Başkalarını yaralayanlar, kendileri de yaralanır! Bu, arabesk bir şarkının sözü değil. Ya da yakında çıkacak bir dizinin jenerik sözü de... Yeni bir araştırmanın, sayılara boğmayan çarpıcı sonucu.
Z kuşağının dilinden düşürmediği "ghostlama" ya da "ghosting", yani ilişkiyi ve iletişimi aniden ve açıklama yapmadan kesme, modern ilişkilerin en kafa karıştırıcı tuzaklarından biri. Yeni araştırma, düşündüğümüzün aksine, ghosting yapanların en çok zarar görenler olabileceğini gösteriyor.
İlişkiyi aniden ve haber vermeden bitirme olarak bilinen durum, tam anlamıyla bir salgın haline geldi. İnsanların yüzde 75'inin sevgilisi tarafından ghosting'e maruz kaldığı tespit edildi.
GHOSTING YAPAN MI GHOSTING'E UĞRAYAN MI DAHA MAĞDUR?
Ghosting'e uğrayan taraf olduğunuzu düşünün. Kafa karışıklığı yaşar, "Neden?" sorusuyla kendinizi hırpalar, üzülürsünüz. "Görmezden gelinmeyi hak edecek bir şey mi yaptım?" sorusuyla, "Acaba başına bir şey mi geldi?" sorusu kafanızın içinde döner durur. Yani aslında belirsizlik duygusu içinizi kemirir. Nasıl tepki vermeniz gerektiğini düşünürsünüz. Endişelenmeli misiniz? Ya sevgiliniz bir kaza geçirdiyse ve bir hastane yatağında yatıyorsa? Belki de sadece biraz meşguldür ve her an sizi arayacaktır.
Ancak araştırmacılar, son zamanlarda bu acımasızca ortadan kaybolma eylemini gerçekleştiren kişilerin genellikle suçluluk, utanç ve pişmanlık duygularıyla boğuştuğunu tespit etti.
ARAŞTIRMA YAPILDI
"Ghosting"in gerçekten kimleri etkilediğini anlamak için, Cambridge Üniversitesi ve California Üniversitesi'nden ortak bir araştırma ekibi, yaşanmış deneyimleri, hayali ghosting durumlarını ve canlı dijital etkileşimleri kapsayan üç çalışma aracılığıyla bu durumu inceledi.
Önceki bazı araştırmalar, iletişimi aniden kesenlerin, suçluluk gibi olumsuz duygular ve rahatlama gibi daha olumlu duygular yaşayabileceğini öne sürüyordu. Yeni araştırma için çalışanlar, iletişimi aniden kesenlerin bakış açısını dikkate almanın önemli olduğunu düşünüyor. Önceki literatürün onların bakış açısını büyük ölçüde göz ardı ettiğine inanıyor. Çünkü neredeyse herkes, istemeden bile olsa, birine ghosting yapmıştır. Dolayısıyla yeni araştırma, bu yaygın sosyal ihlalin psikolojisine ışık tutmayı amaçlıyor.
BAŞKASINI İNCİTEN KENDİNİ DE İNCİTİYOR
Araştırmanın yazarları "Personality and Social Psychology Bulletin" dergisinde yayımlanan makalelerinde, "Ghosting'e maruz kalan kişilerin, partnerlerinin bu durumdan dolayı ne kadar kötü hissettiklerini hafife aldıklarını tespit ettik" diye yazdı.
Yani varsayım, iletişimi kesen kişinin genellikle bu durumu umursamadığı veya başka biriyle ilişkiye başladığı için yaptığı şeklindeydi. Ancak araştırmada, 'hayalet' olarak adlandırılan kişiler, davranışlarından dolayı gerçekten çelişkili duygular yaşadıklarını ve pişmanlık duyduklarını bildirdi.
Araştırmaya göre, ghosting'in olumsuz psikolojik sonuçları sadece ghosting yapılanlar için değil, ghosting yapanlar için de geçerli. Başkalarına ghosting yapan kişiler, suçluluk duygusu ve hatta depresif belirtiler yaşayabilirler. Bu da başkalarını incitmenin, kişinin kendini de incitebileceği fikriyle tutarlı bulundu.
Yani baştaki "Başkalarını yaralayanlar kendileri de yaralanır!" sözüne geldik yine. Araştırma, "aniden ortadan kaybolan" kişilerin kurbanlarından daha kötü durumda olduğunu tespit etti.
Çalışmayı yapanlar, "Başkalarını görmezden gelen kişiler, başkalarını incitmenin kendilerini de incitebileceği düşüncesiyle tutarlı olarak suçluluk duygusu ve hatta depresyon belirtileri yaşayabilirler" diye belirtti.
Bu durum, özellikle söz konusu iletişimin kesilmesi kazara gerçekleştiğinde ve dikkat dağınıklığı, gecikmiş yanıt süresi veya tam bir unutkanlık nedeniyle tetiklendiğinde geçerli.
Dahası, araştırmacılar "Pardon, konuşamıyorum" gibi basit bir mesajın bile yanlış anlaşılmaları azaltmada ve kırgınlıkları hafifletmede büyük fayda sağladığını belirtti. Makalelerini, "Romantik, sosyal ve profesyonel iletişimin giderek daha çok online ortamda gerçekleştiği ve ghosting'in (ilişkiyi aniden kesme) en kolay reddetme biçimi olduğu bir dönemde, insanların ne zaman ve neden ghosting yaptığını ve bunu yapma konusundaki duygularını anlamak önemlidir" diye sonuçlandırdı.
Araştırmacılar, bulgularının insanların basit iletişim stratejilerini benimsemelerine, konuştukları kişinin yanıtlar hakkındaki duygularını daha iyi anlamalarına ve günlük iletişimi daha etkili ve empatik bir şekilde yürütmelerine yardımcı olacağını umuyor.
Ghosting yapanların da en az karşı taraf kadar, hatta kimi zaman daha fazla psikolojik yük taşıyabildiğini ortaya koyan araştırma, dijital ilişkilerde ortadan kaybolmanın sanıldığı kadar basit ve sonuçsuz bir davranış olmadığını gösteriyor.
Demek ki dijital çağda hayalet olmak da kolay değil; insan başkasının hayatından çıkıyor ama vicdanının çevrim içi olduğunu unutuyor!