Çocuklara yönelik cinsel istismar davalarında, yargıdaki hassasiyet üst seviyelere çıktı. Bu duyarlılığın en çarpıcı örneği, Kırklareli’ndeki çocuk cinsel istismar soruşturmasında yaşandı. İlköğretim öğrencisi 7- 10 yaşları arasındaki 3 kız çocuğuna, okul bahçesindeki yangın merdiveni altında cinsel istismarda bulunan S.M. İsimli şüpheli hakkında, mağdur çocukların açık kimlik bilgileri tespit edilmeden, görgü tanıklarının ifadeleri ve olay yerinde bulunan meni örnekleriyle dava açıldı.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı, çocukların açık kimliklerini tespit etmeye çalıştı ancak, yapılan tüm araştırmalar sonuçsuz kaldı. Olayın okul bahçesinde olması nedeniyle, araştırma özenli ve gizlilik içinde yapıldı. Çocukların kimlikleri belirlenmeye çalışılırken, daha fazla mağdur olabilecekleri endişesiyle araştırmaya son verildi. Başsavcılık görgü tanıklarının ifadeleri ve dosyadaki bulguların davanın açılması için yeterli olduğuna kanaat getirdi. Ancak Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi, mağdurların açık kimliklerinin olmadığı iddianameyi kabul etmedi, iade etti.
Adalet Bakanlığı yazılı emir yoluyla devreye girdi. Dosya Yargıtay’a geldi. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, “Suçun mağdurlar üzerinde doğuracağı olumsuz etki göz önüne alındığında, kimlik bilgilerinin tespit edilmemesinin suçun oluşumunu etkilemeyecek olmasına” vurgu yaptı. Görgü tanıklarının, çocukların cinsel istismara uğradıklarını görmelerinin, olay yerinde bulunan meni örnekleriyle de şüphelinin DNA’sının uyumlu olmasının, davanın açılması için yeterli görüldüğünü bildirdi. Yargıtay “Esasen ve gerçekte ortada suçun mağdurunun var olduğu, yapılan soruşturmada toplanan delillerin kamu davasının açılmasına ilişkin yeterli şüphe oluşturduğu” yorumuyla, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi’nin iade kararını bozdu ve yargılamanın başlaması için dosyayı mahkemeye gönderdi.
Travma sonrası stres bozukluğu durumu çocuk için gerçekten çok sıkıntılı ve belirgin işlev kaybına yol açan bir durumdur. Çocukta bu durumda depresyon , okul başarısızlıkları , sosyal fobi , içe çekilme , arkadaşlardan uzak kalma , hayata ve geleceği yönelik ümitsizlik görülebilir. Bu durumda olan her çocuğa aile – hekim – okul üçgeni içerisinde belirgin bir psiko sosyal destek saglanmalıdır.Adli Tıp Raporunun nasıl hazırlandığı da tartışma konusu. Ruh Sağlığı gibi subjektif konuda sadece mağdur beyanı alınarak rapor verilmesi hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadır. Bunu dile getiren bir sürü...
Cinsel İstismar yasası degişmezse cinsel istismarla suçlananlara acırım.Tecavüz edenlerede kızamam.Nedemi kızın burnuna dokunan,saçına dokunan istismarcı.istismarada tecavüzede aynı agırlaştırıcı ceza uygulanıyor.Yerel mahkeme bile tecavüz fiiliyle temas etme arasında fark vardır.agır suçla hafif suça aynı agırlaştırıcısı ceza uygulaması olmaz dedi.Tecavüzcüye verilen 15 yıllık ceza istismara burnuna,saçına dokunanada veriliyor.Kaza ilede olsa çünkü iddia oldumu sanıgın yapacagı bir şey yok.istismara 3 yıl verilmesi gerekirken 15 yıl 12 yıl düzmece ruhsaglıgı raporlarından fazladan...