Amaç duygusuyla yaşamanın duygusal iyilik hali ve yaşam üzerinde daha fazla kontrol hissi gibi önemli faydaları vardır. Araştırmalar, yaşamına bir amaç doğrultusunda yön veren kişilerin daha iyi sağlık sonuçlarına ve daha yüksek yaşam memnuniyetine sahip olduğunu göstermektedir. Hayattaki amacınızı keşfetmek; öz değerlendirme yapmayı, olumlu insanlarla etkileşim kurmayı ve sizi neyin motive ettiğini anlamayı gerektirir. Bu süreç sonunda daha anlamlı bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir.
Neden bir amaç duygusuna ihtiyacınız var?
Hiç diğer insanların hedeflerini, değerlerini ve yaşam amaçlarını tamamen çözmüş gibi göründüğünü, sizin ise sadece öğle yemeğinde ne yiyeceğinize karar vermeye çalıştığınızı düşündünüz mü? Endişelenmeyin. Pek çok insan da her şeyi çözebilmiş değil. Yapılan bir analize göre, yetişkinlerin yalnızca yaklaşık %25’i hayatlarına anlam katan şeyler konusunda net bir fikre sahip olduğunu söylüyor. Yaklaşık %40’ı ise bu konuda kararsız olduğunu veya hayatının anlamı hakkında net bir görüşü olmadığını belirtiyor.
Hayattaki amacınızı bulmak bir klişeden çok daha fazlasıdır. Amaç duygusuyla yaşamayı öğrenmek; kontrol hissi, tatmin ve genel bir memnuniyet sağlayabilir. Yaptığınız şeylerin değerli olduğunu hissetmek, mutlu bir yaşamın en önemli anahtarlarından biri olabilir. Ancak bunun anlamı herkes için farklıdır ve sizi neyin motive ettiğini keşfetmek her zaman kolay değildir. Neyse ki, yaşamın zaman zaman çalkantılı sularında yönünüzü bulmanıza yardımcı olabilecek bazı etkili stratejiler vardır.
Gönüllü faaliyetlerde bulunmak ve pozitif insanlarla çevrili olmak, yaşam amacınızı keşfetmenin yollarından biridir. Ayrıca yeni sosyal bağlantılar kurarak, ilgi alanlarınızı keşfederek ve tutkularınıza ilham veren şeyleri belirleyerek de başlayabilirsiniz. Çoğu zaman amaç, bulunan bir şey değil; yaratılan bir şeydir.
Araştırmalar, yüksek düzeyde "eudaimonik iyi oluşa" sahip bireylerin — yani yaşamlarında amaç ve kontrol hisseden, yaptıkları işlerin anlamlı olduğuna inanan kişilerin — daha uzun yaşama eğiliminde olduğunu göstermektedir. Diğer çalışmalar ise iyi oluş hâlinin sağlığın korunmasına katkı sağlayabileceğini ortaya koymuştur. Bu araştırmalardan birinde, en yüksek iyi oluş düzeyine sahip kişilerin, sekiz buçuk yıllık takip sürecinde ölüm riskinin %30 daha düşük olduğu bulunmuştur. Ayrıca amaç duygusu; daha az felç ve kalp krizi riski, daha kaliteli uyku, daha düşük demans ve engellilik riski gibi olumlu sağlık sonuçlarıyla da ilişkilendirilmektedir.
2016 yılında yayımlanan bir çalışma, yaşamında amaç hisseden bireylerin, yaptıkları işi anlamsız bulan bireylere göre daha fazla gelir elde ettiğini ortaya koymuştur. Bu da şu anlama geliyor: Maddi başarı ile anlamlı bir yaşam arasında seçim yapmak zorunda değilsiniz. Hatta kendinizi ne kadar amaç sahibi hissederseniz, gelirinizin de o kadar artabileceğini görebilirsiniz.
Tüm bu faydalar göz önüne alındığında, yaşamda amaç ve anlam bulmanın tatmin edici bir hayatın merkezinde yer aldığı açıktır. Ancak bunun zaman ve sabır gerektirdiğini unutmamak gerekir. Bu süreç; bol miktarda öz değerlendirme yapmayı, başkalarını dinlemeyi ve tutkularınızın nerede yattığını keşfetmeyi gerektirir. İşte bu stratejiler, yaşam amacınızı ortaya çıkarmanıza ve daha anlamlı bir hayat sürmeye başlamanıza yardımcı olabilir.
İyilik yap, iyilik bul
1. Yeteneklerinizi iyilik için kullanın
Yaşam amacınızı ararken yalnızca bir alışkanlık geliştirecekseniz, bu başkalarına yardım etmek olsun. Araştırmacılar, mutluluk ile anlamlı yaşamın bir ölçüde örtüştüğünü ancak aynı şey olmadığını belirlemiştir. Mutluluk daha çok alan kişi olmakla ilişkilendirilirken, anlamlı yaşam verme eğilimiyle bağlantılıdır. İlişkilerinde daha çok veren kişiler, alan kişilere kıyasla hayatlarını daha amaçlı olarak tanımlamıştır.
Özgecil davranışlar; bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü çalışmak, önem verdiğiniz bir amaca bağış yapmak veya günlük yaşamda çevrenizdeki insanlara yardım etmek şeklinde olabilir. Başkaları için iyilik yapmak, yaşamınızın anlamlı olduğu hissini güçlendirebilir.
2. Kendinizi pozitif insanlarla çevreleyin
Çevrenizdeki insanlarla ortak yönlerinizi düşünün. Burada iş arkadaşlarınızı veya görmek zorunda olduğunuz aile üyelerini değil, kendi isteğinizle zaman geçirdiğiniz insanları kastediyoruz. Eğer çevrenizde olumlu değişimler yaratan insanlar varsa, onların ilhamından siz de faydalanabilirsiniz.
Öte yandan, sizi sürekli aşağı çeken ve olumsuz düşünen kişilerle çevriliyseniz bazı değişiklikler yapmanız gerekebilir. Pozitif katkılar sunmaya ilgi duymayan insanların arasında amaç ve tutku duygusu geliştirmek oldukça zordur.
3. Yeni insanlarla sohbet başlatın
Metroda yalnızken ya da bir kafede arkadaşınızı beklerken sosyal medyada gezinmek kolaydır. Bunun yerine çevrenizdeki insanlarla konuşmayı deneyin. Onlara üzerinde çalıştıkları projeleri veya boş zamanlarında neler yapmaktan hoşlandıklarını sorun. Destek verdikleri kuruluşlar veya önemsedikleri sosyal konular hakkında konuşun.
Başlangıçta yabancılarla sohbet etmek biraz garip gelebilir. Ancak kendi sosyal çevrenizin dışındaki insanlarla konuşmak, daha önce hiç fark etmediğiniz faaliyetleri, sosyal sorumluluk projelerini veya kariyer fırsatlarını keşfetmenizi sağlayabilir. Belki de yaşam amacınızı bulmanıza yardımcı olacak yeni ilgi alanlarıyla tanışırsınız.
4. İlgi alanlarınızı keşfedin
Sosyal medyada düzenli olarak hangi konular hakkında paylaşım yapıyorsunuz? İklim değişikliği, mülteciler, eğitim veya hayvan hakları gibi konular mı ilginizi çekiyor? Sosyal medya paylaşımlarınızda sürekli yaptığınız belirli bir aktivite var mı? Örneğin; bahçecilik, spor yapmak veya sanatla uğraşmak gibi. Yüz yüze sohbetlerde en çok hangi konular hakkında konuşmayı seviyorsunuz? Tarih mi, teknoloji mi, yoksa tasarruf yöntemleri mi? Konuşmaktan ve paylaşmaktan keyif aldığınız konular, yaşamınıza anlam katan şeyleri ortaya çıkarabilir.
5. Sizi rahatsız eden adaletsizlikleri düşünün
Birçok insanın dünyadaki belirli bir adaletsizlik karşısında güçlü duygular hissettiği bir konu vardır. Sizi derinden etkileyen bir sorun var mı? Bu; hayvan hakları, insan hakları, çocukluk çağı obezitesi, yaşlıların yalnızlığı ya da bağımlılık tedavileri olabilir. Belki yaşlı insanların bayramları yalnız geçirmesi sizi üzüyordur ya da bağımlı bireylerin daha fazla rehabilitasyon desteği alması gerektiğini düşünüyorsunuzdur. Bu alanlarda çalışan kuruluşlar vardır ve sizin katkınıza ihtiyaç duyabilirler.
6. Yapmaktan en çok hoşlandığınız şeyi keşfedin
Diğer taraftan, gerçekten yapmayı sevdiğiniz şeyleri düşünmek de yaşam amacınızı bulmanıza yardımcı olabilir. Müzikal tiyatroyu çok mu seviyorsunuz? Belki de yeteneklerinizi sanata erişim imkânı olmayan çocuklara canlı performanslar ulaştırmak için kullanabilirsiniz. Veri analiz etmek size gerçekten keyif mi veriyor? Bu beceri birçok kuruluş için son derece değerli olabilir. Sahip olduğunuz becerileri, yetenekleri ve tutkuları düşünün. Ardından bunları sizin için anlamlı bir amaca nasıl dönüştürebileceğinizi değerlendirin.
Amacınızı bulduğunuzu nasıl anlarsınız?
Yaşam amacını bulmak birkaç gün, hafta veya ay içinde gerçekleşen bir süreç değildir. Bu, hayat boyu sürebilecek bir yolculuktur ve adım adım ilerlemeyi gerektirir. Peki amacınızı bulduğunuzu nasıl anlarsınız? Bu sorunun cevabı da amaç kavramının kendisi gibi kişiden kişiye değişir.
Ayrıca yaşam amacınız zamanla değişebilir. Gençliğinizde hayvanlara yardım etmeyi sevmiş olabilirsiniz; bugün ise insani yardım yapan bir oluşumda yer almak istiyor olabilirsiniz. Hatta bazı şanslı insanlar gibi birden fazla amaca sahip olabilirsiniz. Sonuç olarak, eğer artık sürekli "Hayattaki amacım ne?" diye sormuyorsanız, büyük olasılıkla kendi amacınızı bulmuşsunuzdur.
Kaynak: Amy Morin. "7 Tips for Finding Your Purpose in Life". Şuradan alındı: https://www.verywellmind.com/tips-for-finding-your-purpose-in-life-4164689.
Hayat anlamsız geliyorsa bu 5 yolu deneyin
Basit ve anlamlı bir hayat için...