HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Bazı insanlar, tatile dinlenmek için gidip daha da yorgun döndüklerini söylüyorlar. Hatta onlar için "tatil" kelimesini duymak bile beyinde refleks hızında "yorgunluk" kavramını çağrıştırabiliyor.

Peki, neden ruhen ve bedenen dinlenme amacıyla günlük rutinimize ara verip, planlar yapıp, bu uğurda hatırı sayılır paralar harcayıp yine de hedefimize ulaşamayız? Bunun başlıca sebebi, yaptığımız planların aslında dinlenmeye değil, daha da yorulmaya yönelik olması olabilir. Örneğin; ailece bir tatil fırsatı olduğunda bunu bol kültürel faaliyetli bir gezi planı ile değerlendirmek, dinlendirici değil, tüm gün programlı bir rutin içereceğinden en azından bedensel açıdan yorucu olması ihtimalini yükseltir. Belki gezip gördüğümüz yerler çok keyif verici olabilir, evimize çok güzel fotoğraflarla veya unutulmaz anılarla dönüyor olabiliriz ancak eve döndüğümüzde devam etmemiz gereken rutinin de temposu yüksek ise tatilin getirdikleri götürdüklerinin yanında çok zayıf kalabilir.

Bir başka yaygın sebep, tatile birlikte gittiğimiz grubun niteliğidir. Örneğin; çocuklarla birlikte gidilen tatillerde anneler genellikle pek dinlenemez. Çocukları günlük yaşamlarından farklı bir ortamda takip etmek, tatil ortamlarındaki bazı ihtiyaçlarında onlara destek olmak hatta küçük çocuklarda tüm gün onlarla birlikte aktiviteler yapmak, anne ya da babalar için evdeki yaşamdan daha yorucu olabilir. Ya da arkadaş grubuyla çıkılan tatillerde, farklı kişilik yapılarının aynı faaliyetlerden keyif alabilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Ortak karar verilmesi ve hareket edilmesi gereken durumlarda uyumsuzluklar hatta gerginlikler yaşanabilir ve çıkıştaki amacın tam tersi bir ruh hali ile, ruhsal olarak biraz yıpranmış durumda eve dönüş tatilden beklenen etkiyi sıfırlamış olur.

Ancak yukarıdaki örneklerin dışında, tamamen bizim yaşama ve kendimize yaklaşımımızla ilgili bir sebep de tatilden yorgun dönmemize sebep olabilir. Bu da tatilden asıl beklentimizin "ruhumuzu" dinlendirmek olduğunu ve bu sonucu elde edebilmek için nasıl bir donanıma sahip olmamız gerektiğini bilmememizdir. Gerçekten dinlenmek istiyorsak, öncelikle kendimize özel bir "dinlenme biçimimiz" olmalıdır. Bedenimiz yorgun olduğunda nasıl dinleneceğimizi, aşağı yukarı ne kadarlık bir sürenin yeterli olacağını biliriz. Ancak ruhumuzu dinlendirmek söz konusu olduğunda, tam olarak ne şekilde bunu başarabileceğimizi çoğumuz kesin ve net olarak bilmeyiz. İster 2 - 3 günlük ister 9 - 10 günlük bir bayram tatili olsun ister iş yerinden izin alıp kendimize ayırdığımız bir haftalık bir tatil süresi olsun, o döneme denk gelen dinlenme ihtiyacımızın niteliğini ve bunu ne şekilde karşılayabileceğimizi derin derin düşünmeyiz. Bunun yerine kalıplaşmış tatil alternatiflerini değerlendirip genellikle mevsime ve bütçemize göre, seyahat içeren bir plan yaparız. Zaten pek meşhur bir deyimde dile getirildiği gibi, "tebdil-i mekanda ferahlık olduğuna" inanırız. Ancak şunu unuturuz; aslında bizi yoran mekan değil, kişilere ve olaylara bakış açımızdır.

Ruhumuza ve dolaylı olarak bedenimize ısmarlayabileceğimiz en verimli "tatil", bir sürü konuyu kafamızda evirip çevirmeyi, kendimizce çözüm/kurtuluş senaryoları üretmeyi, yargılamayı/eleştirmeyi, kaygılanmayı ve proaktif olmaya çalışmayı bırakabildiğimiz anlardır. Dikkat ederseniz, bu süreyi ancak "an" kelimesiyle tanımlıyorum çünkü eminim çoğumuz, bu "üstün başarıyı" günlerce gösterebilecek kadar kendimizi akışa bırakamayız. Teknolojik ve modern yaşam günlük rutinimizi ele geçirdiğinden beri, bu doğal becerimizi kaybettik ve geri kazanabilmek için yoga, meditasyon, Uzakdoğu kökenli bedensel egzersizler gibi alanlardaki kurslara veya bireysel terapi seanslarına servet harcıyoruz. Eğer bu becerimizi geliştirmeyi öğrenebilirsek, adına tatil dediğimiz sürelerde nereye gidersek gidelim, aynı iç huzuruyla gidip döneceğimiz için en fazla bedensel bir yorgunluk hissederek döneriz. Bu da birkaç günlük erken yatma ve daha az günlük aktivite ile giderebileceğimiz bir durum olur. Bu bilgiler ışığında, umarım herkesin geçmiş bayram tatili hem keyifli hem de dinlendirici geçmiştir; geçmediyse de bundan sonraki tatiller için bu yazı ilham verici olur...

Paylaş:
brush-purple Yorumlar