HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Penguenin hikayesi modern insan sancısına nasıl dönüştü?
Giriş: 29 Ocak 2026, Perşembe 11:24
Güncelleme: 29 Ocak 2026, Perşembe 11:24
Meryem Avcı

Günümüzde sıkça adından söz ettiren Nihilist Penguen, aslında bir kuş türüdür. Ünlü yönetmen Werner Herzog tarafından 2007’de çekilen Encounters at the End of the World belgeselinde, sürüsünden koparak kendi yolunu seçen bir penguenin görüntüleri yer alır. Bu sahne, son dönemlerde birçok kişinin sosyal hayatına dair anlamlar yüklediği, viral bir metafora dönüşmüştür. Sıklıkla dile getirilen “But why?” sorusu eşliğinde bu ayrılış sizce ne anlatıyor?

  • Bir canlı, mutlu olduğu bir alandan neden ayrılmak ister? Yoksa toplumun bireyde yarattığı kırgınlıklar ve içsel yorgunluklar mı buna sebep olur?
  • Bir hedefe ilerlerken çoğunluğun düşüncelerini mi benimsemeliyiz, yoksa bildiğimiz yoldan sapmamalı mıyız? Bu hikâye bize bir ders olabilir mi?
  • Toplumsal normlara uymamak hayat kalitesini ne ölçüde etkiler? Penguenin bu yolculuğunun sonu ölümdü…
  • Bugün “hayat mücadelesi” denilen şey, kalabalık içinde benliğimizi koruyabilmek midir; yoksa uzaklaşıp kaybolmak mı?
  • Giderken, “kal” denmesini beklemek doğru mudur?
  • Var olmak, toplum içinde sağlıklı kalabilmek değil midir? Neden kalmak için direnç göstermedi?
  • Gitmese, zamanla bir şeyler değişir miydi?
  • Sürü tarafından yanlış yönlendirilmiş, kandırılmış olma ihtimali var mıydı?
  • Yanlış olduğunu bildiğimiz bir yolda yürümek kime ne kazandırır?
  • Penguenin ölüme gitmesi cesaretinin mi, yoksa zayıflığının mı göstergesiydi?
  • Bazen seçimler, farkında olunmayan bir sağlık problemi ya da bilinç dışı bir etkiyle mi yapılır?
  • Hedefimize ulaşmak bize zarar verecekse, yine de devam etmeli miyiz yoksa durmalı mıyız?
  • Penguenin dağda ölmesi, denizde ölmeyeceği anlamına mı gelir? Belki de ertesi gün denizde ölecekti...
  • Gerçekten sürüden ayrılması gereken bir penguen miydi?
  • Hayvanlarında duygularının olduğunu, kırılabileceklerini sorgulamalı mıyız peki?
  • Belki de dönmek için gitmişti… Ya da dağda bıraktığı bir yavrusu vardı, dönecekti...

Penguen örneğinde de görüyoruz ki gördüklerimizle sandıklarımız arasında büyük farklar vardır. Bilmeden konuşmamak, görmeden yorumlamamak gerekir. Bugün penguen hakkında bildiğimiz her şey, yalnızca bir fikir ürünüdür.

Demem o ki; bilmediğimiz bir süreci yargılamak ya da yorumlamak doğru değildir. Herkes kendi hayat hikâyesinin kahramanıdır: kimininki güllük gülistanlık, kimininki çamur ve bataklık… Ama bir şeyleri düzeltmek kısmen de olsa bizim elimizdedir… Gerisi şükür, gerisi tevekkül..

Bize gitmenin değil, bilmeden hüküm vermenin tehlikesini hatırlattığın, sessiz yürüyüşünle bize, görmeden yargılamamayı öğrettiğin için; teşekkürler Nihilist Penguen.

Siz de yazılarınız blog sayfamızda yayınlansın istiyorsanız okurblogu@hthayat.com adresine yazılarınızı gönderebilirsiniz!

Paylaş:
brush-purple Yorumlar