Merkezini hatırlamak…

Varsaymak, beklenti, hayal kırıklığı, güven, netlik…

 

Yeni derslerim bu konular etrafında dönüyor.

 

Birilerinin bir şeyleri bildiğini varsayarak bazı şeyleri söyleme gereği duymamışım, öyle olacağını varsaymışım, bilmeden/fark etmeden beklentiye girmişim, beklediğim gibi bir sonuçla karşılaşamayınca yaşadığım şaşkınlıkla, beklentim gerçekleşmediği için yaşadığım hayal kırıklığıyla “A aaa onu öyle yapmadın mıııı??? Ben yaparsın sanmıştım” gibi patavatsızca laflar edivermişim. Kaçtır yapıyorum bunu kim bilir? Ama kendimi yeni yeni yakalıyorum.

 

Hâlbuki ben yokken mutfağı düzenleyip toparlamışlar, sıcak yaz gününde kolay iş mi, şıpır şıpır terliyor insan, hele de hava nemliyse, sen yapılan onca işi görme, “A aaa barbunyayı pişirmediniz miii?” de ilk cümlende.

 

İlk anda olanı değil olmayanı görmek hem mesleki deformasyon hem de genetik miras bende, Allahtan sorun çözme eğilimi de genetik de oradan yırtıyorum. Bi’ de üstüne yükselenim başak olunca vay halime! Yine de bu durumları bu haliyle görüp çözümlemeye başladım ya, bu da bi’ şeydir, devamı gelsin inşallah.

 

Beklentiyi kaldır Ayşecim, olanı görüp şükrediyorsun hep de böyle ani tepkiler verip bir çuval inciri de berbat ediyorsun.

Kendimle dalga geçiyorum taklidimi yaparak, aklımca patavatsızlığımı affettirmeye çalışıyorum.

Netlik eksik söylediklerimde, “Barbunyayı ayıklayın, pişirin ya da belki biz Antalya’dan dönmüş oluruz o zamana kadar, gelince pişiririz.” Antalya’dan dönüşümüz gecikince ne olur, barbunya pişmezse ne olur?

 

Mevsimlerin döngüsünde beklenti mi var? Yaz bitip sonbahar geleceğine dair güven var, güven üzerinden devam etmeyi seçiyorum.

Fasulyeyi pişireceğinize güveniyorum, eve dönünce karnımın doyacağına, güveniyorum, herkesin gözetileceğine güveniyorum.

Beklentiyi 500 metreden fark etmeye başladığımda yapabileceğim en iyi şey bu olsa gerek.

 

Karşımdakini kendi yerime koyup, net olmayan ifadelerimle yarattığım karışık ve karmaşık durumları göre göre netlik barındıran cümleler kurmayı öğreniyorum.

 

Geçen kış İstanbul’a giderken, güller ve kuru dalların budanacağı beklentisiyle gitmişim mesela, burada netmişim, budanacakları, nasıl budanacağını, makasın dala olan açısını, ağaçlar kitabından budama ile ilgili bölümleri gösterdim ve anlattıklarım ilgi görünce de budanacaklarına güvendim de gittim, sonra şehir hay huyu ile aklımdan çıkmış, Selahattin’le telefonlaşırken bir anda geliverdi: “Budandı mı güller?” Hepsi budanmadı henüz. “A aaa, ne yaptılar peki arkadaşlar kaç gündür???”

 

Oyyy! Daha ağzımdan çıkar çıkmaz içimin acıdığını hatırlıyorum.

 

Lafa bakınız, sanki bilmiyorsun Ayşe, saysan gün içinde 40 tane ayrı iş yapılıyordur florada. Aciliyet sırasına göre çalışılırken güllere başlanmış sonra da zaman kalmayınca sona kalmış, ben dönene kadar da yetişmemiş işte.

 

Dışarı ses gitmiş ve telefonda söylediklerimi duymuş arkadaşım, kalbi kırılmış, dönüşte benimle paylaştı hislerini, o konuşmayı yaparkenki heyecanımızı da hep hatırlayacağım. Olacağına güvenip beklentiye girdiğimi ve söyler söylemez hissettiğim pişmanlığı anlattım ona. Dal rüzgâra küsmez ama kırılırmış bi’ kere. Kim bilir böyle davranarak kaç kalp kırdım, hepsinden özür diliyorum, tüm bu durumlar için kendimi affediyorum.

 

Netlik, güven ve -sonuç ne olursa olsun- tevekkül demek ki.

 

O zaman şöyle olsun:

Kahvaltı hazırlığında yokum sabahları, saat 8 gibi, panellere güneş geldiğinde buzdolabını çalıştıralım, saat 10’da da kahvaltıya geleyim.

 

Hayatın her sabah beni en yaratıcı ve lezzetli gıdalarla besleyeceğine güveniyorum. Yaptığımız işlerle ilgili bilgilendirme yazılarını tamamlamaya niyet ediyorum. Olduğu ve olmadığı kadar her ne ise, o haliyle olanı ve olmayanı da onurlandırıyorum, merkezimi hatırlamayı ve orada durmayı seçiyorum, olan her durumdan öğreniyorum. 

 

Kendime ayıracağım zaman da böylelikle netleşti, buna da şükürler olsun, devamı gelsin.

 

Kahrımı çeken herkese ve merkezimi hatırlatan tüm dostlarıma teşekkür ederim.

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : 00:30 İzlenme : 26807

  • Bebekler hakkında ilginç bilgiler
    Bebekler hakkında ilginç bilgiler

    Süresi : 01:01 İzlenme : 8506

  • Dövme nasıl yapılır?
    Dövme nasıl yapılır?

    Süresi : 01:38 İzlenme : 5174

  • Doğal sivrisinek kovucu nasıl yapılır?
    Doğal sivrisinek kovucu nasıl yapılır?

    Süresi : 00:54 İzlenme : 6584

  • Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl kısıtlayabiliriz?
    Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl...

    Süresi : 03:47 İzlenme : 1384

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön