Dijital çağın çocukları için güvenli ve etkili internet kullanımı 4/4

Dijital çağın çocukları için güvenli ve etkili internet kullanımı 4/4

 

İnternetin önde gelenleri ne yapıyor?

Google ve YouTube gibi sektörün büyük oyuncuları çocukların korunması ve çocuk verilerinin işlenmesi konusunda neler yapıyor?

 

İnternette herhangi bir şeye ulaşmak için giriş kapısı niteliğindeki Google, bu konuda büyük bir sorumluluk taşıyor. Google, Family Link uygulaması ile çocuklara ebeveyn gözetimli hesap açma servisi sunuyor. Ailenin sağlıklı dijital alışkanlıklar edinmesine yardımcı olmayı vadeden uygulama, ebeveyn denetimli bir internet deneyimi sunuyor. Belirli uygulamaları veya web sitelerini engelleme veya izin verme, çocuklara uygun uygulama önerileri alma, çocuklarının hangi uygulamaları ne kadar süre kullandığını takip etme, çocuğun konumunu öğrenme, indirmek istediği uygulamalar hakkında bildirim alma, günlük zaman planlaması ve internet için belirlenen sürenin aşımında cihazları kilitleme gibi imkanlar sunuyor. Ebeveynin yaptığı ayarla uzaktan cihaz kilitleme fonksiyonundan bahsedince, akla Eylül 2018’de yayına giren Netflix animasyon filmi Next Gen/Gelecek Jenerasyon’dan bir sahne akla geliyor. Filmin hikayesi, robotların gündelik hayatta kullanıldığı yakın bir gelecekte geçiyor ve ergenlik çağındaki ana karakter Mai’nin ebeveyn denetimli elektronik diş fırçasıyla yaşadığı sıkıntı, bize gelecekle ilgili ipuçları veriyor. Google’a dönecek olursak, Google uygulamalarında ebeveyn denetimlerini açtığınızda yaş seviyesine göre Google Play'den indirilebilecek veya satın alınabilecek içeriği kısıtlama imkânı da var. Google’ın, bu servisi 13 yaşından büyükler için sunduğunu ve daha küçük çocuklar için kullanmayı düşünen ebeveynleri uyardığını hatırlatmakta fayda var. Çünkü Family Link uygulamasının kullanılabilmesi için çocuğa da bir Google hesabının açılması gerekiyor. Hesap açmak da yetişkinlere yönelik içeriklere ulaşma ve yabancı kişilerle tanışma ihtimalini, ayrıca kişisel verilerin kullanılması ihtimalini doğuruyor. Şirket, bir Google hesabı açmanın yetişkinlerin dünyasına erişim sağlayacağına işaret ederken, çocuklara internet erişiminin denetimsiz sunulmasındaki ihtimalleri bizlere hatırlatıyor.  

 

Youtube’da ise durum biraz daha dikkat gerektiriyor. Dünya genelinde 1,5 milyardan fazla kullanıcısı olan, dünyanın en büyük ikinci arama motoru haline gelen, her gün ortalama 4 milyar videonun izlendiği Youtube, her gün binlerce video eklenen ve izlenecek yeni videolar konusunda çocuk ve gençlerin iştahını kabartan bir mecra. Video içeriği dendiğinde Youtube, çocukların içeriklere ulaşmasının denetim altında tutulması bakımından neredeyse en önemli mecra halinde. Ergenlik döneminde gençler Youtube’a erişim konusunda daha hevesli oldukları için ebeveyn denetimi elzem hale geliyor. Masaüstü bilgisayar veya uygulamalar üzerinden giriş yaparak siteyi Kısıtlı Mod halinde kullanmak önemli bir tedbir. Küçük yaş grubu içinse, sitenin sunduğu YouTube Kids uygulaması hazır içerikler sunarak çocukların Youtube kullanma hevesine cevap veriyor. YouTube Kids, Google’ın Family Link servisleriyle de etkileşimli çalışıyor. Böylece çocuğun izlediği videolar ve geçirdiği süre gibi bilgiler Google hesabı üzerinden takip edilebiliyor. Bu uygulamaların İngilizce olduğunu hatırlatmakta fayda var. Çocukların eğitici içerikler, videolar ve oyunlara erişebildiği benzer uygulamaları ülkemizde de bulmak mümkün.

 

Dünyada en çok kişi tarafından kullanılan sosyal medya platformu olan Facebook, kişisel bilgileri kullanımı konusunda son zamanlarda eleştirilere maruz kaldı. Kişisel veri paylaşımı konusunda farklı bir yaklaşım benimseyen Facebook, 13-15 yaş arası kullanıcıların bilgilerini paylaşabilmeleri için anne-baba ya da vasinin iznini isteyeceğini açıkladı. 2 milyardan fazla aktif kullanıcısı olan platform, geçen Aralık'ta altı yaş ve üstü çocuklara yönelik Messenger Kids uygulamasını başlattı. Messenger Kids reklam almıyor ve ABD’deki Çocuk Çevrimiçi Gizlilik Koruma Yasası’na uygun tasarlanmış durumda. Yoğun kullanılan bir mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp ise kullanım kurallarını yeniledi. Kullanıcılar, uygulamanın hangi kişisel verilerin saklandığını ayrıntılı bir rapor olarak indirebiliyor. Bu bilgiler arasında, kullanılan telefonun markası ve modeli, telefon rehberindekiler ve gruplar ve engellenen telefon numaraları bulunuyor. Kişisel verilerin kullanımıyla ilgili bilgilendirme kapsamında sosyal medya platformlarının bu tarz düzenlemelerinin sadece yurt dışındaki yasal yükümlülüklere göre yapıldığını hatırlamakta fayda var. Bu açıdan ülkemizde hangi düzenlemeler olursa olsun, dijital dünya vatandaşı olma bilinciyle davranılması gereği ortaya çıkıyor.

 

Türkiye’de hukuki boyut

Kişisel veriler, birçok farklı amaçla kullanılmak üzere şirketler tarafından toplanıyor. Nihai amaç, ürün satışı olarak görünse de internet kullanıcılarının siteleri kullanma, videoları izleme, ürünleri satın alma gibi davranışlarında bir karşılıklı fayda ilişkisi bulunuyor. Bu bakımdan verilerin sadece ticari amaç için tek taraflı olarak toplandığından bahsetmek haksızlık olabiliyor. Her türlü bilgiye ve hizmete erişimi sağlayan internet ortamı, bilgiye kolay erişim, eğlence, pratik alışveriş gibi imkanlar sağlamak ve bunları geliştirmek için kullanıcılarından veri toplamaya ihtiyaç duyuyor. Sunulan servislerin kişiye uygun halde olması hem şirketler hem de kullanıcılar için pratiklik sağlıyor. Dolayısıyla, verileri paylaşmamak gibi bir seçenek çoğunlukla mümkün görünmüyor. Peki, kişisel verileri paylaşırken nasıl korunacağız? Kişisel haklarımız ihlal edilirse neler yapabiliriz? En önemlisi, çocuklarımızın kişisel verilerini nasıl koruyabiliriz?

 

Hukuka göre, kişisel verilerin kaydedilmesi, tutulması, paylaşımı, işlenmesi; başka kişilerin yetkisiz kullanımına karşı korunması gereken bir hak kapsamında. Türkiye’de müşterilere ilişkin kişisel veriler, üyeliğe ilişkin kayıtlar, ticari e-posta, çevrimiçi ziyaretçilerin trafik bilgileri, müşterilere ilişkin veriler çeşitli kanunlar tarafından koruma altında. Bunun dışında internet ortamında çeşitli şekillerde paylaşılan, kişilerin kesin olarak belirlenmesini sağlayan ad, soyad, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bilgilerin yanında, kişinin fiziki, ailevi, ekonomik ve sosyal özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veri olarak kabul ediliyor. Bunların korunması da “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” ile 2016 yılında kanunlaşmış.

 

Kişilerin, paylaştıkları verilerin işlenmesi, yani depolanması, sınıflandırılması gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem için onay beyanında bulunmaları “açık rıza” olarak ifade ediliyor. Bu da veri işlemeyi meşru kılıyor. Bu, yetişkinleri ilgilendiren bir durum gibi görünse de çocuk ve gençlerin internette bilgi paylaşıp karşı tarafın kullanımını onaylaması, diğer tarafa birtakım haklar veriyor. Kanuna göre, paylaşılmış olan verilerin tekrar gözden geçirilmesi, değişiklik istenmesi veya silinmesini talep etme hakkı var. Ancak bilgiler paylaşılırken okunmadan onaylanan bazı kullanıcı sözleşmelerinin satır aralarında, verilerin iş birliği halinde olunan üçüncü kişiler veya şirketlerle paylaşılması gibi bir veri işleme politikasının önünü açmış olabiliyor. Örneğin, bilgisayar başındaki gencin ebeveynlerinden birinin e-posta adresini ve ismini kullanarak bilgilerini vermesi durumunda, ebeveyni paylaşıma izin vermiş hale geliyor. Bu noktada, kullanıcı sözleşmesini net olarak görünür şekilde sunan firmalardan yana sıkıntı görünmüyor. Kanun, verileri sunanın sorumluluklarına da işaret ediyor. Veri sorumlusunun sahip olduğu yükümlülükler kadar, bilgileri veren kişinin de sorumluluk taşıdığını hatırlamak gerek. Veri sorumlusu tabir edilen kuruluş, aydınlatma, veri güvenliği sağlama gibi konularda sorumluyken, bireylerin de kendilerini korumaları gerekiyor. Bu noktada ebeveynlere hem çocukları hem de kendilerine dair iş düşüyor. Peki, bir sıkıntı yaşanması durumunda neler yapabiliriz?

 

Öncelikle, KVK Kanunu’na göre iki tarafın hakları şöyle:

 

Verilerin paylaşıldığı internet sitesi veya online servis, veri sorumlusu olarak kabul ediliyor ve aydınlatma yükümlülüğü kapsamında veriyi paylaşacak olan kişiyle, veri sorumlusunun kimliği, veriyi hangi amaçla edindiğini, ne için kullanacağını, verinin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceğini, verinin hangi yöntemle toplanacağını, hangi ortamlarda depolanacağını, iş amaçları doğrultusunda kimlere aktarabileceğini ve kendi hukuki hakları konusunda bilgi vermekle ve verilerin güvenliğini sağlamakla sorumlu. Kişisel bilgilerinizi paylaşmadan önce, bu detaylarla ilgili bilgilendirme sağlanıp sağlanmadığından emin olun.

 

Bireyler içinse bilgilerinizi kaydettikten sonra kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini ve detaylarını öğrenme, verilerin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurtiçinde veya yurtdışında verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, verilerin silinmesini, yok edilmesini veya içeriğinin düzeltilmesini isteme hakkına sahipsiniz.

 

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre, kanunun uygulanmasına yönelik talepler öncelikle veri sorumlusuna iletilmeli. Talebi alan veri sorumlusunun en geç 30 gün içinde cevap vermesi gerekiyor. Cevap geldikten sonra anlaşmazlık olursa, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyette bulunulabiliyor. Kurulun aldığı kararlar da en geç otuz gün içinde yerine getirilmeli. Tarafların kurulun kararlarına karşı idare mahkemelerinde dava açma hakkı da ayrıca bulunuyor. Sonuç olarak, kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda, genel hükümlere göre tazminat hakkı saklı bulunuyor. Bu da kişisel verilerin korunması konusunda hukuk yolunun açık olduğunu gösteriyor. Yine de şunu unutmamak gerekiyor ki; gelebilecek zararlardan korunmak hem veri sorumlusu hem de veriyi sunan bireylerin görevi. Hukukçular, bireyin kendini koruması gerekliliğinin altını çiziyor.   

 

Konuyla ilgili ayrıca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, internet suçlarına yönelik olarak sunduğu Bilgi ve İhbar Merkezi ile vatandaşlara başvuru imkânı sağlıyor. BTK, internet kullanımında çocuk ve aile ilişkisi üzerine de tavsiyelerde bulunuyor. Ailelere internetin faydalarını ön plana çıkarmayı, çocuğun yaşına uygun kurallar belirlemeyi, riskleri azaltarak internetin eğitim, iletişim ve güzel zaman geçirme gibi katkılarını vurgulamayı çıkarmayı tavsiye ediyor. Kurum, ailelerin internet ve bilgisayar teknolojileri konusunda kendilerini geliştirmeleri ve denetleme yapabilecek seviyede internet kullanımını özellikle öneriyor. 

 

Ebeveyn olarak neler yapabilirsiniz?

Hepimiz farklı seviyelerde teknoloji kullanıyoruz ve bazı aileler dijital araçların kullanımı konusunda oldukça aktif. Annelere dijital dünya konusunda yol gösteren bir topluluk olan Teknolojik Anneler, web sitelerindeki önerilerde ebeveyn kontrollü bilgisayar ve mobil aletler, virüs koruma programları, anti-casus yazılımlar, güvenlik duvarı yazılımları kullanımının şart olduğunu belirtiyor ve özellikle sosyal medya paylaşımlarına çok dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Filtreleme programlarının ve denetleme araçlarının mobil platformlarda da kullanılabildiğini hatırlayarak her alanda tedbirli olmak gerekiyor. Teknolojiyi takip eden ailelerin yanı sıra, çocuklarla çalışan herkesin, özellikle eğitimcilerin gündeminde olması gereken veri güvenliği ve dijital ayak izi konusunda izlenebilecek çeşitli yollar var. Tüm farklı boyutlara rağmen hem yetişkinler hem de çocuk ve gençler için internetin olanaklarını güvenle kullanmak aslında zor değil.

 

  • Öncelikle, çocuğunuzla açık bir iletişim halinde olun. Onu nelerden korumak istediğinizi, kaygı uyandırmayacak ancak işin ciddiyetini kavrayacağı şekilde anlatın. Yasaklayıcı değil, destekleyici olduğunuzu hissettirin ve iş birliği içinde olacağınızı söyleyin. Neleri görmesini, paylaşmasını istemediğinizi aile kararı olarak belirleyin ve ona yaşına uygun dille aktarın.

 

  • Çocuğunuz bir web sitesini kullandığında, kullanım koşulları, gizlilik politikası ve çerez ilkelerini beraberce okuyabilir, onay vermenin neyi amaçladığını konuşabilir ve birlikte onay verebilirsiniz. Bu, çocuğunuzun dijital vatandaşlık bilinci geliştirmesini sağlamanın yanında, interneti verimli şekilde kullanmasına da örnek olur.

 

  • Uygunsuz içeriklere erişimi engellemek için ebeveyn denetimi ve filtreleme programları kurun. Bu, çocuğunuzun sizin gözetiminiz altında internetten yararlanmasını sağlar. Ayrıca, ev için anlaşmalı olduğunuz internet servis sağlayıcınızın güvenli internet profili seçeneklerini inceleyin.

 

  • Çocuğunuzun okulu teknoloji ürünleri kullanıyorsa, okula teknolojik ürünlerin kullanımında nasıl bir gizlilik politikası benimsendiğini sorabilirsiniz. Ek olarak, çocuğunuza okuldaki elektronik cihazları kişisel amaçlar için kullanmamalarını tavsiye edin. Başka bir deyişle, sosyal medyaya erişim, video oyunları, YouTube’dan video izleme gibi faaliyetleri okul bilgisayarlarından yapmamalarını hatırlatın ve okuldaki olanakları sorgulayın.

 

En iyi yol, çocukların güvenilir kaynaklarda gezinmesi yönünde tetikte olmak, tedbirleri almak ve onlara keyifli bir internet deneyimi sağlamak şeklinde görünüyor. Çocukların ihtiyaçlarına yönelik ürün ve servisler sunmak için altyapı ve donanım olarak kendini geliştiren şirketlerin ürünleri dışında, çocuklar internet ortamında farklı web sitelerinde ve sosyal medyada gezinmek, üyelik oluşturmak gibi isteklerde bulunduğunda ebeveynlerin asıl dikkat etmesi gereken durumlar ortaya çıkıyor. Bu noktada ailelerin, çocuklarına tekrar tekrar hatırlatmaları gereken şu anlayış ortaya çıkıyor: Kişisel veriler, herkese sunulmaması gereken, kişisel güvenliğimizi ilgilendiren değerli bilgilerdir ve kimlerle paylaşıldığına dikkat edilmelidir. Doğru ve faydalı paylaşım önemlidir.

 

Çocuklara hatırlatabileceklerimiz!

 

  • İsim, doğum tarihi, telefon numarası, doğum yeri gibi bilgileri sanal ortamda gelişigüzel paylaşmamak.

 

  • Tanımadıkları kişilerden gelen arkadaşlık isteklerini kabul etmemek.

 

  • Oynadığı sanal oyunlarda tanımadıkları kişilerle karşılıklı oynanıyorsa büyüklerini bilgilendirmek.

 

  • Tehdit edici yönlendirmelere kanmamak, engellemek ve aileyi derhal bilgilendirmek.

 

  • Oyun, üyelik gibi işlem yapılacak mobil platform, web sayfası ve uygulamaların kullanım politikası ve gizlilik sözleşmelerini iyi okumak ve ne gibi bilgiler toplandığını öğrenmek. Sosyal medya hesapları üzerinden giriş yapıldığında sistemin arka planda nasıl çalıştığından emin olmak.

 

  • Ev, oda gibi özel ortamlarını içeren, yüzlerinin göründüğü fotoğrafları herkese açık halde paylaşmamak. Okul sunumları, projeleri, başarılarını paylaşabileceklerini belirleyip neleri açık, neleri gizli tutabileceklerini netleştirmek.

 

  • Güçlü şifreler kullanmayı hatırlatmak.

 

Ayrıca:

 

  • İnterneti prensip olarak sizin bilginiz dahilinde kullandığı konusunda açık ve net olun. Çeşitli yazılımlarla ona uygunsuz içerik gösterecek web sitelerini engellediğinizi belirtin ve bu tarz içerikler konusunda merak duyarsa bu merakını sizinle paylaşması konusunda korkmaması için destekleyici tutum takının.

 

  • Kapalı sistemler okulların; öğrencilerin sınav, ödev, not gibi eğitim hayatlarıyla ilgili verilerini barındıran, okulların kendi geliştirdiği veya dışarıdan satın aldığı yazılımlarla işliyor. Veli olarak burada yer alan bilgilerin gizlilik politikası konusunda okuldan bilgi isteyebiliriz.

 

  • İşin psikolojik gelişim yönünü de hesaba katın. Özellikle sosyal medya hesabına yeni sahip olan çocuğunuz, arkadaşlarının paylaşımlarından etkilenebilir ve benzer paylaşımlar yapmak konusunda yoğun istek duyabilir. Her ailenin ilkelerinin farklı olabileceğini ve herkesin kendine has yönleriyle özel olduğunu gerektiğinde hatırlatın.

 

  • İnternetin sadece oyun oynamak ve eğlence için kullandıkları değil, kendileri hakkında bilgi edinilen bir iletişim ortamı olduğu konusunda onlara farkındalık sağlayın. Dijital araçları, kendilerini ifade ettikleri bir alan olarak kullanırken bıraktıkları dijital ayak izi konusunda bilinçli olmalarına dikkat edin.

 

  • Olabilecek sonuçlar hakkında korkutmadan ancak ciddi ve gerçekçi bir yaklaşımla bilgilendirin.

 

Sonuç olarak, çocukların interneti güvenli kullanması, kişisel bilgilerini koruması ve dijital vatandaşlıkta bilinçli davranması için iş ailede başlıyor. Ailenin tedbirli ancak çağın hızını yakalayan bir tavırla yeni nesli desteklemesi, çocukların yetkin bir internet kullanıcısı olmasına da katkı sağlayacak. Gelecekte dünya çok daha fazla dijitalleşirken dikkatli, pozitif bir kullanım tarzı geliştirmek önemli. Güvenli ve etkili bir gelecek için pozitif bir dijital tavır inşa etmek mümkün.

                          

                                                 

Senem Tahmaz

 

 

Yazının diğer bölümler:

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli anlatıyor
    Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli...

    Süresi : 08:40 İzlenme : 0

  • Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine nasıl yaklaşmalı?
    Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine...

    Süresi : 23:38 İzlenme : 0

  • Yeşim'le Hayat Bilgisi
    Yeşim'le Hayat Bilgisi

    Süresi : 31:47 İzlenme : 0

  • Kanserde Doğru Bilinen Yanlışlar
    Kanserde Doğru Bilinen Yanlışlar

    Süresi : 37:35 İzlenme : 0

  • Sanal kitap mı? Basılı kitap mı?
    Sanal kitap mı? Basılı kitap mı?

    Süresi : 01:55 İzlenme : 1442

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön