Erhan Yavuz: “At küser, ağlar, üzülür!”

Dünya Fair-Play Ödülü sahibi Survivor Erhan Yavuz, Gazi Koşusu için geri sayıyor. Başarılı jokeyle Veliefendi’de buluştuk.

Erhan Yavuz: “At küser, ağlar, üzülür!”

Kazandığı Dünya Fair-Play Ödülü’nün çok daha fazlası Erhan. O kadar başarıya odaklı ki daha Survivor’dan döner dönmez İzmir’de çıktığı ilk yarışta birinci oldu. Döner dönmez röportaj yapmadım zira buluşmamız anlamlı olsun istedim. Çünkü Erhan 30 Haziran’daki 87’nci Gazi Koşusu’na hazırlanıyor. Veliefendi’deki buluşmamızda emekli şampiyon atlar Manila Face ve The Pianist de bize eşlik etti...

 

Biraz kendinden bahset...

1980 Adapazarı, Akyazı doğumluyum. İki erkek evladım var. İlkokulu bitirir bitirmez babam beni bir jokeye teslim etti. Babam, babası izin vermediği için profesyonel jokey olamamış ama amatör olarak hep içindeymiş...

 

Zor meslek...

Çok fazla detayı var. Maddi imkânsızlıklarla başlanıyor. Bizim dönemimizde çok daha zordu. Senelerce 10 metrekare ahırda bakıcılarla birlikte 6-7 kişi kaldık.

 

Senin için Survivor çok eskiden başlamıştı yani.

Aynen.

Kaç yarış koştun bugüne kadar, kaçı birincilikle bitti?

11 bin yarışta 1475 birinciliğim, 1366 ikinciliğim, 1259 üçüncülüğüm var. Yüzde 11 birincilik ihtimali demek.

 

At yarışı dünyasında şike, mafya var mı?

“Atla gel Şaban” diye bir film vardı. O zamanlardan bir soru bu. 20 yıldır jokeyim, hiçbir mafyadan “Yarışı kaybet” gibi bir teklif almadım. Suudi Arabistan’da bahis yoktur, orayı da gördüm mesela. Ama dünyanın en temiz atçılığı Türkiye’de. Bir jokeyin şike yapması 1 yıl cezadan başlayıp lisansının alınmasına kadar gider. Elazığ yarışlarında böyle bir şey tespit edildi ama davası sürüyor. İspatlı şike olayı yok. Ama çok yarış koşuyor atlar. Dünyada ömrü boyunca koştuğu yarışı at bizde 2 yılda koşuyor. Koşu arasının en az 21 gün olması lazım.


Peki ya doping?

Yarışa gitmeden önce verdiğin bir aspirin bile dopinge giriyor. Vitamin, kalp destekleyiciler, hepsi... Her koşudan sonra bazen tabelaya girenler, bazen tamamı teste tabii tutuluyor. Önceden bildirilirse sorun yok.

 

“En yakın arkadaşım tekerlekli sandalyede”

 

2011’de kazandığın Dünya Fair-Play Ödülü’nü anlatır mısın?

Eskişehirli’ye biniyordum. Favori at Gelibolu, Halis Karataş’laydı. Genelde favori atlara biner Karataş, hep rakibimdir. O gün taktik yaptım, önünde değil arkasında kalıp, gözlemleyip son anda geçeyim dedim. Hep tersi olurdu. 1600 virajını dönerken Halis’in oturup kalktığını gördüm. Atı da yalpalamaya başladı. Yaklaştım. Kantarma kayışı kopmuş. Arabanın viraja direksiyon kontrolü olmadan girdiğini düşün. Tutabileceğim uzunluktaydı kayış. İyice yanaştım ve sarkarak yakaladım. At o garip hareketlerimi teşvik gibi algıladığı için daha da hızlandı. Kayışı verdim ve ayrıldım. Halis birinci oldu, ben dördüncü...

 

“İnsan bırakır” demedin mi?

Demedim. O sayede at sırtında kazandığım en değerli ödülü aldım. Bu ödülü ilk defa bir jokey kazandı. Konsey başkanı “Çok teşekkür ederim” dedi. İlk kez tüm konsey aynı kişiyi seçmiş.

 

Sakatlıklar da oluyor. Yakın arkadaşın Yalçın Akağaç yaşamını tekerlekli sandalyede sürdürüyor.

Çok düştüm ama ağır kazalar geçirmedim çok şükür. 2010’da Gürkan Öker atla devrildi ve kaybettik onu. Son 10 yılda çok arttı kazalar. Cahillik ve para hırsı yüzünden kurunun yanında yaş da yanıyor. Yalçın Akağaç, en yakın arkadaşım, şu an tekerlekli sandalyede. Başka bir jokeyin hatası yüzünden omurilik kemiğini kırdı. Her an hayata gözlerimi yumabilirim bu işte. Hayatımız pamuk ipliğine bağlı.

 

Jokeyler hep zengin bilinir...

10-15’i iyi para kazanır, yüzü evinin kirasını ödeyemez. Masrafı çok. 2003’e kadar vergiden muaftık. 6 yıl, geriye dönük vergi ödemek zorunda kaldım. İkramiyenin yüzde 8’i bizim. En düşük 20 binlik yarışta mesela elime 1600 lira geçiyor. Menajer, yol vs. çıkınca para kalmıyor.

 

“Survivor’da hiç stres olmadım”

 

Döner dönmez bir yarış kazandın.

Türkiye’nin en iyi tempo bilen jokeyiyim. At da iyi günündeydi. İyi geldi döner dönmez.

 

Aramızda açlığa en rahat dayanan sendin adada!

Sizin en zorlandığınız konuydu. Fark ettiysen hiç açlık muhabbeti yapmadım. O kadar çok yemek konuşuldu ki yemiş kadar oldum adada. Gına geldi!

 

Şu an kaç kilosun?

54 falan, ideal kilodayım.

 

İkili yarışlarda senden çok güç aldım, hep en sakin olandın.

Her çıktığım yarış bir futbolcunun şampiyonlar ligi maçı kadar stresliydi. Orada kendimi hiç strese sokmadım. Diğer arkadaşların hırsından dolayı strese girdim.

 

Kimle görüşürsün adadan, kimle görüşmezsin?

Dağhan’la iki dünya bir araya gelse görüşmem. Ona elenmekten dolayı mutsuzum ama onunla bir daha aynı tencereden yemek yemeyeceğim için mutluyum. Irmak sosyal hayatta arkadaşlık yapabileceğim biri değil. Onun dışında Doğukan’ı, Ümit’i, seni herkesi sevdim. Gönlüm Doğukan’ın kazanmasından yana.


“Hiç favori ata binmedim”

 

Gazi Koşusu ve Atatürk dünya atçılığında biliniyor mu?

Kesinlikle... Gazi çok özel bir koşu. Her at hayatında bir kez koşabilir. Binlerce tay arasından seçiliyor koşan atlar. Onca yarış kazanıp Gazi’de derece almadan emekli olan var.

 

İnşallah alırsın...

İnşallah... Seçim aşamasında Survivor’daydım. Herkes atını belirledi. Belirlenmemiş olanlardan birine bineceğim. Ama bu zamana kadar hiç favori ata binmedim zaten.

 

Kaç gün önceden ilişki kurmak lazım atla?

Hiç tanışmadan da binebilirim ama bu dezavantajdır.

 

“At önce sesi tanır”

 

Atlarla binlerce anın vardır...

Birini anlatayım. Erkut Ersever’in bir atı vardı, Santana. Kimse binemezdi, padoka geldiğinde kendini yerden yere atardı. Üç kişi zaptedemezdi. “Binerim ama bir şartım var. Herkes uzaklaşacak etrafından” dedim. Erkut Ağabey “Olmaz, canını tehlikeye atamam” dedi. İnat ettim. Bindim ve uzun bir yürüyüşe çıktık. Konuştukça teri kurudu. Ağzından çıkan köpükleri sildim. At inanılmaz hisli hayvandır. Sinirliyken sakin gibi davransan da bunu hisseder. Dünyada benden iyi jokey vardır ama benim kadar atı hissedebilen azdır. En büyük sürprizler apranti yarışlarında çıkar, neden?

 

Neden?

Onların ilk heyecanla yaydığı pozitif enerji ata geçer.

 

Atlar küser mi, ağlar mı, üzülür mü?

Atlar küser, ağlar, üzülür. Geçileceğini anlar mesela. Yarışın heyecanını senden önce o yaşar. Birinci olan atın yarış sonrası ifadesini fark etmek için jokey olmaya gerek yok. 2.5 dakikalık yarışı 2.5 saat anlatabilirim. Önce ata bakarım, terlemiş mi ağzı köpürmüş mü? Sonra rakiplere bakarım. Piste çıkarım, startın önünde gezerken halleri, ele verir nasıl koşacağına dair. At insan gibidir.

At neyi tanır önce? Ses, görüntü, el hareketi, koku...

Yolda yürürken “Aa bana binen jokey” diye dönüp bakmaz ama işitme duyusu çok sağlamdır. Sesi anında tanır.

 

Röportaj: Nazenin Tokuşoğlu

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 9182

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2298

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5639

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2448

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3639

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön