Günümüzde ağırlıklı olarak işyerlerinde, nadiren evlerde kullanılan su makinelerine “sebil” deniyor.


Aslında “sebil” gelip geçenin su içebilmesi için yapılmış yapının adıdır. Anadolu’da Osmanlı İmparatorluğu döneminden, özellikle 1500’lerden kalma bazı sebiller hâlâ varlığını korur. Genellikle bir külliyenin içinde yer alan, ancak bağımsız olanlarına da rastlanan bu yapıların mimarileri farklıdır.





Üzeri kubbeyle örtülü sebiller köşelidir, bu köşelerde birer çeşme yer alır. İstanbul’un Vefa semtindeki Hasan-Kethüda Sebili, Topkapı’daki Pazar Tekkesi Sebili günümüze gelebilen iyi örneklerdendir. Sultanahmet Camii içindeki sebiller gibi, duvar içine pencere gibi yerleştirilmiş örnekleri de vardır.


Sebil, aynı zamanda kutsal günlerde dağıtılan içme suyunun adıdır. Osmanlı’da kandillerde, bayramlarda halka karşılıksız verilen suya da sebil denirdi.





Günlük hayatımızın içine giren ve elektrik marifetiyle çalışan sebillerin öncülleriyle tek benzerliği su dağıtıyor olması. Eski sebillerin karşılıksız dağıttığı suyu bugün bu makineler bedeli mukabili veriyor. Ama bazılarının hakkını teslim etmeli: Sıcak ve soğuk su hazırlayan bu makinelere bazen bir caddede, üzerinde “İçebilirsiniz” yazılı bir notla bir dükkânın önünde de rastlanabiliyor.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.