Diş fırçalamak veya tanıdık bir yolda araba kullanmak gibi günlük rutinler sırasında beynimiz otopilota geçer. Bu durum, zihinsel enerjiden tasarruf etmemizi sağlayan sağlıklı bir mekanizmadır. Bugüne kadar, sürekli elleri yıkamak veya belirli eylemleri defalarca tekrarlamak gibi kompulsif davranışların da bu otopilotun kontrolden çıkmasıyla oluştuğuna inanılıyordu. Mevcut teoriye göre, eylem aşırı otomatikleşiyor ve kişinin bilişsel kontrolü geri alması imkansızlaşıyordu.
Yayımlanan yeni araştırma ise durumun tam tersi olabileceğini gösteriyor. Dr. Laura Bradfield ve Dr. Arvie Abiero liderliğindeki ekip, beynin karar verme ve eylem seçme süreçlerinde rol oynayan ‘striatum’ bölgesini incelediğinde dikkat çekici sonuçlar elde etti.
Beyin taramaları, kompulsif bozuklukları olan kişilerin striatum bölgesinde sıklıkla iltihaplanma (nöroenflamasyon) olduğunu gösteriyordu. Araştırmacılar laboratuvar ortamında bu bölgedeki iltihaplanmayı tetiklediklerinde, davranışların daha otomatik hale gelmesi beklenirken, şaşırtıcı bir şekilde karar verme süreçlerinin çok daha bilinçli, hedefe yönelik ve eforlu hale geldiği gözlemlendi.
OKB sadece ‘temizlik takıntısı’ değildir
"Yıldız" hücrelerin gizli rolü
Araştırmacılar, beyindeki bu aşırı kontrollü halin izini sürdüklerinde karşılarına "astrosit" adı verilen yıldız şeklindeki destek hücreleri çıktı.
İltihaplanma meydana geldiğinde bu hücrelerin hızla çoğaldığı ve karar verme ile hareket mekanizmalarını kontrol eden yakınlardaki sinir ağlarını bozduğu tespit edildi. Dr. Bradfield bu durumu çarpıcı bir örnekle açıklıyor: Mikrop bulaşacağından korktuğu için ellerini sürekli yıkayan biri bunu hiç düşünmeden, otomatik bir alışkanlıkla yapmıyor. Tam tersine, o an bilinçli bir şekilde bu çabayı göstermeyi seçiyor. Yani ortada bir kontrol kaybı değil, beyindeki iltihaplanmanın yol açtığı aşırıya kaçan ve yanlış yönlendirilmiş bir kontrol mekanizması bulunuyor.
Yeni tedaviler için kapı aralanıyor
Kompulsif davranışların kötü ve inatçı birer alışkanlık olmaktan çıkıp hücresel bir iltihaplanma sorunu olarak tanımlanması, psikoloji ve psikiyatri dünyası için oldukça kritik bir adım olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, beynin alışkanlık döngüsünü kırmaya çalışmak yerine, doğrudan astrositleri hedef alan veya sinirsel iltihaplanmayı azaltan medikal tedavilerin çok daha etkili sonuçlar verebileceğini belirtiyor.
Ayrıca düzenli egzersiz veya kaliteli uyku gibi vücuttaki genel iltihap seviyesini (enflamasyonu) düşüren yaşam tarzı değişikliklerinin de bu tür takıntıların yönetiminde sanılandan daha büyük bir rol oynayabileceği vurgulanıyor.
Kaynak: "Brain inflammation may be driving compulsive behavior". Şuradan alındı: https://www.sciencedaily.com/releases/2026/02/260215225606.htm.
Takıntılı çocuğa nasıl davranmalı?
Hayalle gerçek arasında: Uyumsuz hayal kurma nedir?