı en uygun uyuma şekli olduğu artık kanıtlanmış durumdadır (McKenna &Gettler, 2015). Kimi ilişkisel değerlere önem veren kültürlerde örneğin Japon kültüründe beraber uyuma yaygındır. Japon ailelerin üçte ikisi ebeveynleri ile aynı ortamda uyur ve Japonca’da “ani bebek ölümü sendromu” terimi jargonda bile yer almaz (Latz ve ark., 1999).

 

Bebeğin odasını ne zaman ayırmak gerekir?

Günümüzde ani bebek ölümünün önüne geçmek için Amerikan Pediatri Akademisi, en az ilk altı ay boyunca bebeklerin ebeveynlerinin odasında uyumasını önermektedir (2005). Bu bilgi bile ne yazık ki günümüz sosyal medyasında ailelere yanlış bir şekilde aktarılmaktadır. Son bir yıl içerisinde Türkiye’de kimi uyku koçlarının “Amerikan Pediatri Akademisi 6. Aydan sonra oda ayırmayı önerir.” şeklindeki çarpıtılmış ibaresini ne yazık ki binlerce anne okudu ve sosyal medyada paylaştı. Yanlış ve gayri-bilimsel bilgi tam da böyle yayılmaya başlıyor ve anne bebek ilişkisine korku kültürü yayarak zarar veriyor. Hiçbir danışman sizin özelinizi ve aile koşullarınızı bilmeden bebeğiniz desteksiz, ailesinden ayrı odada ve beşikte uyumalıdır ya da bebeğiniz sizinle aynı yatakta ve odada uyumalıdır diyemez, dememelidir. Günümüz bilimi destekli ve desteksiz uykuya geçişin artı ve eksilerini yeterince ortaya koymaktadır. Danışmanın görevi objektif davranmak ve aileyi paniğe teşvik etmeden; annenin annelik, babanın babalık özgüvenini zedelemeden bebek uykusu konusunda aileye faydalı olacağını düşündüğü bilgileri paylaşmaktır.

 

Bebeğin kendi kendine uykuya geçmesi şart mıdır?

Bebeğin kendi kendine uyuması 0-2 yaş döneminde ulaşılması gereken gelişimsel bir hedef değildir. Bebekler ortalama olarak 2-3 yaş döneminde kendi kendine uykuya geçmeye başlar. Bu zamana kadar kimi bebek uykusu koçlarının bebeği emzirirken uyutmayı uyku bozuklukları listesine koyması veya aile ve arkadaşlarınızın bebeğinizi desteklerken ona zarar verdiğinizi, asla kendi kendine uyumayı öğrenemeyeceğini söylemesi bilimsel anlamda doğru bir yaklaşım değildir. (Meltzer & Mindell, 2006)  

 

Bağlanma teorisi ile uyku sorunlarına çözüm mümkün müdür? Bebek uyku rutininde neler önemlidir? İlk 1 yaş ve sonrasındaki uyku sorunlarının sebebi nedir? Bebeğe bakanlar nelere dikkat etmeli? ve devamı...  

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler
    Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler

    Süresi : 01:41 İzlenme : 5785

  • Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı
    Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı

    Süresi : 05:02 İzlenme : 3980

  • Muzun bilinmeyen 10 faydası
    Muzun bilinmeyen 10 faydası

    Süresi : 01:29 İzlenme : 3936

  • Bebek nasıl uyutulur?
    Bebek nasıl uyutulur?

    Süresi : 07:29 İzlenme : 10734

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3549

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön