HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Aynı evde farklı ebeveynlik tarzlarına sahipseniz...
Giriş: 24 Eylül 2026, Perşembe 14:18
Güncelleme: 24 Eylül 2026, Perşembe 14:19

Aynı ev çatısı altında farklı ebeveynlik tarzlarına sahip olmak, pek çok ailede karşılaşılan zorlu süreçlerden biri. Birçok evde günlük rutinler, çocukların teknoloji kullanımı ve uyku saatleri üzerinden yaşanan ebeveynler arası fikir ayrılıklarıyla şekilleniyor. Özellikle disiplin ve sınırlar konusunda farklı yaklaşımlara sahip çiftlerde; çocukların kuralları esnetme çabaları, tablet kullanımı veya uyku düzeninde yaşanan aksamalar aile içi dinamikleri doğrudan etkileyebiliyor. Kendi çocukluk deneyimleri ve kişisel değerleriyle ebeveynlik rolünü üstlenen çiftler, bu süreçte zaman zaman karşı karşıya gelebiliyor.

Aynı evde farklı ebeveynlik tarzları yaygın

Psikolog Francyne Zeltser: "Ebeveynlik tarzlarının bir ölçüde farklı olması, istisnadan çok normdur. Çoğu çift, çocuk sahibi olduklarında disiplin, özerklik, beklentiler ve iletişim konularına dair bakış açılarını şekillendiren farklı deneyim ve bilgilerle ebeveynliğe adım atıyor" açıklamasında bulundu.

Evlilik ve aile terapisti Aurisha Smolarski: "İnsanlar farklı geçmişlerden geliyor ve kendi kültürel deneyimlerini—dil, değerler, toplumsal beklentiler ve manevi inançlar gibi—ebeveynlik anlayışlarına taşıyor. Ebeveynlik yaklaşımları aynı zamanda kişinin kendi çocukluk deneyimleriyle, anne babasıyla kurduğu bağlarla ve yaşadığı travmalarla da şekilleniyor" ifadelerini kullandı.

Bu farklılıklar, çocuklar dünyaya gelene kadar çoğu zaman fark edilmeyebiliyor. Ebeveynlik, her iki ebeveynin nasıl yetiştirildiği ve çocuklarını nasıl yetiştirmek istedikleri konusundaki farklılıkları görünür hale getiriyor. Çoğu çift, disiplin, özerklik, beklentiler ve iletişim konularına dair bakış açılarını şekillendiren farklı deneyim ve bilgilerle ebeveynliğe adım atıyor.

News Image
ÇOCUKLU HAYAT

Ebeveynlik tarzınıza göre aktiviteler

Farklı ebeveynlik tarzları çocukları nasıl etkiliyor?

Farklılıklar ele alınmadığında çocuklar bunu fark ediyor ve buna göre davranmaya başlayabiliyor. Bazı çocuklar, hangi kuralların gerçekten geçerli olduğunu anlamaya çalışırken sınırları daha sık test edebilir. Genellikle 'ayrışma' olarak adlandırılan bu durum, ebeveynler arasındaki gerginliği artırabilir ve evdeki uyumsuzluğun daha da artmasına neden olabilir.

Rutinler, sınırlar ve kurallar konusunda tutarsız mesajlar verilmesi, çocukların aynı çatı altında adeta iki farklı dünyada yaşamasına ve sürekli bir stres hissetmesine neden olabilir. Çocuklar zamanla kendi ihtiyaçlarını geri plana atarak huzuru korumaya çalışabilir. Hatta çatışmanın kendilerinden daha önemli olduğunu düşünmeye başlayabilir ve bu da kendileriyle ilgili olumsuz bir algının gelişmesine yol açabilir.

Psikolog Laura Marshak, konuya daha farklı bir açıdan yaklaşıyor. Ona göre her farklılık aynı ölçüde zararlı değil; hatta bazı farklılıkların olumlu yönleri bile olabilir. İki ebeveynin çocuğa farklı şekillerde yaklaşması bazen tamamen normaldir. Laura, asıl sorunun, ebeveynlerden birinin diğerinin koyduğu kurallara açıkça saygı göstermemesi olduğunu belirtiyor. Ebeveynlerden biri üzerinde anlaşmaya varılmış sınırları açıkça hiçe saydığında duygusal zarar ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca tutarsız davranmaktan farklıdır.

Bu farklılıkların üstesinden nasıl gelinir?

İyi haber şu ki, ebeveynlerin tamamen aynı tarzı benimsemesi gerekmiyor. Uyum sağlamak, ebeveynlik tarzlarının birbirinin aynısı olmasını gerektirmez. Ebeveynlerin farklı felsefeleri veya içgüdüleri olabilir. Ancak çocuğa verdikleri davranışsal ve duygusal tepkilerin tutarlı olması gerekir. Önemli olan ilk adım, konuşmayı “Kim haklı?” sorusundan uzaklaştırmak. Çiftler, güvenli, saygılı ve bağımsız bir çocuk yetiştirmek gibi ikisinin de ulaşmak istediği sonuçlara odaklandığında, uzlaşmak ve ortak ebeveynlik stratejileri belirlemek daha kolay hale geliyor.

Smolarski ise bu ekip çalışmasının pratikte nasıl göründüğünü şöyle anlatıyor: "Ebeveynler ortak bir zemin bulur ve çocuklarının karşısında birlik içinde hareket eder. Zor anlarda birbirlerini destekler; ne zaman devreye girmeleri, ne zaman diğer ebeveynin geri çekilmesine izin vermeleri gerektiğini bilirler. Tutarlı sınırlar ve kurallar koyarlar, çocukların önünde birbirlerinin otoritesini zayıflatmaktan kaçınırlar ve farklılıklarına karşı savunmaya geçmek yerine merak ve anlayışla yaklaşırlar.”

Bunun için aktif dinleme de büyük önem taşıyor. Karşınızdaki konuşurken vereceğiniz cevabı düşünmek yerine onu açık fikirle dinleyin. Amaç, partnerinizin gerçekten dinlendiğini ve anlaşıldığını hissetmesini sağlamak. Bundan sonra çözüm bulmak mümkün hale geliyor. Bu çözüm bazen uzlaşmak, bazen de taraflardan birinin diğerinin yöntemini denemeye istekli olmasını sağlayacak kadar karşılıklı güven ve iyi niyet oluşturmak olabiliyor.

Uzmanlar, aile içi dengelerin kurulmasında her kuralın yazılı olmasının şart olmadığını belirtiyor. Birçok aile, zaman içinde karşılıklı görev paylaşımları ve esnek uyum mekanizmaları geliştirerek ortak bir rutin oluşturabiliyor. Bununla birlikte, teknoloji kullanımı gibi kriz yaratmaya meyilli konularda net ve tavizsiz sınırlar koymak büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin; cihaz kullanımının yalnızca yolculuklar gibi belirli durumlara sınırlandırılması ve bu kuralın her iki ebeveyn tarafından da ortak kararlılıkla uygulanması, belirsizlikleri ortadan kaldırıyor. Ebeveynlik yolculuğu, kusursuz bir uyumdan ziyade zamanla gelişen ve iletişimle güçlenen dinamik bir süreç olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre temel mesele, kusursuz bir birliktelik sağlamak değil; çocukların duygusal güvenliğini koruyarak ortak bir zemin yaratabilmek.

Kaynak: Janelle Jones. "My Partner and I Parent Completely Differently—Here’s How We Make It Work". Şuradan alındı: https://www.parents.com/couples-with-different-parenting-styles-11982371.

News Image
ÇOCUKLU HAYAT

Daha etkili ebeveynlik için 9 adım

News Image
ÇOCUKLU HAYAT

Ebeveynlik tarzı ve çocuklarda sosyal kaygı

Paylaş:
brush-purple Yorumlar