Annelik içgüdüsel midir?

Hamileliğim, ilk ikisinde hiçbir sıkıntı yaratmayan birçok sağlık sorunu ile geçti. Bu üçüncüsünde aksilikler ardı ardına geldi.

Annelik içgüdüsü sayesinde bebeğini kurtardı

Bu hikaye Tina isimli anneden Kidspot'a gönderilmiştir. Elizabeth; Tina and Jeremy'nin 3. çocuğudur. 

 

Hamileliğim sırasında bulaşıcı hastalıklarla boğuştum

Hamileliğim boyunca öğretmen olarak görev yaptım ve ilk üç ay içerisinde beşinci hastalık adında bir virüs kaptım – genelde okul çağındaki çocukları etkileyen, ama hamileler için düşük gibi ciddi risk teşkil eden yaygın bir virüs.

 

Birkaç hafta içerisinde, virüsün vücudumda olduğu tespit edildi; bu durum, hamilelik boyunca, bebeğin kalp atışlarını kontrol etmek için ekstra ultrason seansları demek oluyordu.

 

Virüsten tam kurtuldum derken, bu sefer de suçiçeği ve kızamıkçık virüslerini kaptığım ortaya çıktı! Neyse ki sancılar yine başlamadı; ama test sonuçlarını ve virüslerin kuluçka dönemlerinin geçmesini beklerken inanılmaz derecede stres altındaydım. Zihnim allak bullaktı; sürekli ‘ya şöyle olursa’ diye senaryolar yazıyordum. İkinci üç aya geçtiğimde, biraz da olsun rahatlamaya başladım.

 

Erken dönemde yaşadığım bu sorunlar dışında hamileliğim son derece tipikti. Üçüncü çocuğu beklemek, kendim için düşünmeye pek vaktim olmadığı anlamına geliyordu. Aslında iyi bir şeydi bu; hamileliğim hızlıca geçmiş oldu.

 

KOLAY DOĞUM İÇİN...  

Bebeğin pozisyonu

37. hafta kontrolümde, doktorum, bebeğin başının aşağıda durmadığını söyledi; aksine bebeğim çaprazlamasına mutlu bir şekilde yatıyordu.

 

İkinci çocuğum Andrew’un 4.3 kg doğduğunu düşündüğümüzde, doktorum da ben de biraz endişelenmeye başlamıştık. Birbirimize baktık ve bu bebeğin daha da büyük olma ihtimali üzerinde anlaştık!

 

Beklenilen tarihe bir hafta kala, bebeğin başı hala aşağıda değildi; bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmeye başladım. Tam olarak ne düşündüğümü bilmiyordum; ancak bildiğim tek bir şey vardı ki o da bu bebeğin bir an önce çıkması gerektiğiydi. Doktoruma sezaryen istediğimi söyledim. Çıldırdığımı düşündü; çünkü ilk iki çocuğumu çok kolay bir şekilde doğal yollarla dünyaya getirmiştim.

 

Stresliydim, huzursuzdum. Sonunda acı çekmeye başladım. Sezaryen sonrası iyileşmek, normal doğumdan çok daha zor olacaktı, biliyordum; ama kocam Jeremy’ye şöyle söyledim: “Neden bu kadar emin olduğumu sana açıklayamam; ama bu bebeği bir an önce doğurmam gerekiyor.”

 

39. haftada sezaryen için hastaneye yattım

Nihayetinde, 39. haftada, sezaryen için hastaneye yattım. Spinal blok uygulandıktan sonra, doktorumun muayenesinden geçtim ve bana şunu söyledi: “Bebeğin başı aşağıda; ama yerine oturmamış ve sebebini bilmiyorum.”

 

Ufaklık, karnımı açmalarından önce iki kez daha hareket etti. Muayene ve kesik işlemi arasında yalnızca 30 dakika vardı ve benim küçük solucanım bu süre içerisinde çapraz pozisyona geçip sonra tekrar baş aşağı durmayı başardı. Kesik açılırken bile, bebeğim kımıldanmak için elinden geleni yapıyordu. Hiçbirimiz bunun olduğuna inanamadık; ama durumun sebebi, bebek karnımdan çıktıktan sonra açığa çıktı.

 

Sevgili kızım Elizabeth, 11.32’de, yalnızca 3.2 kg ağırlığında doğdu. Hepimiz şok olmuştuk – özellikle de doktorum. Koca bir bebek için hazırlanıyorduk; ancak doğan bebek, hayal edebileceğimizden çok daha küçüktü.

 

NASIL İYİ ANNE - BABA OLUNUR?

Böylelikle her şey mantığa oturdu – ikinci çocuğum Andrew o kadar büyüktü ki karnımda Elizabeth’in dolduramayacağı esnek bir boşluk yaratmıştı. Ne kadar denese de başını aşağıda tutamamıştı; deyim yerindeyse sıvıyla birlikte sürükleniyordu.

 

Elizabeth’i çıkmak için hazır olana dek bekletseydik eğer, sonuç muhtemelen yine acil bir sezaryen olacaktı. Ve muhtemel prolabe kordon riski vardı – başını aşağıda tutamadığı için önce göbek bağı gelebilir, biz de elimizde gerçek bir acil durumla kalabilirdik.

 

İçime doğmuştu; bu bebeği hemen çıkarmam gerekiyordu. Anne içgüdüsü konusunda söylenecek gerçekten çok şey var. Bazen göz ardı edemediğimiz, etmememiz gereken bir hisle doluyoruz. Ve tanrım, korkularımı dile getirdiğim için çok memnunum!  

 

Kaynak: kidspot.com.au 

Bu hikaye Tina isimli anneden Kidspot'a gönderilmiştir. Elizabeth Tina and Jeremy'nin 3. çocuğudur. 

 

En iyi 50 doğum fotoğrafı
+50
Uluslararası Doğum Fotoğrafçıları Derneği'nin düzenlediği yarışmada, doğum sürecini en iyi yansıtan fotoğraflar bir aradaydı...   Yarışmanın birincisi (Nichole Hanna Photography)

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 430

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 752

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2301

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1661

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3300

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön