Levent Eyüboğlu: "Emek’e benim kadar gitmediler..."

Bir yanda tarihi Emek Sineması’nın yıkımına direnen Emek Bizim İstanbul Bizim Platformu, bir yanda inşaat ruhsatını alan, “Emek’i restore edip moving yöntemiyle binanın yukarı katına taşıyacağız” diyen Levent Eyüboğlu...

Levent Eyüboğlu: "Emek’e benim kadar gitmediler..."

Bir yanda tarihi Emek Sineması’nın yıkımına direnen Emek Bizim İstanbul Bizim Platformu, bir yanda inşaat ruhsatını alan, “Emek’i restore edip moving yöntemiyle binanın yukarı katına taşıyacağız” diyen Levent Eyüboğlu...

 

Emek Bizim İstanbul Bizim

Platformu, geçen hafta İstanbul Film Festivali’nin açılışında eylem yaptı. Bugün de Taksim Tramvay Durağı’nda buluşacaklar. “Emek bizim, sinemamıza sahip çıkıyoruz. Yıktırmıyoruz” diyorlar. Zira Kamer İnşaat’ın “Grand Pera” projesi kapsamında; 1883’te yapılmış birinci sınıf tescilli tarihi eser Cercle d’Orient (Serkildoryan) binası aslına uygun restore edilecek. Serkildoryan’ın arkasında yer alan Emek, İpek ve Rüya sinemaları ise yıkılarak yerlerine 30 metre yüksekliğinde modern bir bina yapılacak. Bu binanın ilk iki katında dükkân, lokanta ve kafeler, üstteki iki katta 10 sinema salonu, bir sinema müzesi, ve en üst katta da Emek Sineması olacak. Kamer İnşaat’ın ortağı Levent Eyüpoğlu eleştirileri yanıtladı.

 

“Emek sineması ve çevresinin restorasyonu en güzel böyle olurdu, onu da biz yaptık” mı diyorsunuz?

Bunu başından beri söylüyorum. Beyoğlu’nda şimdiye kadar böyle kapsamlı bir çalışma yapılmadı. Seyrantepe’de 2500-3000 metrekarelik bir yer kiralayıp laboratuvar kurduk. Restorasyon ekibi kurtarılabilecek ne varsa getiriyor. Emek Sineması’nın içindekiler de depolanacak. Çürümüş koltukları bile koruma altına aldık. Ama mecburen değişecekler. Çünkü rahatsızlar ve çok kötü durumdalar. Sinemadaki eski makineleri de sergilemek için bir yerde tutacağız ama yeni teknolojiyi kullanacağız.

 

Aslında tepki gösterenlerin çoğu restorasyonun şeklinden çok, “AVM’lerin içine hapsolmamış, moviplex’in bir parçası olarak sürekli popüler filmler göstermek zorunda olmayan bir sinema salonu kalsın” derdinde...

Elimizde bol sinema salonu olduktan sonra bunlardan birini seve seve bağımsız filmlere ayırabiliriz. Bu çözülebilecek en kolay sorun. İsteğimiz de bu yönde zaten. İnsanların sadece festival zamanı değil yıl boyu gösterimleri takip edecekleri bir salon olması için çalışacağız. Ayrıca Emek, pasajdaki diğer sinema salonlarından ayrı bir yerde. Yine kendi fuayesi, terası olacak. Hatta planlarımız arasında orada bir sinema müzesi kurmak da var.

 

“Keşke kendimizi anlatmak için hiç uğraşmayıp yolumuza baksaymışız” diyor musunuz?

Tam tersi. Çıkacak ürünü bildiğimiz için sıkıntımız yok. Sadece insanlara “Neyi eleştirdiğinizi biliyor musunuz” diyoruz. Yoksa öyle dendiği gibi ikna turlarına falan çıkmış değiliz.

 

Tepkiler sizi şaşırttı mı?

Bir kere o kadar önyargılılar ki. Mesela Fransızca bir şey anlatıyordum. “Siz Fransızca’yı nereden bilirsiniz”e kadar vardırdılar işi. Oysa Galatasaray Lisesi mezunuyum. Evimiz Kurtuluş’taydı. Yürüyerek giderdik. Şu an konuşulan bölgeler her gün geçtiğimiz yerlerdi. Tepki gösterenlerin çoğu Emek’e benim kadar gitmemiştir, benim kadar yaşamamıştır oraları. Zaten bölgeyi iyi bilmedikleri yorumlarından da belli.

 

Ne gibi?

“Burada ticaret yapacaklar” diyorlar. Zaten Beyoğlu’nun o böl ge si yıl lar dır ticretin içinde yaşayan bir bölge. Özellikle Küçük beyoğlu hayat dolu. Orası yine herkein vakit geçirebileceği bir pasaj olacak. Bakın AVM değil; pasaj.

 

Endişeleri de anlamak lazım. Sonuçta restorasyon anlamında çok iyi örnekler yok.

Kesinlikle hak veriyorum. Bu da öbürleri gibi olacak diye korkuyorlar. Ama göreceksiniz bitince “Helal olsun” diyecekler.

 

Emek’ in işletmecileriyle de görüşülmüş. Hatta bir video hazırlatmış sınız.

Onları çıkarmışız gibi bir algı vardı. Oysa kendi istekleri de bu yöndeydi. O videoda da bunu bire bir söylüyorlar. Böyle bir sinemanın ekonomik sürdürülebilirliği olmadığı için zorluğa girdiler ve devretmek zorunda kaldılar.

 

Tam da bu noktada “Kültür Bakanlığı’nın devreye girmesi gerekiyordu ” diye tepki gösterenler de oldu...

Bu tür 1’inci derecede tarihi eser olan, korunması gereken binalar bakanlığın yönlendirmeleri doğrultusunda bizim gibi şirketler tarafından restore edilmeli. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Ki Kültür Bakanlığı gereken hassasiyeti gösterdi. Koruma kurulları da işin içindeler.

 

Cercle d’Orient binasında faaliyet gösteren dükkânları nasıl iknâ ettiniz? İnci Pastenesi’nin tahliyesi çok olaylı oldu mesela.

100’e yakın kiracıyla görüştük. Tek tek çıktılar. O kadar kişi içinde sadece İnci kalmak için direniyorsa, oraya soru işareti koymak lazım.

 

O semboldü çünkü...

Biz de onlara hak ettikleri değere uygun davrandık. “Restorasyon bittikten sonra yeniden bu binaya dönün” dedik. Ama dönmediler.

 

Küstürmüş olabilir misiniz?

Bakın, zaten binanın şu anki haliyle orada yeme-içmeyle alakalı hiçbir şey satılmaması gerekiyor. İstiklal Caddesi’nden cephe muhteşem bir dekor gibi görünebilir ama arkası bitik durumda. Tavandan devamlı su akıyor, hijyen kalmamış... Sonunda da ne oldu. “Şubemiz olmayacak” dediler ama gidip başka yerde açtılar. Demek ki oluyormuş.

 

Gidip gördünüz mü?

Evet. Zaten Cihangir’de oturuyorum. İstiklal Caddesi de çıkıp sıkça vakit geçirdiğim bir yer. İnci’yi de gördüm. Güzel olmuş. Profiterolünü de yedim.

 

"Dava açanlar tarihe hançer saplıyor"

 

Sinemaya gider misiniz?

İş yoğunluğundan eskiye nazaran daha az gidiyorum. Bir de maalesef Cihangir’e yürüme mesafesinde düzgün bir sinema pek yok. O kadar saat oturuyoruz, koltukları düzgün olsun, mekân kötü kokmasın istiyorsunuz. Emek tamamlandığında bol bol gideceğim ama.

 

Ne zaman bitecek?

48 ayda tamamlamayı hedefliyoruz. Hızlı olmak gerek. Çünkü her yağmurda bina daha da kötüleşecek. Tarih kayboluyor ki bu hepimiz sorumluluğunda. Cercle d’Orient binasının tahliyesiyle ilgili dava açanlar aslında o tarihe hançer saplıyor. Farkında değiller.

 

İşi bu kadar dramatikleştirmesek mi?

Gidip görün. Benden daha çok kızarsınız. Bütün o güzel bezemeler elden gidiyor. Herkes tutturmuş bir Emek Sineması diye. Olay bundan ibaret değil ki. Hadi Emek’i bakanlıktan para alıp yaşattın. O koca ada ne olacak? O binaların sürekliliği sağlanmak zorunda.

 

Röportaj: Pınar Erbaş

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8416

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 1972

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5252

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2292

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3404

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön