Bir yıldır iki çocuklu, boşanmış bir erkekle ilişki içerisindeyim. Ben, 30 o 39 yaşında. Mesleklerimiz ve yaşam standartlarımız denk. Kendisi, eski eşinden ihanet nedeniyle ayrıldığını ve aslında evliliğini uzun süre sadece çocuklar için sürdürdüğünü söylemişti. Ancak ilişki sürecimizde, eski eşiyle olan bağının düşündüğüm gibi kopmadığını fark ettim. Sürekli iletişim halindeler; gündelik konular, tartışmalar ve maddi destek gibi konularda sınır koyamadığını gözlemledim. Eski eşinin kendisine karşı baskın ve zaman zaman sert bir tutumu var, buna rağmen onun isteklerini yerine getirmeye devam ediyor. Konu çocuklar olsa tabii ki sorun değil. Konular hep kişisel hırsları… İki yıl olmuş ayrılalı biz ise bir yıldır birlikteyiz. Bu durum beni rahatsız ettiği için sınır koymak istedim. Eski eşiyle iletişiminin daha şeffaf olmasını, en azından bana haber vermesini talep ettim. Başta kabul etmesine rağmen sonrasında gizli yazışmalar olduğunu fark ettim ve bu durum güvenimi ciddi şekilde sarstı. Ben bunu bir tür ihanet olarak değerlendirirken, kendisi bunun normal olduğunu ve eski eşle iletişimin doğal sayılması gerektiğini savunuyor.İlişki boyunca kendimi sık sık eski eşiyle kıyaslanmış ve değersiz hissettim. Tepki gösterdiğimde ise ya konuyu küçümsedi ya da beni suçlu hissettirdi. Zamanla, hatalı bir durum olmadığı halde kendimi suçlu hissetmeye başladım.Tartışmalarımız sık ve yoğun yaşandı. Buna rağmen davranışlarında kalıcı bir değişim olmadı. Son süreçte ise hatalarını kabul etmek yerine benden özür dilememi bekleyen, beni “anormal” olmakla suçlayan bir tavır sergilemeye başladı. Ayrıca zaman zaman fiziksel şiddet de yaşandı. Beni yok sayılmış gibi hissettiren durumlar yaşıyorum. Eski eşine çeşitli bahanelerle sürekli destek oluyor ve bu süreçte benim varlığımı ve duygularımı dikkate almıyor. Tepki gösterdiğimde ise sorunu benim psikolojime bağlıyor ve beni “problemli” olmakla suçluyor. İlişkimizde üç kez fiziksel şiddet yaşandı. Bu durumlar, eski eşiyle olan iletişimi sınırlandırmasını istemem üzerine ortaya çıktı. Her seferinde ayrılmak istedim ancak beni ikna ederek geri döndürdü. Üstelik özür dilemek yerine, yaşananların sorumluluğunu bana yükledi. Kendisini hiçbir zaman haksız görmüyor. Sürekli haklı olduğunu düşünüyor ve benden özür dilememi ya da “düzgün davranmamı” talep ediyor. İletişim dili çoğu zaman kırıcı ve hakaret içerikli. Yaşananları unutup devam etmemi istiyor ancak güvenimi yeniden inşa etmek adına hiçbir somut adım atmıyor. Ayrılmama uzak durmama da izin vermiyor ama ben kararlıyım. İçimde bitti. Ben ise yapılanları unutamıyorum ve unutmam da mümkün değil. Bu durum beni ciddi şekilde yıprattı. İlk defa birine karşı güçlü duygular hissettim ancak yaşadıklarımın sağlıklı bir ilişki olmadığını da fark ediyorum. Aramızda bi şey yaşanmadı. İyi ki de evlilik de olmadı diyorum. Buna rağmen duygusal olarak zorlanıyorum ve bu süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için desteğe ihtiyaç duyuyorum.
Yeşim Tijen’in cevabı:
“Kendine olan saygın duygularından daha güçlü olmak zorunda” demiş birileri…
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; iki senelik bir ilişki içindesiniz. Farkında mısınız bu beyle yaşadığınız ilişkide çocukları tabii değerli olacak ama siz eski eşinden bile daha değersizsiniz. Üstelik bu değersizliği hissediyorsunuz. Üstelik eski eşi kendisini aldattığı halde değerli… İnanılmaz… Üzülmelerinizi, uyarmalarınızı, rahatsızlık duymalarınızı hiç önemsememiş; yavuz hırsız misali bir de sizi suçlu çıkarmış. Kendisini değiştirmemiş. Yani sizle sevgili olmuş ama onun hiçbir şeyi olmamışsınız. Eski eşi ise hala çok şey gibi gözüküyor. Bir kadın için hazmetmesi zor bir durum. Evet, eski eşler çocuklar yüzünden görüşürler. Bazen bir araya da gelirlerse de sınırlarıyla bir araya gelir. Eski çamlar bardak olmuştur. Eski eşler çocuklar genelde annede olduğundan babalar bu durumu madden kapatmaya, telafi etmeye çalışabilirler. Uyanık kadınlar bu durumu kullanabilirler de. Sizde durum şu açıdan ilginç: Eski eş aldatmış olmasına karşın hala önemli, sizin önünüze geçebiliyor. Siz bu bey için değerli olsanız en azından bu konuda sizi rahatlatıcı hareketler içinde olurdu ama olmamış aksine sizi suçlamış, özür dilemenizi istemiş. Siz abartmıyorsanız şayet eski eşine karşı hala zaafı olabilir. Olmayacak şeyler değil… Bazen evlilikler bitebilir ama yürekteki duygu bitmeyebilir. Bir şeylerine takılı kalabilir. Aklı hala eski eşinde olmasa sizi eski eşiyle niye mukayese etsin? Aldatılan sevgiliniz eski eşinde sadakatsizlikten daha önemli ne bulmuş olabilir? Tabii aldatıldığı da gerçekse… Böyle bir durum da olabilir… Kadınlar erkeklerin ne kadar rahat yalan konuşabildiğini bilemiyorlar. O erkek imgesi var ya zihinlere nakşedilen kadın kısmı erkekle yalanı birleştiremiyor ya da kendileri gibi dürüst sanabiliyorlar. Oysa birçok erkeğin on sözünden sadece üçü doğrudur gerisi yalan. İnanmayacaksınız. Gülüp geçeceksiniz. Yalanı doğru kadar rahat konuşabiliyorlar onun içindir “Babana bile güvenme” deyişleri. Kimse annene bile güvenmeyeceksin dememiş. İstisna erkekler de vardır onlar üzerine alınmasın ama çoğu böyle rahatça yalan konuşabiliyorlar. Sizin beraber olduğunuz kişi de yalan söylemiş olabilir. Bu kişinin eski eşi gerçekten bu beyi aldatmışsa bu kadar sık konuşamazlar. Kırgınlık olur. Bitmez o kırgınlık ancak gerektiğinde konuşurlar o da adamın konuşmaları mesafeli olur. Olması gereken buyken… Bu kadın bu beyi sık sık arayıp kızabiliyorsa burada ters bir durum var. Kadının mahcubiyet içinde olması ve gerekmedikçe aramaması; adamın da her telefonunu açmaması, sınır koyması gerekir. Çocukları için konuşmaları olmak zorunda daha fazlası samimiyete girer. Rahatsız olmakta haklısınız. Özür dilemesi gereken sizi üzdüğü için kendisidir. Aklınızla oynamasına izin vermeyin. Bir diğer benim kabul edemediğim konu size zaman zaman şiddet göstermesi… Şiddeti gösterdiği anda bu ilişkiyi bitirmeliydiniz, sizi bağlayan bir şey yok. Siz kendinizi orada değersizleştirmişsiniz. Size şiddet gösteren bu adam için ilk mailinizde “iyi adamdı” yazmışsınız. İyi adam olarak gözükmüyor. İyi adam olsa zaten karısı bırakmazdı. Hiçbir kadın düzgün bir adamı boşamaz. 30 yaş genç bir yaş sevgili kızım; kendinize yazık etmeyin. İyi adam vs. diye kendinizi kandırmayın. Sizi sevdiğine bile inanmıyorsunuz… Size kendinizi değersiz hissettiriyor, şiddet de var daha ne kötülük kaldı? Hayalinizdeki adam böyle biri miydi?
Bir insan sizi gerçekten seviyorsa sizi incitecek davranışlarda olmaz, size kendinizi özel ve değerli hissettirir ama sizin onda uyandırdığınız duygu için sizinleyse o zaman sizin incinmenizin hiçbir önemi olmaz. Onun korkusu sadece hayatına kattıklarınızı kaybetmekten olur. İhtiyaç duyulmakla değer görmek aynı şey değildir. Farkındalık harita, eylem ise yolun kendisiymiş. Siz de her şeyin farkındasınız eyleme geçmek bu beyden ayrılmak için harekete geçmenizi öneririm. Sizi hak edecek biriyle karşılaşma ihtimaliniz yüksek çünkü gençsiniz. 30 yaş çok ümitli bir yaş çokça ümit varken bu ümitsizliği yaşamamalısınız. İnsanın sevdiği birinden ayrılması zordur, kolay diyemem; yaşanmışlıklar, korkular, yaşanacaklar insanı korkutabilir ama böyle bir adamla mutlu olamayacağınız görmüşseniz ayrılık travması sizi korkutmamalı; yaşanır, acıdan geçersiniz ama o acıdan çıkarsınız da… Kendinize inanın, güvenin. Hayat şimdiye kadar buraya almadığım yazdıklarınızda gülmemiş olabilir bu hep gülmeyecek demek değildir. Yaşam ümitlerle dolu yavrum o ümitlere ve kendinize sığının. Son söz: O adam size saygı duymayabilir, değerli bulmayabilir, o sizin değerinizi biçemez ama siz bu ayrılıkla onun değerini biçmiş olursunuz. Güzel günlerinizde de buluşmak dileğiyle…
Sevgiler sevgili okurlarıma…
Söz ve şiir paylaşımlarımı beğendiğinizi yazmıştınız o zaman buraya sizin için bir şiir bırakıyorum sizin yaşamınıza da uyuyor…
Yaşa bakalım
Deniz kadar mavi
Ağaçlar kadar yeşilken ben
Gittin diye renklerimi solduracak mıyım?
Senden kalan bir tek anılar
Onlarda arı kovanı
Sence hatırlamaya değer bulacak mıyım?
Sen otur kendi derdine yan
Olanlar sana olacak
Bir değerin kalmayacak
En karasından bir dünyan
O da bir daha aydınlanmayacak
Hadi bundan sonra yaşayabilirsen yaşa bakalım
Yeşim Tijen Hüzünlü Valizler kitabından
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com
Teşekkür ederim. Dediğiniz konuyu da tıpkı böyle dedi.
Teşekkür ederim. Dediğiniz konuyu da tıpkı böyle dedi.
Teşekkür ederim. Dediğiniz konuyu da tıpkı böyle dedi.