Fazla kilolardan kurtulmanın hücresel düzeyde iltihaplanmayı azalttığı ve insülin direncini kırdığı uzun zamandır biliniyor. Bu nedenle, Tip 2 diyabet riski taşıyanlara verilen ilk tavsiye genellikle “kilo ver” olur. Ancak yayımlanan güncel bir araştırma, metabolik sağlığın ve kilo kaybının ardındaki ilişkinin çok daha karmaşık olduğunu ve bazı kişiler için ciddi miktarda kilo verip bunu korumanın bile diyabeti önlemekte yetersiz kalabildiğini gösteriyor.
Kilo kaybına rağmen diyabet gelişebiliyor
Tübingen Yaşam Tarzı Müdahale Programı (TULIP) kapsamında yapılan araştırmada, Tip 2 diyabet riski taşıyan 190 yetişkin iki yıllık bir programın ardından yaklaşık dokuz yıl boyunca takip edildi. Araştırmacılar, katılımcıları vücutlarının kan şekerini işleme biçimine, insülin üretimine ve hücrelerin insüline verdiği tepkiye göre altı farklı gruba ayırdı. İnceleme, vücut ağırlığının en az %3'ünü (ortalama %8'ini) kaybeden ve bu kiloyu korumayı başaran 60 kişiye odaklandı.
Sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı: Kilo kaybını sürdürmelerine rağmen, özellikle yaşça daha büyük, başlangıç kilosu yüksek ve hücreleri insüline baştan beri iyi yanıt vermeyen gruptaki (5. küme) kişilerin açlık ve yemek sonrası kan şekeri seviyeleri zamanla daha fazla yükseldi. Hatta bu gruptaki kişilerin vücutları zamanla daha az insülin üretmeye başladı.
Yaklaşık on yıl boyunca verdikleri kiloyu geri almamalarına rağmen, bu yüksek riskli gruptakilerin tam %41'inde Tip 2 diyabet gelişti. Düşük riskli gruplarda bu oran %0 iken, insülin üretimi zayıf olan bir diğer grupta %10'da kaldı.
Diyabet nedir?
Sadece tartıya odaklanmak neden yanıltıcı?
Bu çalışma, kilo vermenin yüksek riskli bireyler için anlamsız olduğunu değil, sadece kilonun denklemin bir parçası olduğunu gösteriyor. İki kişi tamamen aynı diyeti uygulayabilir, aynı oranda egzersiz yapabilir ve vücut ağırlıklarının aynı yüzdesini kaybedebilir; ancak tamamen farklı metabolik sonuçlar elde edebilirler. Vücudunuzun kan şekeri düzenleme sistemi zaten zorlanıyorsa, pankreasınızın ne kadar iyi insülin ürettiği, hücrelerinizin bu insüline nasıl tepki verdiği ve vücudunuzun yağı nerede depoladığı da en az kilonuz kadar büyük bir rol oynuyor.
Bu gerçek, metabolik sağlığı ölçmek için sadece tartıya güvenmenin hayati uyarı işaretlerini gözden kaçırmamıza neden olabileceğini kanıtlıyor.
Tartının ötesinde metabolik sağlığınızı desteklemenin 6 yolu
Uzmanlar, standart diyet ve egzersiz tavsiyelerinin ötesine geçerek diyabet riskine karşı uygulayabileceğiniz şu 6 pratik stratejiyi öneriyor:
Metabolik değerlerinizi öğrenin: Sadece tartıdaki kilonuza bakmak yerine doktorunuzdan açlık kan şekeri, açlık insülini, HbA1c ve lipid paneli gibi değerlerinizi kontrol etmesini isteyin. Bu tahliller metabolik sağlığınız hakkında kilodan çok daha net bir tablo çizer.
Güç antrenmanlarına öncelik verin: Kas dokusu metabolik olarak aktiftir ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur. Ağırlık ve direnç çalışmaları, kilo kaybından bağımsız olarak hücrelerinizin insüline verdiği yanıtı iyileştirir.
Öğünlerinizi protein ve lif üzerine kurun: Her öğünde sebzeler, baklagiller, kuruyemişler ve kaliteli protein kaynaklarına yer vermek, kan şekerini dengede tutar ve sizi daha uzun süre tok hisssettirir.
Uykunuzu optimize edin: Kötü uyku kan şekeri düzenlemesini bozar ve hücrelerinizi insüline karşı daha az duyarlı hale getirir. Her gece 7-9 saat kaliteli uyku uyumayı hedefleyin.
Stresinizi yönetin: Kronik stres, kan şekerini artırabilen ve karın bölgenizde yağ depolanmasını teşvik eden kortizol hormonunu yükseltir. Nefes egzersizleri, hareket etmek veya açık havada zaman geçirmek gibi size uygun stres yönetimi yolları bulun.
Aile geçmişinizi bilin: Genetik, diyabet riskinde çok büyük bir rol oynar. Ailenizde Tip 2 diyabet öyküsü varsa, metabolik taramalarınızı daha erken yaşta ve daha sık yaptırmanız büyük önem taşır.
Kaynak: Zhané Slambee. "The Metabolic Factor That Might Shape How Cancer Behaves". Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/articles/metabolic-factors-linked-to-cancer-growth-and-behavior.
İnsülin hakkında bunları yanlış biliyorsunuz!
Egzersiz ile kan şekerini dengelemek mümkün mü?