Sosyal destek, ancak ihtiyaçlarımızla örtüştüğünde ruh sağlığımıza iyi gelir. 'Her derde deva' tek bir sosyal destek türü yoktur. Peki, sizin şu anki ihtiyacınız hangisi? Sadece dinlenilmek mi, yoksa çözüm odaklı bir bilgi desteği mi? İhtiyacı doğru tanımlamak, iyileşmenin ilk adımıdır.
Elektronik iletişim araçları bağlantı kurmayı kolaylaştırsa da, bir yandan evde kalmayı ve yüz yüze etkileşimlerden kaçınmayı da teşvik ediyor. Yalnız yaşayanların sayısı artarken, sadece yarımız geniş ailesine bir saatlik sürüş mesafesinde oturduğunu belirtiyor. Sonuç olarak, etrafımız insanlarla çevrili olsa bile birçoğumuz derin bir yalnızlık hissi yaşıyoruz.
Sosyal desteğimizden memnuniyetsizliğimiz, sosyal medyaya maruz kalmaktan da etkilenebilir. Medya odaklı dünyamızda, diğer insanların bizden daha fazlasını yaptığına veya daha fazla eğlendiğine inanmak çok kolay; bu da ruh halimizi ve zihinsel durumumuzu olumsuz etkileyebiliyor. Tabii ki geçmiş dönemlerde insanların sosyal destekleri hakkında ne düşündüklerini bilmiyoruz çünkü o zamanlar bu faktörleri takip etmiyorduk. Ancak şunu biliyoruz: Yüksek beklentiler, beraberinde daha fazla hayal kırıklığı riski getirir.
Şifa niyetine sosyal bağlanma
Güçlü bir yaşamın anahtarı: Duygusal sağlık
Yalnızlığımızın nedenleri ne olursa olsun, bireyler ve toplum olarak neye ihtiyacımız olduğunu ve nasıl daha iyi bağ kurabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Bu basit bir süreç değil, çünkü farklı durumlar farklı destek türleri gerektirir. Sosyal destek sınıflandırmaları çalışmalar arasında farklılık gösterse de, psikologlar Carolyn Cutrona ve Daniel Russell beş temel kişilerarası destek türü öne sürmektedir. Bunlar: Duygusal destek, sosyal bütünleşme, özsaygı desteği, somut yardım ve bilgi desteğidir. Bu kuramcıların "optimal eşleşme" teorisine göre; bize sunulan destek türü, algıladığımız ihtiyaçlarımızla tutarlı olduğunda en yüksek memnuniyeti duyarız. Belki de bu destek türlerinin hayatımızda nasıl yer edindiği üzerine kafa yormaya değer:
İlginizi çekebilir: Duygusal bir çocuk nasıl desteklenir?
Elbette, ihtiyacınız olan sosyal destek türünü belirlemek ile onu elde etmek farklı şeylerdir; ancak yalnızlıkla boğuşan bir toplumda neyin eksik olduğunu anlamak, sorunu çözmenin ilk adımıdır. Eğer neye ihtiyacımız olduğunu belirleyebilirsek, bu ihtiyacı en iyi nasıl karşılayacağımızı düşünebiliriz.
Yeni insanlarla tanışmak için çaba sarf ederek sosyal ağımızı genişletmemiz mi gerekiyor? Yeni gruplara katılarak somut desteğe veya aidiyet duygusuna erişimimizi mi artırmalıyız? İş yerinde veya okulda bir mentor aramak faydalı olur mu? Bazı durumlarda, makul bir destek sağlamayan veya esenliğimizi baltalayan kişilerle geçirdiğimiz zamanı azaltmamız gerekebilir. Ayrıca, sosyal medya kaynaklı destek beklentilerimizi yönetmek ve dışsal onaylanmaya güvenmek yerine kendi özsaygımızı inşa etmek üzerinde çalışmak da gerekebilir. Sonuç olarak, sosyal desteğimizi iyileştirmek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımıza fayda sağlar.
Kaynak: Mary McNaughton-Cassill. "Social Support Helps Mental Health If It Matches Our Needs". Şuradan alındı: https://www.psychologytoday.com/us/blog/mental-health-matters/202604/social-support-helps-mental-health-if-it-matches-our-needs.
Hayata yeniden heyecan kazandırmanın 8 yolu
"Hayır" diyerek ruh sağlığınızı koruyun