HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Çocuğun geleceği için anahtar: "İlgili babalık"
Giriş: 20 Haziran 2026, Cumartesi 00:04
Güncelleme: 20 Haziran 2026, Cumartesi 00:04

"Toplumda bir babanın sadece alt değiştirmesi ya da oyun oynaması 'ilgili baba' denmesi için yeterli görülürken, annelerden hep daha fazlası bekleniyor. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 30 yıldır sürdürdüğü Baba Destek Programı ile bu algıyı yıkmayı ve babaları çocuk bakımında en az anneler kadar sorumlu kılmayı hedefliyor. Konu hakkında merak ettiğimiz soruları AÇEV Kurumsal İşbirlikleri, Savunu ve Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz'e sordum. İşte aldığım yanıtlar...

Bir annenin çocuğuna ayırdığı zaman ve emek ile babanın ayırdığı zaman ve emek bir olmuyor. Bunu normal karşılayabilsek de toplum nezdinde bir anneye "İlgili anne" demek fazlaca zor. "İlgili baba" diyebilmek ise çok kolay. Çocuğuyla biraz oynayan, bir gereksinimini karşılayan baba hemen "ilgili baba" oluyor. İlk olarak sizin projenizde de geçtiği üzere ilgili babalık nedir? Nasıl ilgili baba olunur?

Anne Çocuk Eğitim Vakfı olarak biz, “ilgili babalığı” üç boyutta tanımlıyoruz: Bakım, yakınlık ve kontrol. Yani babaların alt değiştirme, gaz çıkarma, yemek yedirme, banyo yaptırma, uyutma, giydirme gibi çocuğun fiziksel bakım işlerine aktif olarak dahil olması gerektiğini vurguluyoruz. Yakınlık boyutundaysa babaların çocuklarıyla yakın ve karşılıklı bir ilişki geliştirmesini, çocuklarıyla birlikte zaman geçirmelerini ve oyunlar oynamalarını, çocuklarını dinleyip ihtiyaçlarını gözeterek duygusal olarak erişilebilir olmalarını önemsiyoruz. Kontrol boyutundaysa babalar, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun kurallar ve sınırlar belirleyebilir, şiddetin hiçbir türüne başvurmadan uygun yöntemleri kullanabilir ve ona rehberlik edebilir. Biz çocuğun gelişimiyle ilgili tüm bu boyutlarda babanın da kendini en az anne kadar sorumlu hissetmesine, aktif biçimde sorumluluk almasına “ilgili babalık” diyoruz.

İlgili baba olmanın çocuk gelişimine ve aileye katkıları nelerdir?

İlgili babalığın çocukların çok yönlü gelişimleri üzerinde olumlu etkileri olduğunu uzun yıllardır yapılan araştırmalar bize açıkça gösteriyor. Fiziksel bakımda doğrudan sorumluluk alan, yakın ve karşılıklı bir ilişki kuran, çocuğunun gelişiminde kendisini en az anne kadar sorumlu hisseden babaların çocuklarının dil gelişiminin olumlu yönde etkilendiğini, sosyal-duygusal becerilerinin geliştiğini, kendilerine güvenlerinin arttığını, akranlarıyla olumlu ilişkiler geliştirdiğini ve okula başladıklarında daha başarılı olduklarını biliyoruz. Araştırmalar da gösteriyor ki babanın çocuk bakımında ve ev işlerinde sorumluluk alması, ev içinde daha demokratik bir ortamın oluşmasına ve eşler arasındaki ilişkinin de güçlenmesine katkı sağlıyor. Biz de yürüttüğümüz eğitim programları, kampanyalar ve farkındalık çalışmalarıyla babaların çocuklarının fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimini desteklemeleri için onlarla oyun oynamalarını, gelişim için gerekli ortam ve uyaranları sağlamalarını teşvik ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki gelişim ancak ve ancak çocuğun yaşına ve gelişimine uygun doğru uyaranları sunmakla, doğru fırsatları yaratmakla mümkün olabilir.

Araştırdığım kadarıyla program 3-6 ve 7-11 yaş dönemi çocukları olan babalara yönelik iki ayrı modül olarak uygulanıyor. 3 yaş öncesini ve 11 yaş sonrasını kapsamıyor mu?

Evet, Baba Destek Programı’nın 3-6 yaş ve 7-11 yaş grubunda çocuğu olan babalar için iki ayrı versiyonu bulunuyor. Bununla birlikte, 0-6 yaş dönemindeki çocukların gelişimini desteklemede ebeveynlere rehberlik eden İlk6Yıl isimli bir mobil uygulamamız bulunuyor. Tüm anne babalar bu uygulamayı telefonlarına kolayca indirip kullanabilirler.

Baba Destek Programı’na katılım nasıl sağlanır ve bu program çerçevesinde neler yapılır?

Baba Destek Programı, gönüllü eğitimcilerimiz tarafından İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Eskişehir, Bursa gibi 12 farklı ilde her dönem açılıyor. Bu programı yürütebilmek için özellikle belediyeler başta olmak üzere çeşitli kamu kurumlarıyla iş birliği yapıyoruz. Dolayısıyla babalar, AÇEV’in ya da yaşadıkları bölgelerdeki belediyelerin duyurularını takip ederek bu programa katılabilir. Katılım için ayrıntılı bilgi almak isterlerse ilkisbabalik@acev.org adresinden AÇEV’le de iletişime geçebilirler. Baba Destek Programı’nda her hafta bir gün, yaklaşık 90-100 dakikalık oturumlar yapıyoruz. On üç hafta boyunca devam eden bu programda, baba-çocuk iletişimi, olumlu ebeveynlik tutumları ve çocukların çok yönlü gelişimlerini destekleyecek beceriler üzerine babalarla konuşuyoruz. Program boyunca babaların ilgili babalık anlayışını benimsemeleri ve ebeveynlik becerilerini desteklemeyi hedefliyoruz. Ayrıca ebeveynler arası iş birliğini güçlendirmek için programa katılan babaların eşlerine yönelik de iki oturum gerçekleştiriyoruz.

Geçtiğimiz yıllarda Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV)’nın babalık üzerine çeşitli araştırmaları olmuş. Sonuçlar da epey çarpıcı peki, en güncel araştırmalarınız neler ve sonuçları bizimle paylaşır mısınız?

AÇEV olarak 2017 yılında geniş kapsamlı bir araştırma yürütmüş ve “Türkiye’de Babalık ve Belirleyicileri” başlıklı bir rapor yayımlamıştık. Bu çalışmada, babaların çocuk bakımında büyük oranda hâlâ kendilerini sorumlu görmediklerini, birincil sorumlu olarak anneyi işaret ettiklerini ve çocuklarının fiziksel bakımında yeterince sorumluluk almadıklarını belirlemiştik. Bununla birlikte katılımcı babaların büyük bir kısmı baba olmayı çok sevdiğini, çocukları sevdiği için çocuk sahibi olduklarını ve baba olmaktan gurur duyduklarını belirtmişti. Ancak “çocuklara bakmak birincil olarak kimin görevidir?” diye sorduğumuzda çok büyük bir çoğunluk hâlâ “annenin görevidir” cevabı veriyordu. Babaların çocuk bakımında daha fazla sorumluluk almamasının önündeki en büyük engellerin cinsiyete dayalı sosyal normlar ve uzun çalışma saatleri olduğunu görmüştük. O zamandan bu yana ülkemizde babalık algısının olumlu yönde değiştiğini gözlemleyebiliyoruz. Fakat çeşitli çalışmalar hâlâ çocuk bakım sorumluluğunun büyük ölçüde annelerin üstünde olduğunu gösteriyor. Bu yüzden olumlu gelişmeler olsa da babaların çocuk bakımına katılması için teşvik edilmesi ve becerilerinin desteklenmesi hâlâ önemli bir ihtiyaç olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle AÇEV’in 30 yıldır sürdürdüğü Baba Destek Programı gibi bilimsel temelli ebeveyn eğitimlerinin artırılması, toplumda ilgili babalık anlayışının yaygınlaştırılması gerekiyor.

Günümüzde dahi ebeveynliğin eşit yükümlülükleri tartışılıyor. Hemen hemen her evli çift hayatına bebeğin girmesi ile birlikte irili ufaklı sarsıntılar yaşıyor. Bu noktada son olarak 1996 yılından günümüze baktığınızda gözlemlediğiniz ilerlemeleri sorsam… Neler söylersiniz?

Çocukların gelişimi ve bakımında babaların da sorumluluk almasını, yalnızca eşler arasında bakım yükünün eşit paylaşılması bağlamında düşünmemek gerekiyor. Bu konu, özellikle de gelişimin çok hızlı ve kritik olduğu erken çocukluk bağlamında çocuğun gelişim ihtiyaçlarının karşılanması ve ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek gelişimsel geriliklerin önlenmesi açısından da çok önemli. Son 30 yılda bu konuda gerçekten çok önemli değişimler olduğunu söylemek mümkün; babalık artık yalnızca eve ekmek getiren, ev içi otorite rolüyle tanımlanmıyor. Ülkemizdeki babalar artık çocuk bakımına ve ev işlerine çok daha fazla katılsa da hâlâ gidilecek çok yol var. Örneğin, TÜİK’in verilerine göre 3 yaş altında çocuğu olan her dört kadından yalnızca biri istihdamda kalabiliyor. Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, bu veriler bize çocuk bakımının sadece annenin rolü olduğuna dair toplumsal algı ve normlar ile kadınların istihdama katılması arasında çok kritik bir ilişki olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla çocuk gelişiminin hem anne hem baba tarafından eşit biçimde desteklenmesi kadar kadınların istihdama ve sosyal hayata katılabilmesi için de eşit ebeveynlik ve ilgili babalık anlayışını yaygınlaştırmak çok önemli.

Röportaj: Dilay Argün

Paylaş:
brush-purple Yorumlar