Uyumadan önce tükettiğiniz yiyecekler, uykunuzu etkileyerek rüyalarınızın içeriğini ve yoğunluğunu değiştirebilir. Yapılan araştırmalara göre, süt ürünleri, baharatlı yiyecekler ve şekerli gıdaların rüyaların daha canlı hale gelmesine ve uyku kalitesinin bozulmasına neden olabileceği düşünülmektedir. Bu ilişkileri anlamak, daha kaliteli bir uyku için yatmadan önce daha sağlıklı besin seçimleri yapmanıza yardımcı olabilir.
Hangi besinler rüyalarımızı etkileyebilir?
Terapist Annie Miller, bazı besinlerin özellikle canlı rüyaların görüldüğü REM uykusu olmak üzere uyku yapısını etkileyebileceğine ilişkin kanıtların giderek arttığını belirtiyor. Sindirim sistemindeki rahatsızlıklar veya kan şekerindeki dalgalanmalar, uykunuzun bölünmesine neden olabilir. Bu durum, rüyaların daha canlı, yoğun veya duygusal açıdan daha etkileyici hissedilmesine yol açabilir.
Farklı besinlerin rüyalar üzerindeki olası etkileri şu şekilde açıklanabilir:
Süt ürünleri: Özellikle laktoz intoleransı olan kişilerde sindirim sistemi rahatsızlıklarına neden olabilir. Bu durum, uyku sırasında kısa süreli uyanmalara yol açabilir. Böylece kişinin rüyalarını hatırlama olasılığı artabilir ve rüyalar daha tuhaf ya da rahatsız edici olabilir.
Baharatlı yiyecekler: Vücut sıcaklığını artırabilir. Vücut sıcaklığındaki artışın daha yoğun rüyalar ve düşük uyku kalitesiyle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Şekerli yiyecekler: Kan şekerinde ani düşüşlere yol açabilir ve sempatik sinir sistemini harekete geçirebilir. Bu durum, gece boyunca daha sık uyanmaya ve kortizol salınımının artmasına neden olarak rüyaların daha yoğun veya duygusal açıdan daha canlı hissedilmesine katkıda bulunabilir.
Yatmadan önce tüketilen kafein, uzun süre ekrana bakmak ve ağır, yağlı ya da şeker oranı yüksek yiyecekler, REM uyku döngüsünü bozarak uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Gördüğünüz rüya neyi yansıtıyor?
Rüyaları ve uykuyu anlamak
Uyku döngüsü dört aşamadan oluşur. İlk üç aşama hızlı göz hareketlerinin olmadığı NREM uykusunu, dördüncü aşama ise hızlı göz hareketlerinin görüldüğü REM uykusunu kapsar.
Birinci aşama: Uyanıklıktan uykuya geçişin yaşandığı kısa bir dönemdir.
İkinci aşama: Vücudun ve beyin faaliyetlerinin belirgin biçimde yavaşladığı evredir.
Üçüncü aşama: Derin uyku olarak bilinir. Hafızanın güçlenmesi ve fiziksel yenilenme açısından büyük önem taşır.
Dördüncü aşama: Uykuya daldıktan yaklaşık 90 dakika sonra beyin REM uykusuna geçer. Bu aşamada beyin aktivitesi artar, gözler hızla hareket eder ve kaslarda geçici bir hareketsizlik meydana gelir.
Bu döngü her 90 ila 120 dakikada bir tekrarlanır. Yetişkinler genellikle bir gecede dört ila beş tam uyku döngüsü yaşar. Rüyaların; beynin anıları pekiştirmesine, duyguları işlemesine ve sinirsel bağlantıları güçlendirmesine yardımcı olduğu düşünülmektedir. Rüyalar uykunun tüm aşamalarında görülebilse de REM uykusunda daha yoğun ve sık yaşanır. Bu aşamada beyin aktivitesinin artması, gün içinde yaşanan olayların yeniden düzenlenmesine ve duygusal süreçlerin işlenmesine olanak tanır.
Beslenme ile rüyalar arasındaki ilişki nedir?
Diyetisyen Rachel Gargano, beslenme ile rüyalar arasındaki ilişkinin oldukça ilgi çekici olduğunu ancak bu konuda yapılan araştırmaların henüz sınırlı kaldığını belirtiyor. Bu tür araştırmaları etkileyebilecek çeşitli faktörler bulunuyor. Bunlar arasında mevcut uyku bozuklukları, kişilerin beklentileri, bireysel önyargılar, genel sağlık durumu ve duygusal etkenler yer alıyor.
Sağlıklı ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları
Araştırmalar sınırlı olsa da Gargano, son yıllarda yayımlanan bazı çalışmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade ediyor. Bu çalışmalar, meyve ağırlıklı beslenmek ve akşam saatlerinde meyve tüketimini azaltmak gibi sağlıklı beslenme alışkanlıklarının daha canlı rüyalar görülmesi ve rüyaların daha iyi hatırlanmasıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Öte yandan şu alışkanlıkların tuhaf rüyalarla, olumsuz rüyalarla veya kabuslarla ilişkili olabileceği düşünülüyor:
İlginizi çekebilir: Neden rüyalarımızı hatırlamayız?
Besin intoleranslarının etkisi
Laktoz intoleransı gibi besin intoleransları ve bunların neden olduğu sindirim sistemi belirtileri de olumsuz rüyalarla ilişkili olabilir. Gargano'ya göre olası açıklamalardan biri, sağlıklı beslenen ve vücudunun sinyallerini dikkate alan kişilerin, kendilerini neyin iyi hissettirdiğini daha iyi anlayabilmesidir. Bu farkındalık, kişinin olumlu rüyaları daha fazla hatırlamasını sağlayabilir veya gerçekten daha olumlu rüyalar görmesine katkıda bulunabilir.
Uzmanların üzerinde durduğu bir diğer olasılık ise gece geç saatlerde yemek yemenin hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni üzerindeki etkileri nedeniyle uykuyu bozabilmesidir. Sindirim sisteminin biyolojik ritmi gece saatlerinde dinlenmeye daha yatkındır. Akşam geç saatlerde yemek yemek, sindirim hızını ve vücudun bu sürece verdiği tepkiyi etkileyebilir. Bunun sonucunda kortizol düzeylerinde değişiklikler meydana gelebilir ve uyku kalitesi olumsuz etkilenebilir.
Daha iyi uyku ve daha güzel rüyalar için neler yapılabilir?
Beslenmenin uyku kalitesi üzerindeki etkileri, rüyalar üzerindeki etkilerine kıyasla çok daha kapsamlı araştırılmıştır. Genel olarak meyve, sebze, yağlı balık ve süt ürünlerini içeren dengeli bir beslenme düzeninin daha iyi uyku kalitesiyle ilişkili olduğu görülüyor. Buna karşılık ilave şeker, yağ ve işlenmiş gıdalar bakımından zengin bir beslenme düzeni, uykunun sık sık bölünmesine ve uyku kalitesinin düşmesine neden olabilir.
Diyetisyen ve beslenme uzmanı Alexis Law da kafein içeren yiyecek ve içeceklerin uykuya dalmayı zorlaştırabileceğini ve alınan dinlenmenin kalitesini etkileyebileceğini ekliyor. Peynir gibi kişinin hassasiyet gösterdiği yiyecekler de rahatsızlığa neden olarak daha huzursuz bir uykuya yol açabilir.
Derin ve kaliteli uykuyu destekleyebilecek besinler
Uzmanların önerdiği, kaliteli uykuyu desteklemeye yardımcı olabilecek bazı besinler şunlardır:
Triptofan içeren besinler: Süt ürünleri, tohumlar, tavuk eti ve yumurta beyazı gibi triptofan açısından zengin besinler, uyku kalitesini destekleyebilir. Triptofan, uyku düzeninde önemli rol oynayan serotonin hormonunun üretiminde kullanılan bir amino asittir.
Vişne ve kiraz: Bu meyveler uyku kalitesini destekleyebilir. İlave şeker içermeyen yüzde 100 meyve sularının sabah ve yatmadan bir ila iki saat önce, yaklaşık 240 ml tüketilmesi önerilmektedir. Ancak bu meyvelerin uyku üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel kanıtlar henüz sınırlıdır.
Magnezyum bakımından zengin besinler: Magnezyum daha iyi uykuyu destekleyebilir. Kabak çekirdeği, chia tohumu, badem, kaju, siyah fasulye, barbunya, bazı balık türleri ve çeşitli sebzeler magnezyum kaynakları arasında yer alır.
Düşük glisemik indeksli atıştırmalıklar: Akşam saatlerinde hafif ve dengeli besinler tüketmek, sindirim sisteminin yükünü azaltarak daha kaliteli bir uykuya yardımcı olabilir. Düşük glisemik indeksli atıştırmalıklar ise kan şekerinin dengede kalmasını destekleyebilir.
Bitki çayları: Papatya veya kediotu içeren bitki çayları rahatlamayı destekleyebilir ve gece boyunca uyanıklığı artıran etkenleri azaltmaya yardımcı olabilir. Bununla birlikte etkileri kişiden kişiye değişebilir.
Beslenme uyku ve rüyaları etkileyebilse de uyku kalitesinde günlük alışkanlıklar ve düşünce biçimleri daha belirleyici bir rol oynar. Düzenli bir uyku rutini oluşturmak, stresi yönetmek ve zihinsel rahatlamayı destekleyen yöntemler uygulamak, daha kaliteli bir uyku için önem taşır.
Kaynak: Katharine Chan. "Eating These Foods Might Be Messing With Your Dreams". Şuradan alındı: https://www.verywellmind.com/eating-these-foods-might-be-messing-with-your-dreams-11769069.
Rüyalarda beynimiz gerçekliği yeniden yazıyor
Bu kuruyemiş kolay uyumanızı sağlayacak!