Sana söylemek isteyip de bir türlü fırsat bulamadığım bu satırları yazmak çok garip geldi önce. Söz, bütün yazdıklarımı benden de duyacaksın anne.
Üç bebeden sonra belki de hiç istemeden dünyaya getirdiğin ikizlerden biri olan ben, kırkımı artık geçiyorken, "İyi ki beni doğurmuşsun" diyorum. Çünkü senin yürek yarın da iki can dünyaya getirdi sayende anacığım.
Duygularımı süslemek bana göre değil.
Hissettiklerim hissettiklerin olsun yeter anne!
Çektiğin çilelerin nakış gibi işlendiği yüzünde, sanki hep hüzün var gibi. Verdikçe çoğalan sen; şimdi yalnız mısın anne?
Seni hep evde koşuştururken hatırlıyorum da, oturup keyif yaptığın günler çok az olurdu. Yorgunluğunun farkında mısın anne?
Kendimden kaçmaya çabaladıkça hep kendime rastlıyorum. Oysa sen kendinden bir başkası olmayı hayal bile etmedin ömrünce. Hep içinde “ayna” olduğunu düşünürdüm ben de.
Saçlarına ak düşmesini ben istemedim anne! Gözlerin donuk bakıyor. Gençliğindeki gülen bal damlası nerede?
Ellerin; yemek yapan, bulaşık yıkayan, hamur açan, bazen de hırslanıp bana vuran ellerin...
Hâlâ soğuklar değil mi? Gerçi hiç ısıtamadın onları ama dokunduğunda içime sıcak bir şeyler salan ellerin… Nasırlandılar mı anne?
Sesin pek yanıktır, bilirim. En çok sevdiğin türkü de "Sarı Gelin'dir aslında. Hani; "Erzurum Çarşı Pazar "diye başlar ya. Tutturdun mu bir ucundan türküleri, değmeyin gitsin keyfine. Ne oldu? Niye sustun anne!
Zaman midemi bulandırıyor. Bize hiç acımıyor sanki. Geceleri ağlardım sırf bu yüzden. Rüyalarımda sen ölmüş olurdun ve ben bu acıya katlanmaya çalışırken şişmiş gözlerle uyanırdım sabaha. Ama sana bir türlü söyleyemezdim. Kulakların çınlıyor mu anne!
Komşu kadınlara inat bir suskunlukla beni hiç övmedin ikindi gezmesi sohbetlerinde. Bilirdin ki senin, senin kadar inatçı bu kızın "adam gibi adam" olacaktı günün birinde.
Üzgünüm anne! Sana süslü sözler edemedim. Yüreğini burktum biraz. Daha, sana dargın evden çıktığım sabahlarda, aklımın sende kaldığını da söyleyemedim bile. Şimdi de seni yitirme korkusu düştü içime.
Ömrünün geri kalanını can sağlığı içinde, en çok ta mutlu bir biçimde geçirmeni diliyorum anne. Yetmez mi söyle; Hadi hakkını helal et anne!
canım annem.senin için hissetiklerimi anlatmaya ne ömrüm ne de yazdığım bu aciz kelimeler yeter.
çok içten,çoksamimi ve kalpten gelen duygularla yazılmış. beni̇m de duygularıma tercüman olmuş üstelik. kalemine,yüreğine sağlık...
çok duygulandim pinar'ciğim:( göçüp gitti benimki ne yazik ki:( h.istanbullu
cok guzel olmus. elinize saglik.
bu dunyadaki en değerli varliktir annelerimiz...kaleminize saglik pinar hn..
yüreğinize,kaleminize sağlık...
"anne" deyince sular duruluyor bir yaştan sonra.. keşke daha erken keşfetseydik diyemiyorum annemizin kollarını. reddedip uzaklaştıkça sıcaklığı daha bir çok sarıyor, ısıtıyor her yanımızı.. (hüsamettin yeşilbağ)