Arnold Schwarzeneger, yıllar sonra yeniden bir aksiyon öyküsünün başrolünde. Güney Koreli Jee- Won'un yönettiği yer yer western tadı taşıyan "Son Geçit"te (The Last Stand) kasabanın şerifi, FBI'ın elinden kaçırdığı kartel lideri ve çetesinin karşısına çıkıyor.


Güney Koreli Kim Jee-Won, özellikle “Karanlık Sırlar” (2003) ve “Şeytanı Gördüm” (2010) gibi iki sıra dışı filmiyle hatırladığım bir yönetmen.


Öykü ve üslup konusunda yaratıcı olmakta hiç zorlanmayan Kim Jee- Won’un Arnold Schwarzenegger’in dönüş filmi olan pahalı bir Hollywood aksiyonuyla kamera arkasına geçmesi kuşkusuz beklentileri yükseltiyor. Ne var ki, perdedeki sonuç Kim Jee- Won’un Güney Kore’ye has marjinal özelliklerini kaybedip Hollywood’a uyum sağladığını ve Amerikalı bir yönetmene dönüştüğünü gösteriyor.


Kim Jee-Won’un Andrew Knauer’in senaryosundan çektiği filmin, iki farklı dünyayı bir araya getirdiği görülüyor. Las Vegas caddelerinde başlayıp gecenin karanlığında sürüp giden kovalamaca sahneleri bir şehir aksiyonunun yavan ve sıradan görsel dünyasını yansıtıyor. Merhametsiz kartel lideri Cortez (Eduardo Noriega) ve öfkeli FBI ajanı John Bannister (Forest Whitaker) de ilgiye değer olmaktan hayli uzak karakterler.


Öte yanda eski western’leri hatırlatan dekoruyla bir sınır kasabası var. Çok şükür burada, Johnny Knoxville’in oynadığı Lewis Dinkum başta olmak üzere, renkli, inandırıcı bir avuç karakter geliyor karşımıza. Özgüveni yüksek sert şerif Ray Owens rolünü kendine yakıştırmasını bilen Schwarzenegger, kartelin megalomanyak liderini kasabada bekliyor.


Western tadında aksiyon

Kahraman şerifin ekibini toplayıp, planını yaptığı sahnelerden itibaren film eski western’lerin havasına bürünüyor. “Son Geçit”in keyifle seyredilen bir filme dönüşmesi de zaten tam bu noktada gerçekleşiyor. Özellikle şerif ve adamlarının kasabanın ana caddesinde kartele meydan okuyup çatışmaya girdikleri sahnede yönetmenin varlığını güçlü biçimde hissediyorsunuz.


Kim Jee-Won, klasik western filmlerini hatırlatan silahlı çatışma kadrajlarını çağdaş aksiyon sinemasının kurgusuyla birleştiriyor. Kartel liderinin “yenilmez, geçilmez süper otomobili”nin, mısır tarlasındaki rakibiyle mücadelesi de kayda değer bir bölüm olarak hafızalarda kalıyor.


Gereksizce uzayan ve manasız bir şiddet gösterisine dönüşen dövüş sahnesi dışında ikinci yarıda aslında her şey yolunda gidiyor... Böylelikle “Son Geçit”, damakta kalan western tadı ve kasabanın renkli karakterleri sayesinde vasatlıktan kurtulmayı ve aksiyon severlerin ilgisini hak etmeyi başarıyor. Ayrıca, “Arnie” için de iyi bir dönüş filmi olduğu söylenebilir.


Haber: Mehmet Açar

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.