Soğuk havada cilt bakımı nasıl olmalı?

Soğuk havalarda cildiniz pul pul dökülüyorsa önerilerimize kulak verin! İşte soğuk havalarda cildinize iyi gelecek cilt bakım önerileri...

Cildinizi soğuk havalardan koruyun!

Hem sağlığımızı hem de güzelliğimizi yansıtan, dış ortamla vücudumuz arasında bariyer görevi gören deri, mevsimsel değişiklerden direkt olarak etkilenir. Zorlu kış koşullarında, ısının düşmesi, soğuk ve rüzgarlı hava, derinin yeteri kadar nemlenmesini engeller. İç mekanda ise ısıtma sistemlerinin ortamın nemini azaltması, kalın yorgan ya da elektrikli battaniye kullanmak ve pencereleri sıkı sıkıya kapalı tutmak deriyi susuz bırakır.

 

Memorial Etiler Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal soğuk havalarda cilt sağlığı hakkında önemli bilgiler verdi.

 

Cildiniz pul pul dökülmesin

Kış aylarında daha hassas hale gelen, dayanıksızlaşan deri, soğuk havalarda kan dolaşımının da yavaşlaması sonucunda kuruyabilir, pul pul olabilir, çatlama eğiliminde, daha gergin, kaşınan, kızaran ve kabalaşan bir hal alabilir. Eğer kişi genetik olarak hassas bir deriye sahipse bu bulgular daha da abartılı bir şekilde görülür. Ayrıca bu insanlar için atopik egzama, sedef hastalığı, pruritus, kserotik egzama gibi deri hastalıklarının başlaması söz konusu olur.

 

Deri ruhsal olarak da kış koşullarından etkilenir

Deri, sert kış koşullarından fiziksel olarak etkilendiği gibi, ruhsal olarak da etkilenir. Kışın gelmesi hafif bir depresyona, harekette kısıtlılığa, metabolizmada yavaşlamaya yol açar. Bunların sonucunda ışıldaması azalmış, matlaşmış, tonunu kaybetmiş, gözenekleri genişlemiş ve komedonları artmış bir cilt ortaya çıkar.

 

Kış mevsiminde de sağlıklı ve güzel bir cilt mümkün

Tüm bu olumsuz şartlara rağmen, yaptığımız şu yanlışların farkına varıp alışkanlıklarımızı değiştirirsek kış mevsiminde de ışıltılı, sağlıklı, nemli bir cilt ile daha iyi bir görüntü ve daha iyi bir ruhsal duruma sahip olabiliriz.  

 

Sık ve çok sıcak su ile yıkanmayın

Sıklıkla yıkanmak ve yıkanırken çok sıcak su kullanmak deri yağlarını azaltarak derinin daha fazla kurumasına neden olur. Deri kaşınır, kızarır, hatta kuruluk egzaması gelişebilir.

 

Banyo sırasında ve sonrasında kremli ürünler kullanın

Banyo sırasında kullanılan ürünlerin kremli olması, özel banyo yağlarının kullanılması ve banyo sonrasında deri nemli iken bir nemlendirici balsamın tüm vücuda uygulanması cilde ihtiyacı olan nemi kazandıracaktır.

 

Kış güneşinden de korunun

Soğuk havadan daha az etkilenmek için, dışarı çıkarken,  güneş koruyucu özelliği olan bir nemlendirici kullanılmalıdır. Ayrıca mümkün olduğu kadar açıkta kalan bölgelerin şapka, gözlük, eldiven, atkı ile örtülmesi gerekir.

 

Ellerinize özen gösterin         

Hem yaşlanmasını engellemek, hem de gelişebilecek el egzamalarını önlemek amacıyla sık suya maruz kalan ellerimizi günde 5-6 kez yağlandırıcı ürünlerle nemlendirmek, ev işlerini egzama eldiveni ile yapmak doğru olacaktır.

 

Dudak kuruması ve çatlamasını önleyin

Dudaklarımızı günde 4-5 kez uygulayabileceğimiz vazelinle nemlendirmek kurumalarını ve çatlamalarını önleyecektir.

 

Beslenmenize dikkat edin

Bol su içmek, taze meyve ve sebze tüketmek, ceviz, fıstık, fındık, kuru kayısı ve havuç yemek cildin ekstra nemlenmesini sağlayacaktır.

 

Yünlü ve sentetik kıyafetlerin deriye direkt temasını engelleyin

Yünlü ve sentetik kıyafetlerin deriye direkt temasını engellemek kaşıntı ve kuruluğu azaltacaktır.

 

Hekiminize danışarak cildinize uygun nemlendiriciyi seçin

Yüzdeki kuruluk, gözaltındaki morluklar, torbalaşma ve matlaşma kişiyi daha yaşlı göstereceğinden uygun bir nemlendirici kullanmak vazgeçilmez olmalıdır. Kişinin deri özelliğine göre kullanılacak nemlendirici seçimi mutlaka hekime danışılarak seçilmeli, uygun olmayan ürünlerin deriye daha da zarar vereceği unutulmamalıdır.

 

Her kış kimyasal peeling tedavisi uygulayın

Her kış uygulanacak kimyasal peeling tedavileri cilde canlılık verirken, ölü tabakanın atılmasını sağlayarak alttan daha taze ve canlı, pürüzsüz bir deri elde etmek için uygun bir tedavi yöntemi olacaktır.

 

 

Soğuk havalar cildimizi nasıl etkiliyor?

 

Yeni Evren Akademi'nin kurucusu ve Cosmopark Beauty koordinatörü Master Figen Aktosun, kışın sağlıklı bir cilde sahip olmanın tüyolarını verdi.

 

Kış mevsiminde cildi koruyan doğal bariyer tabakanın bütünlüğü bozuluyor, yağ oranı düşüyor ve ciltte yüzde 10 olması gereken su oranı azalıyor. Kuruyan cildin rengi matlaşıyor, donuk, gri-beyaz bir renge dönüşüyor. Çizgiler artıp derinleşiyor, deri pütürlü ve pullu bir görünüm kazanıyor. Hele yaş da ilerlemişse yağ tabakası azalan ciltte bu sorunlar çok daha hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor.

 

Ciltteki kuruluk, yağ bezlerinin yeterli sebum veya yağ üretememesinden kaynaklanıyor, nemin yitirilmesi ise cildin su ihtiyacının yeterince karşılanmamasından... Kışın özellikle rüzgar, soğuğun etkilerini artırıyor ve ciltten nemi aniden uzaklaştırarak, yüzeyinin aşırı derecede soğumasına neden oluyor. Dolayısıyla kışın cildin neminin korunması ve beslenmesi önem kazanıyor. Elbette soğuk havaların etkisi burada bitmiyor. Ciltte çatlama, kanama, tahribata bağlı esneklikte bozukluklar da meydana geliyor.

 

Kış aylarında cilt neden kurur?

 

Havaların soğuk olması nedeniyle ev, iş yerleri, alışveriş merkezleri ve toplu taşıma araçları gibi kalabalık alanların genellikle yeteri kadar havalandırılmadığı için klima, elektrikli soba ve kaloriferler ile ısıtılan bu alanlar nemsiz kalarak cildin kurumasına, çatlamasına neden oluyor. Bu tahribat cildin yumuşaklığı ve esnekliği bozuyor. Tahribatla birlikte kuruma, çatlama, kanama, döküntü, kepeklenme ve kaşıntı gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Bu sorunlar daha çok soğuğa maruz kalan el, yüz ve dudaklarda kendini gösterebiliyor. Ayrıca kış aylarında soğuk ve rüzgarın olumsuz etkilerine bir de daha sıcak suyla yapılan banyoların etkisi de ekleniyor, sadece el ve yüz değil, tüm vücudun daha da kuruyup sertleşiyor, saç ve tırnaklar kuruyor, matlaşıyor ve kırılganlığı artıyor.

 

Cilt kuruluğuna karşı hangi önlemler alınmalıdır?

 

  • Düşük nem ve kirli hava olan kapalı ortamlardan uzak durun.

 

  • Cildinizin soğuktan korunması ve nemini kaybetmemesi için eldiven, atkı, bere gibi dış ortamla direkt teması azaltan aksesuarlar kullanın.

 

  • Kaloriferli ortamlarda kalorifer üzerine mutlaka su bulunan kaplar koyarak ortamın neminin korunmasını sağlayın.

 

  • Soğuk havanın göz çevresindeki kırışıklıkları artırmaması için gözlük takarak bariyer oluşturmaya çalışın.

 

  • Çok sıcak suyla, aşırı yıkanmak cildi iyice kurutacağı için banyoda cildi kurutmayacak banyo köpüğü gibi ürünler tercih edin ve banyo sonrası vücut sütü veya nemlendirici kullanın, ayrıca kışın banyoda 20 dakikadan fazla durmayın.

 

  • Yağlı cilde sahip kişiler; siz de kış aylarında mutlaka nemlendirici kullanın.

 

  • Her sabah yüzünüzü yıkadıktan sonra mutlaka uygun tipte bir nemlendirici sürün.

 

  • Haftada 1-2 kez, yüzü tahriş etmeyen ölü derilerin atılmasına da yardımcı peeling (soyucu) jeller kullanın.

 

  • Bol bol su tüketin.

 

  • Dudaklarınızı bakımsız bırakmaktan sakının.

 

  • Doğru beslenin; çünkü kışın cildin ihtiyaç duyduğu vitaminleri, mineralleri almak cildin daha sağlıklı olmasını sağlar.

 

  • Kış aylarında cilt daha çok Omega3’e ihtiyaç duyduğu için balık tüketin.

 

  • Önce sıcak, sonra soğuk suyla ciltte şok etkisi yaratın. Özellikle sabahları uykudan uyandıktan sonra eller ve yüzler yıkanırken sıcak su ile başlanıp, durulama sırasında soğuk su kullanılabilir. Bu durum yüzde şok etkisi yaratarak kan dolaşımını hızlandırır, hızlanan kan dolaşımı ise yağ ve ter bezlerini harekete geçirerek cildi yumuşatır.

 

  • Pul pul dökülen cilde fondöten uygulamayın, düzenli olarak peeling yapın, mümkünse nemlendirici içeren, güneş koruma faktörü olan fondöten etkili bitkisel kremleri seçin.

 

  • Soğuk havalarda, yumuşak, pamuklu, nefes alabilen kumaşlar tercih edin. Sentetik ve kaşındırma ihtimali olan yünlü veya polyester kumaşlardan uzak durun. Vücut nefes alamadığında oluşacak terleme, cildinizde tahrişlere neden olur.

 

  • Cilt, her şeye rağmen soğuk havadan etkilenmeye devam ediyor, hatta kötüleşiyorsa mutlaka bir cilt hastalıkları uzmanına başvurun.

 

Cilt kuruluğuna karşı evde uygulanabilecek kürler nelerdir?

 

  • Bir miktar balı yüzünüze sürüp yarım saat beklettikten sonra ılık suyla durulayın. Bunu haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Bu işlem cildin pürüzsüz bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

 

  • Limon suyunu bir pamuk yardımıyla cildinize sürün ancak durulamayın. Çünkü limonun içinde bulunan doğal sitler cildinizin pH dengesini düzenliyor.

 

  • Bir miktar yulaf ezmesini bal ile karıştırın. Karışımı 20 dakika yüzünüzde bekletin, ılık suyla durulayın ve nemlendirici uygulayın, kırmızı görünüm için ideal bir iyileştirici olarak kabul ediliyor.

 

  • Yoğun el bakımı için gece yatmadan el kreminizi bolca uygulayın ve pamuklu bir eldiven giyin. Bu ellerinizdeki tahribatı ortadan kaldırdığı gibi çok güzel bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

 

 

Central Hospital’dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan, “Kış aylarında el, yüz, ayak ve vücut derisi için daha özen gösterilmesi gerekir” dedi.

 

Vücudumuz soğuk havada tepki gösterir ve ısı kaybını önlemek için deri yüzeyindeki kan damarlarının çapı daralır. Bu sebeple kan dolaşımı azalmaya başlar. Bu durumda ciltteki hücrelerin iyi besin alması kısıtlanır. Ciltte koruma mekanizması azalma göstererek, cilt dokusunda tahrişe, soyulmaya, çatlamaya ve kurumaya yol açar. Derideki bu kuruma ve çatlamalar ciltte kanamaya ya da mevcut olan yara var ise daha kötüleşmesine sebep olabilir. Bu nedenlerle kışın koruma fonksiyonu bozulan cilt, daha fazla özene ve bakıma ihtiyaç duyar.

 

Soğuk hava dudaklarda da kurumaya ve kanamaya yol açabilir. Dudak derisi ince ve hassas olduğundan, kışın dış etkenlere karşı kendini koruyabilecek bir yapıya sahip değildir. Dudaklardaki kurumayı ve çatlamayı önleyebilmek için haftada 2 kez temiz bir diş fırçası ile hafif ve dairesel hareketlerle dudaklar fırçalanmalıdır. Bu işlemle dudakların üstünde biriken ve kabuksu bir yapıya dönüşen ölü hücrelerden kurtulmak mümkündür. Ayrıca her sabah günlük bakımın ardından ve özellikle makyaj öncesi nemlendirici ile dudaklar mutlaka nemlendirilmelidir.

 

Soğuk çarpmasına dikkat

Kış aylarında yaşanan cilt problemlerinden biri de soğuk çarpmasıdır. Bu doku donması küçük ve kırmızı bir leke ile kendini gösterir. Zaman geçtikçe mor rengi alan bu leke, ileriki safhalarda yaraya dönüşebilir. Vücuttaki maden tuzlarının eksilmesi veya kılcal damarlardaki kan dolaşımının yavaşlaması bu lekelerin oluşumunu kolaylaştırır. Bu durumlardan korunabilmek için bulunulan ortamın ısısı iyi ayarlanmalı ve cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalıdır. Özellikle kapalı ortamlarda kullanılan klima ve ısıtıcılar, ciltte çok daha fazla kurumaya neden olacağından nemlendiriciler daha sık sürülmelidir. Açık mekanlarda ise vücudun açıkta kalan bölgeleri eldiven, atkı, bere, uygun çorap ve ayakkabı gibi kıyafetlerle korunmalıdır.

 

İleri yaşlardaki kişiler, çocuklar ve hassas cilt yapısına sahip olanlar dikkat etmeli

Vücudumuzu dış etkenlerden koruyan ciltte, yıpranmış ve hasar görmüş olan en üst katmana stratum corneum denir. Eğer bu katman işlevini yapamazsa alerjenler ve tahriş edici maddelerden cilt kolaylıkla etkilenir. Kışın el, yüz, ayak ve vücut derisi için daha özen gösterilmesi gerekir. Özellikle ileri yaşlardaki kişilerin, çocukların ve hassas cilt yapısına sahip olan hastaların cilt yapılarına uygun bakım yapmaları gerekir. Çocukların cildi yetişkinlere oranla çok daha hassas olduğundan soğuk kış aylarında iyi bir korumaya ihtiyaç duyar. Bu sebeple çocukların cildinde soğuk yanığı, döküntü gibi problemlere sıkça rastlanır. Çocukları pullanma, çatlama, kaşıntı gibi cilt problemlerinden uzak tutabilmek için soğuk havalarda cildin kurumasını önleyen nemlendiriciler, çinko içeren kremler ve bebek yağları sürülmelidir. Bunların haricinde soğuk havadan cildi korumak için çocuğa pamuk içeren kıyafetler giydirilmeli, açık mekanlara çıkılacaksa hırka; aşırı soğuk havalarda ise şapka ve mont kullanılmalıdır.

 

Haftada 2 gün peeling

Soğuk havalarda cildin üst tabakası daha kalınlaşacağından bunu önlemek için haftada 2 gün peeling yani fiziksel soyma uygulaması yapılmalıdır. Ancak cildinde kızarıklık ve damar çatlaması olan ya da cildi hassas olan kişilere bu tip uygulamalar önerilmez. Bu kişilerin ciltteki kızarıklığı azaltıcı ve hassasiyet giderici maddeler içeren dermokozmetik ürünler kullanması önerilir. Peeling yapılmasına rağmen ciltteki sorun düzelmiyor, kabalaşma ve kuruluk devam ediyorsa uzman bir dermatologdan yardım alınması gerekir. Uzman dermatolog tarafından yapılan kimyasal peelingler, mezoterapi ve PRP uygulamaları, cildin nemi ve kalınlığını tekrar sağlamaktadır.

 

Bol su içilmeli, kış meyve ve sebzeleri tüketilmeli

Cilt kuruluğunun önlenmesi için bol bol su içmek gerekir. Günde yaklaşık 2 litre su içilmesi önerilir. Su tüketiminin haricinde bitkisel çaylar, doğal meyve suları ve süt de tüketilebilir. Ayrıca kullanılan ürünlerin A, C ve E vitamini gibi antioksidanları içermesine de dikkat edilmelidir. Omega-3 desteği almak da soğuk hava şartlarına karşı cildin direncini artıracaktır. Kış meyveleri ve sebzeleri haricinde, tahıllı besinler tüketmek de cilt bakımında dikkat edilmesi gereken diğer bir noktadır.

 

  

Cildinizi kışa hazırlamanın püf noktaları!

 

Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi, dermatoloji bölümünden Uzm. Dr. Zahide Eriş Eken soğuk havanın cildimize etkilerine dikkat çekti.

 

Soğuk hava cildin dış katmanını etkileyerek daha kalın ve kırılgan hale getirir. Kış ayı boyunca ciltte yağ salgısı azalır ve bu durumlarla birlikte yine kışın soğuk ve kuru hava cildin kurumasına sebep olur. Ciltte kuruluk, gerilme ve ince kılcal damarlarda genişlemeler sebebiyle oluşan kızarıklıkla birlikte cildin nem dengesi bozulur. Kuru cilt ayrıca başta egzema olmak üzere bazı cilt hastalıklarının da tetiklenmesine sebep olur.

 

Sonbahar aylarından itibaren;

1- Cildinizde kuruluk başlayabilir; yüz, dudaklar, vücut, kol ve bacaklar kurur.

2- Yüzde ve omuzlarda çillenme ve güneş lekelerinde artış olabilir.

3- Kaz ayakları güneş ışınlarının etkisiyle belirginleşmiş olabilir.

4- Açık ayakkabı ve sandaletlerle ayaklarınız bakımsız kalmış ve ayak derinizde kurumalar soyulmalar başlamış olabilir.

5- Saçlarınız havuz, deniz ve güneşin etkisiyle kurumuş ve bakımsız kalmış olabilir.

 

Cildinizi nemlendirin!

  • Öncelikle nem dengesini sağlamak için bol su içmek gereklidir (günde en az 8 bardak).

 

  • Yüz ve vücuda uygun nemlendiricilerle vücudun nem dengesi sağlanabilir. Yüz ve vücutta çok kuru ciltler için yağlı kremler; yağlı ve akneye meyilli ciltlerde ise su bazlı kremler tercih edilmelidir. Bacaklar ve kollar daha kurumaya meyilli bölgeler olduğu için bu bölgelerde yağlı kremler tercih edilmelidir.

 

  • Nemlendirici kremler tercihe göre genellikle gliserin, vazelin, üre, laktik asit ve hyaluronik asit içerirler. Bu nemlendiriciler kuruluğu önlemek için soğuk havalarda sıklıkla ve tercihen banyo sonrası nemli cilde sürülmelidir.

 

  • Nemlendiricilerle kuruluğunuz geçmiyorsa veya iş yoğunluğundan dolayı nemlendiricilerin etkisi hızlı olsun istiyorsanız; hyaluronik asit içeren nem aşısı yaptırabilirsiniz. Bu uygulama dermatoloji uzmanları tarafından kısa sürede küçük enjeksiyonlarla bir veya birkaç seans şeklinde yapılabilir. Cilt altına enjeksiyonlarla hyaluronik asit direkt verilir. Böylelikle nemlendirici kremlerin ciltten emilmesi beklenmeden hyaluronik asitin ciltte direkt nemlendirici ve cilt gençleştirici etkisi başlar. Bu uygulamalarda hyaluronik asitle birlikte, cilde ışıltı, sıkılaşma ve gençleşme özelliği sağlayan vitamin kokteylleri ve somon DNA da tercihen uygulanabilir. Ayrıca nem aşısının etkisi seanslar halinde PRP işlemi ile güçlendirilebilir.

 

  • PRP yani “Platelet rich plasma” platelet (trombosit) yönünden zenginleştirilmiş plazmanın kısaltılmışıdır. Kişiden alınan küçük miktardaki kan özel bir tüpe konularak bir dizi işlemden geçirildikten sonra elde edilen ‘trombositten zengin plazma’ aynı kişiye yapılmak istenilen işleme göre, istenilen bölgeye enjeksiyon yoluyla geri verilir. Trombosit denilen kan hücreleri, vücudumuzda bulunan deforme olmuş dokuların onarımı ve naturel haline dönüşmelerini sağlamak için gerekli “büyüme faktörlerini” yapısında barındırmaktadır.

 

  • Cilt yüzeyindeki kılcal damar ve kızarıklıkların ise lazerle tedavisi için kış ayları yine en uygun aylardır. Bu damarlanmalar ve kızarıklıklar uygun lazerle birkaç seansda silinebilir.

 

Pürüzsüz ve çekici bir cilt için ölü hücreleri cildinizden uzaklaştırın...

Cilt yüzeyindeki ölü cilt hücreleri meyve asitleri içeren (glikolik, ait, retinoik asit, salisilik asit gibi) ve cilt tipine göre tercih edilen temizleme jelleri, kremler ve maskelerle uzaklaştırılabilir. Bu kimyasal peeling işlemi tercihen hızlı ve daha etkili olacak şekilde muayenehane ortamında bu asitlerin daha etkin dozları kullanılarak seanslar şeklinde uzmanlar tarafından uygulanabilir. Kimyasal peeling düzenli yapılan ciltler daha sağlıklı ve canlı kaldığı için diğer cilt gençleştirme işlemlerine çok ihtiyaç duymazlar.

 

El ve ayak bakımını atlamayın

Kış aylarında el ve ayak bakımı önemlidir. El kremleri gliserin, vazelin, lanolin içerir ve kış aylarında sıklıkla uygulanmalıdır. El sabunları ise kuruluğu önlemek için yağlı veya kremli olmalıdır. Kış aylarında ayaklar sürekli ayakkabı içindedir ama yaz ayı boyunca deniz suyu ve sandalet içinde güneşe maruz kalan ayaklarımız kurur ve topuklarda çatlaklar oluşmaya başlar. Kış aylarında ayaklarımıza dikkat edersek yaz aylarında açık ayakkabılarda daha bakımlı ayaklara sahip olabiliriz. Salisilik asit ve üre içeren nemlendirici pomatlar topuklara ve ayaklara masajla uygulanmalıdır. Vakit bulamıyorsak bu uygulamayı gece yatarken yapabiliriz. El üzerinde oluşan güneş lekeleri kış ayında uygulanabilecek lazer işlemleri ile giderilebilir.

 

Çatlayan dudaklara bakım

Dudaklarda soğuk havaların başlamasıyla birlikte cildimiz gibi nem dengesini sağlayamayarak kurur. Kuruyan dudaklar çatlayıp, kanayabilir bu da dudakta acı ve gerginlik hissi yaratır. Dudaklarımızı da koruyucu nemlendirici kremlerle koruyabiliriz ve dışarı çıkarken dudaklara güneş koruyucu içeren nemlendiriciler kullanmak gereklidir. Yine dudakların kuruluğu nemlendiricilerle sağlanamıyorsa cilde yapılan nem aşısı gibi dudağa da nem aşısı uygulaması yapılabilir.

 

Akne tedavisinin tam zamanı!

Yaz aylarında sıcak hava, terleme ve dondurma çikolata gibi yiyeceklerin fazla tüketilmesiyle sivilcelerde artış olabilir. Soğuk havalar akne ve akne izlerinin tedavisi için uygun zamanlardır. Yüzeyden uygulanacak kremler ve jeller veya ağızdan alınan haplar aknenin şiddetine göre tedavi için belirlenir ve bunlar genellikle kış aylarında kullanıma uygundur. Ayrıca akne izleri için de soyucu bazı kremler kış aylarında kullanılmalıdır. Akne izleri için kimyasal peeling işlemleri veya lazer işlemleri soğuk havalarda yapılabilir. Fraksiyonel lazerler akne izleri ve lekelerinde uygulanabilir.

 

Güzelliğin simgesi saçları unutmayın!

Güneş ışığı, tuzlu deniz suyu ve klorlu havuz suları ile yıpranan ve hasarlanan saçlar soğuk ve kuru havaların da etkisiyle cildimiz gibi kurur ve kabalaşır. Kuruyan saçlarda saç gövdesi hasarlanır ve saçlar kabarıklaşır, taranamaz ve dökülmeler başlar. Yazın yıpranan saçları soğuk ve kuru havaya hazırlamak için nem dengesini sağlamak gereklidir. Saç kremleri ve nemlendirici saç maskeleri uygulanabilir. Badem yağı doğal ve saç için etkili bir nem kaynağıdır. Ayrıca saç dökülmelerine hızlı etki sağlamak için saç PRP işlemleri ve saç için etkili bir vitamin olan biotin de içeren vitamin kokteylleri saça uygulanabilir. Bu uygulamalar kişinin saç dökülme ve saç sağlığının durumuna göre kişiye özel seanslar şeklinde uzman doktorlar tarafından belirlenerek yapılır.

 

Yüz, sırt ve dekoltede görülen güneş lekeleri ile mücadele başlasın…

Ciltte yaz ayı boyunca daha belirginleşen lekeler ve çillerin tedavisi için kış ayları daha uygundur. Cilt lekeleri cilt yapısına ve genetiğine bağlı olarak güneşin yıllar süren etkisiyle oluşurlar. Bu lekeler daha ufak veya geniş çaplı, bir bölgede veya tüm yüzü kaplayacak şekilde oluşabilir. Bazı lekelerin tedavisi yapılabilir fakat unutulmamalıdır ki lekeler tekrarlayıcı olabilir. Lekelere kimyasal peeling, enzimatik peeling veya lazer işlemleri yapılabilir. Cildin dış katmanında leke tedavisi yapılırken ayrıca cilt altı dokusunun desteklenmesi de önemlidir. Bu sebeple cildi soymayan fraksiyonel lazerler, mezoterapi, PRP gibi işlemlerle cilt altı doku uyarılır ve cilt altı dokudaki büyüme faktörleri salgılayan hücreler onarım süreçlerini hızlandırır. Etkili ve başarılı tedaviler almak için dermatoloji uzmanlarıyla görüşmeniz doğru olacaktır.

 

İşte kış aylarında cilt yenilenmesine lazerli çözüm

Son zamanlarda her alanda olduğu gibi dermatoloji ve estetik alanında da teknoloji yenilenmektedir. Fraksiyonel lazerler cilt yenilenmesinde kullanılan en etkili teknik haline gelmiştir. Cilt yenilenmesi, leke, kırışıklık, sivilce izleri, yanık ve cerrahi sonrası kalan izler bu tip lazerlerin etkili olduğu alanlardır. Fraksiyonel lazerler kollajen dokuyu kontrollü olarak hasarlayıp cildin yenilenme ve iyileşme hücrelerini harekete geçirmek için çalışırlar. Böylelikle hasarlı cilt yenilenir ve kaliteli ve yeni kollajen üretimi gerçekleşir. Böylece görünür bir şekilde zamanı geriye almış olursunuz. Fraksiyonel lazerlerle cilt rengi düzenlenir, ince kırışıklıklar azalır, cilt sarkma ve gevşekliklerinde ve akne ve ameliyat izlerinde belirgin bir azalma olur. Cilt daha gençleşeceği için daha genç de görünür. Lazerlerin bu etkileri klinik olarak da kanıtlanmıştır.

 

Soyucu olmayan fraksiyonel lazerlerle cildin dış katmanı korunur ve günlük hayattan soyutlanmadan, kızarıklık ve soyulma sorununu yaşamadan konforlu bir şekilde lazer uygulaması yaptırılabilir. Bu uygulama kısa süreli ve seanslar halinde uygulanmaktadır.

 

Cerrahi olmayan bu uygulamalar belirgin bir şekilde cilt sağlığınızı artırarak ameliyatsız gençleşmenin önünü açar.

 

 

Kış aylarında ışıl ışıl bir cilt için...

 

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz soğuk kış aylarında sağlıklı ve ışıl ışıl bir cilde sahip olmanın yollarını anlattı, önemli önerilerde bulundu.

 

Soğuk kış günleri genel sağlığımızın yanı sıra cildimizi de olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle el-ayak ile yüz derisinde gelişen şiddetli ve rahatsız edici kuruluk, kış aylarının cildimizde en sık yol açtığı sorunu oluşturuyor. Üstelik kuruluk ileri aşamaya ulaştığında cildin nem, yağ ve proteinini kaybetmesi sonucu kepeklenme, çatlama, kızarıklık, kaşıntı, hatta egzama gibi çok daha can sıkıcı sorunlar gelişebiliyor. Kış aylarında cilt kuruluğunun en önemli nedeni ise soğuk havada ciltten fark edilemeyen su kaybının aşırı artması. Bunun yanı sıra rüzgâr, ev içindeki sıcak ve kuru hava, cildi kurutan giysiler, uzun sıcak banyolar, hamam ve saunalar, kese-lif ve cildi kurutucu hijyen ürünlerinin kullanımı da ciltte kuruluğu artırabiliyor. İşte bu noktada hemen herkesin aklına şu soru takılıyor? Peki cildimizi kış aylarında bu olumsuz etkilerden nasıl koruyabiliriz?

 

Cildiniz henüz kurumadan nemlendirici sürün

Su içmek ve sıvı almak genel sağlığımız için yararlı olsa da cilt kuruluğunu önlemede yeterli gelmiyor maalesef. Nemi cilde hapsetmenin en etkili yolu ise bölgeye uygun bir nemlendiriciyi cilde düzenli olarak uygulamak. Tercihen her akşam cildinize nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz kış aylarında kullanacağınız nemlendiricilerin yaz aylarında kullandıklarınıza nazaran daha yağ bazlı (merhem yapısında) olmasında fayda olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “Böylelikle nemlendirici cilt yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturabiliyor ve nem kaybını engelleyebiliyor. Ayrıca nemlendirici ürünlerde önemli olan marka ve ürün fiyatı değil, nemlendiricinin cildin ihtiyacını karşılayabilmesi, düzenli kullanılması ve cilt henüz kurumadan önce nemliyken uygulanması. Çünkü sanılanın aksine kuru cilde nemlendirici uygulamak çok da faydalı olmuyor.

 

Oda ısısı 20-26 derece arasında olsun

Evin içindeki nem oranını yüzde 30-50 civarında tutun. Oda ısısını da 20-26 derece arasında sabitleyin. Evinizde nemli ortam yaratmak üzere evde hava nemlendiren bir cihaz kullanabilir veya kalorifer üzerine su dolu kap yerleştirebilirsiniz. Şömine, soba veya kalorifer gibi ısı kaynaklarının önünde terleyecek kadar uzun süre oturmamaya da özen gösterin, çünkü terlemek de sıcak suyla yıkanmak gibi deriyi kurutan bir faktör.

 

Yarım saat önce güneş koruyucu uygulayın

Güneşli veya karlı günlerde ve kayak aktiviteleri sırasında dışarı çıkmadan yarım saat önce yüzünüze en az 30 koruma faktörlü güneşten koruyucu krem sürmeli ve gerektikçe bu işlemi tekrarlamalısınız. Soğuk ve rüzgârlı havalarda yüzünüzü, polar bir kaşkol ile korumayı da unutmayın.

 

Duş süresini 5-10 dakikayla sınırlandırın

Haftada en fazla 3 kez ve ılık suyla duş (36.5-40.5 0C) almaya özen gösterin. Her gün yıkanmak, sıcak suyla yıkanmak veya yıkanma süresini uzun süre tutmak deriyi kurutan yanlış uygulamalar. Bu nedenle duş süresini 5-10 dakikayla sınırlandırın.

 

Kese ve lif yapmayın

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz kurutucu yan etkileri nedeniyle kese-lif işlemlerinden ve vücut jellerinden uzak durmaya özen göstermeniz gerektiğini belirterek, “Vücut jeli yerine nemlendirici özelliği yüksek olan, hassas ciltlere yönelik bir krem temizleyici tercih etmeli ve cildinize çıplak elle sürmelisiniz” diyor.

 

Pamuklu ya da pazen giysileri tercih edin

Kış aylarında naylon, sentetik, polyester veya yünlü giysiler yerine cildin kurumasını ve kaşınmasını önleyen pamuklu ya da pazen giysiler kullanın. Aynı nedenden dolayı dar giysiler yerine bol giysiler tercih etmenizde de yarar var.

 

Soğuk havalarda maske ve peeling yapmayın

Tıbben gerekli haller dışında, özellikle kuru cildi sahipseniz, soğuk havalarda cildi yıpratan ve kurutan uygulamalardan (maske, peeling, alkol-bazlı tonik, jel yapısında kozmetikler, temizleyici mendil vs.) uzak durmanızda fayda var. Bu tür uygulamalar cilde beklenen yarar yerine beklenmedik zarar getirebiliyor.

 

Yüzünüzü günde iki kez yıkamanız yeterli

Yüzünüzü cilt temizleyicisiyle günde 2 kez nazikçe yıkayın ve nemlendiriciyi cildiniz henüz nemliyken sürün. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz yüzünüzü banyo dâhil günde 2 kez temizlemenizin yeterli olacağına dikkat çekerek, “Nemlendiriciyi düzenli uygulamanız ve yaz aylarında kullandığınız yüz nemlendiricilerine nazaran biraz daha yağlı olması önem taşıyor” diyor.

 

Gece yatarken pamuklu eldiven giyin

El ve ayak derisi yağ bezlerinden fakir oldukları için kış aylarında kuruluğun en sık görüldüğü deri bölgelerini oluşturuyorlar. Ellerinizi temizlerken sıvı sabun kullanmayın. El yıkama sırasında kalıp sabun kullanmalı ve el yıkama sıklığını günde 5-6’ya indirmelisiniz. Deterjan, çamaşır suyu, tuz ruhu, kolonya, ıslak mendil ve antiseptik solüsyonlar gibi deriye zarar veren maddelerle temastan da kaçının. Nemlendiricileri her el yıkama sonrasında ve gün içinde ihtiyaç hissettikçe sürmeye özen gösterin. Gece yatarken ellerinize nemlendirici sürüp pamuklu eldiven giyerseniz nemi deride hapseder ve yumuşacık ellere kavuşursunuz.

 

Eldiven giymeden önce nemlendirici sürün

Elleriniz eldiven içinde terleyecek kadar uzun kalmamalı ve eldivenle günde 2 saatin altında iş yapmalısınız. Her 15-20 dakikada bir ellerinizi eldivenden çıkarmalı, nemlendirici sürmeli, 5 dakika havalandırılmalı ve sonra yine eldivenle işinize devam etmelisiniz. Soğuk havalarda evden çıkmadan önce bir kat nemlendirici üzerine yün olmayan, polar, anorak, deri veya süet eldiven giymeyi de unutmayın.

 

Ayağınıza ponza taşı uygulayın

Ayak derisindeki kalınlaşma ve nasırlaşmaları haftada bir, ölü deriyi uzaklaştıran törpü ile ponza taşı gibi yöntemlerle giderin. Her banyo sonrası ayağınıza nemlendirici uygulayın. Gece yatarken de ayaklarınıza nemlendirici sürüp pamuklu çorap giyebilirsiniz.

 

Dudaklarınıza koruyucu merhem sürün

Kış aylarında en çok kuruluk hissedilecek deri bölgelerinden biri de dudaklar. Dudak yalama davranışından kaçının ve günde birkaç kez koruyucu bir dudak merhemi uygulayın. Bu uygulama dudaklarınızı şiddetli çatlama, egzama ve ikincil enfeksiyonlardan koruyacaktır.

 

Kışın cildinize iyi gelecek 10 besin
+11
Havaların buz kestiği, yağışların etkisini artırdığı bu kasvetli kış günlerinin yıpratıcı etkilerinden özellikle de yüzümüzü korumamız çok zor oluyor. Üstelik bir de sıcak yaz günlerinde bilinçli davranmayıp güneşin zararlı ışınlarına yüzümüzü teslim ettiysek, yıpranma, kuruma, kırışıklıklar ve lekelenmeler derken cildimiz çok daha hızlı yaşlanabiliyor. Ancak yine de umutsuzluğa kapılmaya gerek yok. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, sağlıklı ve dengeli beslenmeyle özellikle de cilt dostu besinler sayesinde cildi yeniden canlandırmanın mümkün olduğunu belirterek “Cildimizde yıpranmanın hızla arttığı bugünlerde dışarıdan uygulanan dermokozmetik ürünlerden önce, doğanın mucizevi besinleriyle içeriden koruma başlatmalıyız. Cilt sağlığımız aynı zamanda beslenmemizin aynasıdır. Sağlıklı ve dengeli beslenmek çok önemli. Bazı besinlerle de cilt onarımınızı artırabilirsiniz” diyor.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 456

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 772

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2330

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1663

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3308

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön