Uzun bir süredir birçok ülke ekonomisinin (bizimki dahil), sınırları içinde yaşayan insanları sürekli yüzleştirdiği bir konu var: İhtiyaçlar... Bu konu o kadar önemli ki, yaşamsal ihtiyaçların ne olduğu ve hangi oranda karşılandığı gibi alt başlıklar insanın yaşam kalitesini hatta süresini doğrudan etkiliyor.
Bedensel ve psikolojik ihtiyaçları tam olarak giderilemeyen tüm insanlar sonunda yaşamının anlamını sorgulamaya başlar. Yaşamında anlam bulamayan insanın da, zaman içinde "ertesi güne uyanmak" gibi bir motivasyonu kalmayabilir. Bu yüzden hayati önemi olan ihtiyaçlar konusunu günümüz şartlarında belli aralıklarla ele alıp zamanın şartlarına göre yeniden tanımlamak gerektiğini düşünüyorum. Yüzyıllardır dünyanın en önemli yaşamsal aracı olan paranın değeri bile gün içinde defalarca güncelleniyor. Aynı şekilde insan yaşamının değerini de ihtiyaçların karşılanması bazında güncellemeye kalksak, bizimki gibi ülkelerde ne kadar büyük bir değer kaybı yaşandığını daha iyi görürüz.
Amerikali psikolog Abraham Maslow'un 1940'lı yıllarda geliştirdiği İhtiyaçlar Teorisi (Piramidi), o zamanlarda bir insanın bireysel gelişimi için karşılanması gereken birçok ihtiyacı tanımlar. En temelinde fizyolojik /bedensel ihtiyaçlarla başlayan bu piramit; güvenlik, sevgi, saygınlık ve en tepede kendini gerçekleştirme katmanı ile son bulur. Belki temelde bu kategorilerin başlıkları yaklaşık 100 yıldır aynı kalmıştır ancak günümüz şartlarında bunları karşılama biçimleri, kesinkikle 1940'lı yıllarda olduğu gibi değildir. Hatta günümüz şartlarında birçok insan, piramidin birinci basamağındaki ihtiyaçlarını bile tam olarak karşılayamamaktadır. Bu açıdan bakıldığında günümüz dünyasında belki de milyarlarca insanın, bedensel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için bireysel gelişim yolunda ilerleme ve piramidin bir üst basamağındaki ihtiyaçlarının farkına varma şansı hiç yoktur...
Zamane ihtiyaçlarının nasıl farklılaştığını, günümüzde yaşayan ortalama bir insanın yaşamından kesitler göstererek inceleyebiliriz. Bedensel ihtiyaçlardan başlayacak olursak; şu anda gün içinde bir şeyler yiyebiliyor olmak, yani aç gezmiyor olmak, asla sağlıklı yaşam için yeterli değildir. Artık birçok insan tarımla veya hayvancılıkla uğraşmadığına göre gıdalarımızın hepsini satın almak zorundayız. Satın aldığımız gıdaların sağlığa zarar verecek maddeler içermeyen bir üretim sürecinden geçmiş olması, artık ancak belli bir gelir grubunun ulaşabildiği bir standart olmuştur. Dolayısıyla ortalama gelir elde eden bir insan, ya gelirine göre ucuz ve sağlıksız gıdaları alabilecek ya da birçok başka ihtiyacını karşılamaktan vazgeçerek gelirinin büyük bir kısmını sağlıklı ancak yüksek fiyatlı gıdalara ayırmak zorunda kalacaktır. Aynı şekilde piramidin bir üst basamağındaki güvenlik ihtiyacını ele alacak olursak, gerçekten can güvenliğinin olduğu, kaygıdan uzak, insanın kendini özgür hissebildiği bölgelerde yaşayabilmek için yine ortalamanın çok üzerinde bir gelir sahibi olmak gerekmektedir. Barınma olanaklarından örnek verelim: Güvenli ve kaliteli yaşam olanaklarının sunulduğu bir semtte ev sahibi veya kiracı olmak, ortalama geliri olan bir insan için artık imkansız gibidir. Dolayısıyla milyonlarca insan kendini güvende, korunaklı ve özgür hissetmemektedir.
İhtiyaç piramidinin en temel basamaklarında bile günümüz standartlarında ihtiyaçları karşılanamayan insan için, neyin temel ihtiyaç neyin lüks tüketim kategorisine ait olduğunu belirlemek iyice zorlaşmıştır. Artık temel ihtiyaçların sağlıklı, güvenli olması bile çok yüksek alım gücüne bağlı olduğundan "lüks" sayılmaktadır. Oysa insan onuruna yakışır bir yaşam sürebilmemiz, bedenen ve psikolojik açıdan yaş aldıkça bir üst seviyeye geçerek gelişebilmemiz için bize "lüks" veya "ayrıcalıklı kesime layık" olarak gösterilen ihtiyaçlar, tüm insanların en temel hakkıdır. Maslow'un meşhur İhtiyaç Piramidi, birçok insan için artık sadece tek bir basamaktan oluşan beton bir blok haline gelmiştir. Zaman içinde yıkılmış piramitlerimizin tekrar yükselebildiği, yaşama sevincimizin canlandığı ve kendimizi gerçekleştirme derdine düştüğümüz zirveleri bir an önce görebilmeyi diliyorum...