Haydar Dümen ile vajinismus konuştuk

Ünü artık ülkemizi aşmış durumda; birçok yabancı televizyona açıklamalar yapıyor.

Haydar Dümen ile vajinismus konuştuk

Öyle ki biz söyleşimizi bitirmeden Hollandalı televizyoncular geldi. Bizi uğurladı, bir başka çekim için kamera karşısına geçti. Başka bir zaman onunla, 81 yaşında bu kadar enerjik olmayı nasıl başardığını konuşacağım. Bunun yolu sağlıklı bir cinsel hayattan geçiyorsa, herkese “Günde birkaç kez uygulama yapın” diyeceğim! Eşi Gül Hanım’ın aşkının da son derece etkili olduğuna eminim (Nazar değmesin, içimden de dışımdan da hep maşallah dedim). Dümen’e ülkemizdeki en ciddi cinsel sorunları sordum.

 

Haydar Dümen, cesur açıklamaları ve cinsellikle ilgili direkt cevapları sayesinde genç yaşlı herkesin gönlünü kazanmış bir isim. Dümen, başta vajinismus olmak üzere toplumun genelini ilgilendiren cinsel sorunların çözümlerini ve aşkta cinselliğin önemini anlattı.

 

Vajinismus ülkemizde ciddi bir sorun. Nedir bu vajinismus?

 Kadının genellikle korku nedeniyle kasılıp cinsel birleşmeye uygun ortam hazırlamaması ve bu korkunun paniğiyle bacaklarının, karın kaslarının, hatta vajinanın kendi dokusunun kasılmasıyla birleşmeye izin vermemesi demek.

 

Bizim ülkemize mahsus bir rahatsızlık sanki? Neden bu kadar çok?

Korku, korku, korku... Organik değil çünkü. Dünyanın her yerinde, kadın olsun, erkek olsun, köpek olsun, kedi olsun, organik olarak yapısal evrim sürecin neyse odur; o değişmez. Biz bunu doğal karşılayamıyoruz.

 

Toplumsal ve çok ciddi bir sorun o halde?

Tabii ki öyle. Bizim toplumumuzda bu resmen korku. Kadınlara genç yaşlarda kodlanıyor bu korkular, acı duygular, çok acı çekeceği düşünceleri. Maalesef bugün Taksim'e çıkıp "vajinismuuus!" diye bağırsanız 30 kişi "Bana mı seslendin?" deyip dönüp bakar.

 

Siz çözdünüz bu sorunu. Çok bilinen parmak çözümüyle mi?

40 yıldır uğraşıyorum bu konuyla. İlk 30 yıl ben de çözemedim. Son 10-12 yıldır olay çözüldü. Klasik tedaviler olan parmak tedavisi ve telkinden sonuç alamadım.


Nasıl bir şey sizce fiziksel olarak vajina? Tarif etseniz...

Vajina kasları düz kas, yani iradeye bağlı değil. Midemiz, bağırsaklarımız, idrar yollarımız da düz kas. Yani bağırsağım bana ne yapacağımı sormaz, kötü bir yemek yediysem "onu durdursun geri tepsin" yapamam, o bağırsağın bileceği iştir. Ve bu iradeye bağlı olmadığından yukarıdan irade olarak herhangi bir emir almaz vajina. Kolumu kaldırırım bu irademdir; durdururum, burada durur. Tamam o da irademdir. Ama vajina irade emir almadığından, kocasını ne kadar severse sevsin, bu işin ne kadar önemli olduğunu bilirse bilsin, hayatının sönmek üzere olduğunu göre göre yukarıdan gelen emire aşağısı kapalı oluyor bu rahatsızlıkta. Almıyor yani, o kodlamayı aşamıyor ve almıyor.

Kaç aileye yardım ettiniz?

 Bugüne kadar 3 binin üzerinde aileyi kurtardım. Dünyada görülmüş şey değil. 3 bin aileyi kurtarıyorum. Aile dediğin zaman karı koca hesaplasan 6 bin insanı kurtarıyorsun. Bunların içinde 20-30 yıllık olan evlilikler var.


30 yıl vajinismus olan kadınlar mı? Nasıl sürüyor bu evlilikler?

Toplum idare ediyor işte. Biz buna kodlanmışız. Erkek gidiyor aldatıyor, kadın çocuk yapamıyor. Doğumlarda anne olma yaşı yükseldi deniyor ya bunların çoğu vajinismus. Bu hastalık anne olma yaşını da etkiliyor. Kadın sevişemiyor ki nasıl hamile kalsın?

 

Böyle bir sorun varsa ailelerin işin içinde olup çifte yardım etmeleri gerekmez mi?

Bu konu yüzünden annesinin babasının gözü önünde dayak yiyen, kolları zincirlere vurularak dayak tekme yiyenler var. Çünkü çok derin bir konu. Bireysel değil; iki tarafın ailesini de ilgilendiriyor. Konuşulamıyor, çözülemiyor. Sadece kadın suçlanıyor.

 

Aklınızda kalan bir iki örnek var mı?

Kadın evli, gelmiş 26 yaşına "Hocam hala ben daha taharetlenmedim ben dokunamam" diyor. Bir diğeri iş o noktaya gelmiş ki dış sürtünme yoluyla gebe kalıyor, doğuruyor hem de normal doğum yapıyor. Durum aynı, yine sevişemiyor kocasıyla. Vajina kilit.

 

Neden bu kadar korkuyoruz peki?

Çok konuşuyoruz ve abartılı konuşuyoruz millet olarak. Bir arkadaşı anlatmış bir hastama, o ilk gece o kadar kan gelmiş ki tavana fışkırmış kızlık kanı. Kadın anlatıyor, "Bu aklımdan çıkmıyor" diyor bana. Koyun kessen fışkırmaz tavana, böyle saçmalık var mı? Bir başkasında karşı duvara fışkırmış kan, böyle anlatıyor. Şimdi karşı duvar dediğin zaman biraz insanın tuhafına gidiyor. Mümkün mü bu? "O gün acıdan ölmezsen hayatın hiçbir döneminde acıdan ölmezsin" diye düşünen kızlar var.

 

Vajinismus büyükşehirlerde yoğun dediniz. Peki en çok hangi şehirlerde görülüyor?

İzmir birinci sırada.

 

Ne diyorsun hocam ben İzmirliyim, bunu nasıl yazarım?

Öyle, doğrusu bu. Seni geç. Sende sorun yok. Çapkınlar İzmirliler. Ben kendilerine de söylüyorum. Güzeller, hakikatten güzeller. Sıcak iklim, kanları kaynar İzmirli kızların. Açık açık söylüyorum çapkın İzmir'in kızları. Ama en çok vajinismus onlarda var. Devamında Ankara, İstanbul, Bursa ve Mersin geliyor. Bu iller bu konuda birbiriyle yarışıyor. Ama İzmir hep birinci.

 

Mesleki anlamda dikkatinizi çeken kesim var mı?

Öğretmenler birinci sırada. Çünkü öğretmen model. Kişiliğini model olarak taşımak, sergilemek zorunda. Laubali gezemezsin, haha hihi yapamazsın, olabilir. Ama doktorlarda çokluğunu affedemiyorum. Doktor bu doktor, insan bedenini okuyan, öğrenen insan!


Birleşme olamaması demek nasıl oluyor? Nasıl kilitliyor vajina kendini?

 Bacaktan başlıyor kilitlenme. Asla yaklaştırmıyor. Olmuyor. 1, 5 ,10 yıl diyelim. Düşünebiliyor musun? Dizden itibaren çoğu zaman kilitlenme oluyor ve asla açamıyorsun.

 

Peki sizi en çok zorlayan ne oldu bu konuda?

 Olayın çözümünü bulma aşaması. Beni o yordu.

 

Nasıl bir çözüm buldunuz?

Sözlü anlatınca çok sulanıyor. Örnek vereyim; gözbebeği ışığa programlı, ışığı kısarsan gözbebeğini küçültürsün ya, bu onun gibi bir şey. Diyelim ben senin gözbebeğini büyüteceğim 50 yıl uğraşsam ne telkinle ne şununla bununla büyütemem. Gözbebeği kendi kendine büyümez. Onun sihiri ışık. Düz kaslarda bir sinir var, onu buldum ve harekete geçiriyorum. Bu kadar basit.


Toplumsal bir öneriniz var mı?

Bütün kadınlara, bütün kızlara, öcelikle ailelere şunu söylemek istiyorum: "Korkutmayın çocukları". Aile kuracaklar, kız evlenecek, birinin karısı olacak, sonra anne olacak ve mutlu olacak. Siz babaanne anneanne olacaksınız, herkes payını alacak.

 

Sonradan vajinismus olma durumu yok mu peki?

Var tabii... Bizim erkeklerimizde hem bilgi yok, hem de törenin gerektirdiği bir sertlik, acımasızlık, hoyratlık var. İlk gece bitirme sevdası var. Kimileri çarşaf bekliyor kapının önünde. Üstelik 15 dakika süre tanıyorlar; 15 dakika sonunda kapının önünde "Tık tık hadi öldünüz mü" gibilerinden. Bir kadın düşünün; korkuları olabilir, kendi organıyla tedirginlikler olabilir, naz yapmak isteyebilir, çekinebilir... Kocası olması önemli değil, birçok kadın hala aydınlıkta hatta loş ışıkta bile değil karanlıkta sevişmeye alışmış. 10 senelik evliliklerde bile kadın 'göstermemeye' programlanmış. Cinsellik devam ediyor ama gösteremiyor. Alışmaya, zamana ihtiyacı olabilir. Ayrıca birçok kadın da cinsel organını beğenmiyor. Kısacası erkeğin olayı bitirerek yüzünün akıyla sabaha çıkması berbat bir durum. Yani "o olay bitsin, onun arkası gelir" diyorlar acele ediyorlar. Sorunun cevabı bu; %10 ve %15 dolaylarında da kadınlar ilk birleşmeden sonra vajinismus oluyorlar. Hoyrat davranıldıktan sonra vajina kilit oluyor. Gözüne bir çöp girdi diye düşün, artık açamazsın gözünü. İkisi aynı şey...

 

Cinsellik açısından ülkemiz ne durumda?

Batık. Batığın dışında olanlar da çok hızlı yüzmeye çalışırken boğulma tehlikesi geçiriyorlar çünkü düzenli disiplinli homojen bir kültür cinsel kültür algılayışı ve yetiştirme sunumu yok Türkiye'de. Her aile bir tarafa çekiyor. Herkes başka türlü düşünüyor bu heterojen toplumda neyi koruyacaksın, nereden doğru gideceksin? Çözümü zor.

 

Kadınlar neden kendilerini geç keşfediyorlar? 20 yıllık evli olduğunu ama bir kez bile orgazm olamadığını söyleyenler var.

 
Keşfetmek için maden arayacak. Kocası arınmamış kapkara kömür, bir başkası bakır, öbürü paslanmış demir... Yani kocanın elinde bir şey var diye erkek sanıyor kendini. Erkeklik çok farkı bir şey, cinsellik çok farklı bir şey. Aşkın güven, sevgi, saygı, özveri, ortak paylaşımlar ve birçok insani değerlerin doruk noktasında yapılan başyapıt bir resim tablosudur cinsellik. O tablonun renkleri demin saydıklarımdır, figürü çizgisiyle... Tablosunu yaparsın, altına imzası sekstir. Bu imzayı atmışsan tablo tamamdır.

 

Röportaj: Pınar Reyhan Özyiğit

Facebook Yorumları
Yorumlar
5
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    16 Ocak 2018 Salı 12:41

    Mrb hoçam 29 yasin dayim bekarim kucuk yaşlardan beri mastırmasyon yapıyorum vajinama zarar vercegimi hiç düşünmedim şuan vaşınama bakınca çok geniş iç dudaklar sarkı neyapacamı bilmiyorum çok korkuyorum vajinama zarar verdim diye piskolojim bozuldu surekli aklim dan cıkmiyor neyapacağımı bilmi

    Cevapla
  •  
    08 Ocak 2018 Pazartesi 21:29

    ng h u

    Cevapla
  •  
    28 Ekim 2015 Çarşamba 13:29

    Merhabalar hocam

    Cevapla

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8742

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2131

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5400

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2367

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3518

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön