Günümüzde iletişim alışkanlıkları nesiller arasında keskin bir değişim gösteriyor. Yapılan araştırmalar, özellikle Z kuşağının büyük bir kısmının telefon görüşmelerini stres kaynağı olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikoterapist Gabrielle Sanderson, "İnsanlar artık birinden telefon aldıklarında şaşırıyor, hatta endişeleniyor. Mesajlaşmak o kadar normalleşti ki doğrudan sesli iletişim kurmak bir 'müdahale' gibi algılanmaya başlandı" ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre, mesajlaşmanın tercih edilmesinin temel nedeni sunduğu kontrol alanı. Ancak bu konfor alanı, beraberinde riskleri de getiriyor. Aile ve Evlilik Terapisti Evon Inyang, mesajlaşmanın lojistik planlar ve hızlı durum güncellemeleri için uygun olduğunu, fakat duygusal yükü ağır konularda yetersiz kaldığını belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir mesajda ses tonu, vurgu ve beden dili yoktur. Bu eksiklik, tarafsız bir cümlenin bile karşı tarafça 'soğuk' veya 'küçümseyici' algılanmasına yol açabiliyor. Çiftlerin tek bir noktalama işareti yüzünden günlerce süren tartışmalar yaşadığına şahit oluyoruz”.
Ne zaman mesaj atmalı, ne zaman aramalı?
Uzmanlar, iletişimin sağlıklı yürütülebilmesi için şu ayrımın yapılması gerektiğini vurguluyor:
Mesajlaşmanın uygun olduğu durumlar
Günlük planlar, konum paylaşımı, kısa hal hatır sormalar ve ciddi bir konuşma öncesi karşı tarafa düşünme alanı tanımak.
Telefonun zorunlu olduğu durumlar
Duygusal derinlik gerektiren konular, çatışma çözümleri, özür dileme süreçleri…
"İlişkiyi önemsiyorsanız telefonu açın"
Uzmanlar, mesajlaşmanın bir "savunma mekanizması" olarak kullanılmaması gerektiği konusunda hemfikir. Özellikle anksiyete yaşayan bireyler için yazılı iletişimin bir güvenlik alanı sunduğu kabul edilse de derin bağlar kurmak için sesin gücüne ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Evon Inyang, iletişimin yönünü değiştirmek gerektiğini anlamak için şu kritik belirtilere dikkat çekiyor: "Eğer bir mesajı beş kez okuyup anlamaya çalışıyorsanız, vücudunuzda bir gerginlik hissediyorsanız veya yazdıklarınızın yanlış anlaşılacağını düşünüyorsanız; artık o telefonu açma vakti gelmiştir. Ses, sıcaklığı ve samimiyeti taşıyan tek araçtır; bunu bir kısa mesajla ikame edemezsiniz."
Referanslar
Ariane Resnick. "10 Conversations You Should and Shouldn’t Have Over Text, According to Therapists". Şuradan alındı: https://www.verywellmind.com/conversations-you-should-and-shouldnt-have-over-text-11870327
İlişkide iletişim problemlerini çözmenin ipuçları