Yüzyıllar boyunca tıpta, erkekleri rahatsız eden herhangi bir davranış veya semptomu açıklayan sözde bir akıl sağlığı durumu olan kadınlara “histeri” teşhisi konuldu ve çoğunlukla gülünç, bazense korkunç tedavilere maruz bırakıldı. Yazmaya düşkünlük, travma sonrası stres bozukluğu veya depresyon belirtileri, hatta kısırlık, iki yüzyıl geriye gittiğimizde bunların tümü ve daha fazlası kolaylıkla “kadın histerisi” şemsiyesi altına girebilir.


18. ve 19. yüzyıllar boyunca kadın histerisi en sık teşhis edilen “bozukluklardan” biriydi. Ancak kadınların bir şekilde zihinsel ve davranışsal koşullara yatkın olduklarına dair yanlış düşünce bundan çok daha eski olduğu biliniyor. Aslında, histeri terimi Antik Yunanistan'da ortaya çıkmıştır. Hipokrat ve Platon, kadın bedeninin etrafında dolaşma eğiliminde olduğunu ve bir dizi fiziksel ve zihinsel duruma neden olduğunu söyledikleri rahimden, histeri adıyla söz ettiler.



Histeri hastalığı nedir?

Kadın histerisinin orijinal kavramları tıp ve felsefe tarihine kadar uzanırken, bu teşhis 18. yüzyılda popüler hale gelmişti. 1748'de Fransız doktor Joseph Raulin, histeriyi, büyük kentsel alanlarda hava kirliliği yoluyla yayılan bir hastalık olan "buharlı bir rahatsızlık" gibi gördü ve Fransızca'da sevgi buharı olarak tanımladı. Raulin, hem erkeklerin hem de kadınların histeriye yakalanabileceğini belirtirken, Histeri adını verdiği semptomlardan bazıları şunları içeriyordu: “şişmiş bir karın, boğucu göğüs ağrısı veya nefes darlığı, yutma güçlüğü, uzuvlarda üşüme, gözyaşı ve kahkaha, esneme, deliryum, hızlı bir nabız ve bol, berrak idrar.


De Sauvages, bu durumun öncelikle kadınları etkilediği ve “erkeklerin nadiren histerik olduğu” konusunda kendisinden önceki doktorlarla aynı fikirdeydi. Ona göre, cinsel yoksunluk genellikle kadın histerisinin nedeniydi. Bu iddiasını histeri olarak tanımladığı kadın hastaların cinsel hayatlarındaki değişikliklerle iyileştiklerini söyleyerek savunuyordu.


Histeri vakalarını “tedavi etmenin” bir başka yolu, 18. yüzyıl Avrupa'sında bir Alman doktor olan Franz Anton Mesmer tarafından popüler hale getirilen sözde psikosomatik bir terapi olan Mesmerizmdi. Mesmer, canlıların, hayvanlardan ve insanlardan geçen ve dengesizlikleri veya dalgalanmaları sağlık bozulmalarına yol açabilecek görünmez bir akım olan manyetizma tarafından etkilendiğine inanıyordu. Bu manyetik alt akım üzerinde değişiklik yapabileceğini ve insanları histeri de dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan iyileştirebileceğini iddia ediyordu.


1850'lerde, histeriye özel bir ilgisi olan Amerikalı doktor Silas Weir Mitchell, bu durum için bir "tedavi" olarak "dinlenme tedavisini" tanıtmaya başladı. Dinlenme tedavisi, çok sayıda yatak istirahati ve tüm fiziksel ve entelektüel faaliyetlerden kesinlikle kaçınmayı içeriyordu. Mitchell, bu tedaviyi tercihen histerisi olduğunu düşündüğü kadınlara reçete etti. Buna karşılık, histerisi olan erkeklere çok sayıda açık havada egzersiz yapmalarını tavsiye ederdi.


Pierre Janet, histerinin, genellikle, "çifte kişiliklerin ortaya çıkması" ve istemsiz kasılmalar gibi semptomlarla karakterize edilen "bilinç ayrışmasının" gerçekleştiği bir "sinir hastalığı" olduğunu savundu.


Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud da histeri ile ilgilendi, ancak nedenleri hakkındaki görüşleri kariyeri boyunca dalgalandı. Histerinin, genellikle bir erotik bastırma unsuruyla birlikte, psikolojik sorunların fiziksel semptomlara dönüştürülmesi olduğunu savundu. İlk başta, histeri semptomlarının travmatik olaylardan kaynaklandığını öne sürdü, ancak daha sonra histerinin gelişmesi için önceki travmanın gerekli olmadığını söyledi. Çok da uzak sayılmayacak bir zamanda, kadın hastalıkları hatta kadınların hastalıkları böyle absürt suçlamalara maruz kaldı. Bu durumun güncel kadın sağlığı bilgimizi ne kadar etkilediği ise henüz kesinleşmiş değil.


Referanslar:

Maria Cohut. “The controversy of 'female hysteria” Şuradan alındı: https://www.medicalnewstoday.com/articles/the-controversy-of-female-hysteria (13.10.2020)




Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.